22 Mayıs 2012 Salı
Live tracking and statistics
Paylas
7'den 77'ye Barış Manço

Barış Manço 2 Ocak 1943 tarihinde, Hakkı Manço ve Devlet konservatuarı klasik Türk sanat müziği sanatçısı, Zeki Müren'in de hocalığını yapan Rikkat Uyanık çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. II. Dünya Savaşı yıllarında doğduğu için kendisine Mehmet Barış adı verildi. Üç yaşındayken anne babasının ayrılığından sonra Barış Manço, babası ile yaşamaya başladı. İlkokulu Kadıköy Gazi Mustafa Kemal İlkokulu ve Ankara Maarif Koleji'nde okudu; daha sonra yatılı olarak Galatasaray Lisesi'nin orta bölümüne devam etti. 4 Mayıs 1959'da babasının ölümü üzerine Galatasaray Lisesi'nden ayrılarak, eğitimini Şişli Terakki Lisesi'nde tamamladı.

1957'de amatör olarak müzikle ilgilenmeye başlayan Manço, 1958 yılında ilk grubu Kafadarlar grubunu kurdu. Barış Manço ilk bestesi Dream Girl'ü bu dönemlerde yaptı ve Ankara'da küçük bir müzik ödülünün sahibi oldu. İkinci grubu Harmoniler'de yine Galatasaray Lisesi'ndeki arkadaşları vardı. 1959'da Galatasaray Lisesi konferans salonunda ilk konserini verdi. Bu kadro ile Grafson şirketinden 3 tane 45'lik çıkaran Manço, liseyi bitirdikten sonra Türkiye'den ayrılıp Belçika'da öğrenim hayatını sürdürmek isteyince Harmoniler dağıldı. Bu kadronun kaydettiği iki türkü Urfa'nın Etrafı Dumanlı Dağlar ve Kızılcıklar Oldu mu yıllar sonra yayımlandı. 1963 yılında Yeni Sabah Gazetesi'nde Sami Sibemol takma adıyla müzik içerikli yazılar yazdı.

1963 yılının Eylül ayında Belçika Kraliyet Akademisi'nde yüksek öğrenim görmek için Türkiye'den ayrıldı ve Belçika'ya gitmeden önce bir kamyonla Fransa'nın başkenti Paris'e giderek daha önce konuştuğu ünlü Fransız şarkıcı Henri Salvador'la buluştu. Salvador, Barış Manço'nun Fransızcasını ve fazla kilosu nedeniyle dış görünüşünü yetersiz buldu. Anlaşma yapamayan Manço, Belçika'daki abisi Savaş Manço'nun yanına gitti. Belçika Kraliyet Akademisi'nde resim, grafik ve iç mimarlık eğitimi görürken bir yandan da garsonluk, otomobil bakıcılığı işlerinde çalıştı. 1966'da bir festivalde "The Folk 4" grubu ile Türk müziğinden örnekler sergileyerek dikkat çekti. Ancak Fransız bir müzisyenin Barış Manço'nun aksanını beğenmediği için onun plağının çalınmasını yasaklaması Barış Manço'yu derinden etkiledi ve Avrupa kariyerini sona erdiren nedenlerden biri oldu.

Fransa’da bir konser sırasında "Les Mistigris" adlı grupla tanıştı ve onlarla çalmaya başladı. Burada bir plak şirketiyle anlaşan Barış Manço, birinde kendi besteleri, ötekinde ise iki türkü yorumu bulunan iki 45'lik çıkardı. Aynı yıl bir konseri sırasında daha sonra evleneceği, iyi derecede Türkçe bilen Belçikalı Marie Claude ile tanıştı ve İstanbul'da nişanlandılar. 1967'de Hollanda'da geçirdiği bir kaza yüzünden dudağında bir yarık oldu ve bıyık bırakmaya başladı. 1969 Haziran'ında Belçika Kraliyet Akademisi'ni birincilikle bitirdi ve İstanbul'a nişanlısı ile döndü.

Barış Manço Les Mistigris ile ayrıldıktan sonra Kaygısızlar grubu ile çalışmaya başladı. Bu grup,  Mazhar Alanson ve Fuat Güner’in de yer aldığı genç bir gruptu. Barış Manço en büyük hitlerinden biri olan Kol Düğmeleri'ni bu grupla kaydetti. Bu grupla beraber çıkardığı 45'liklerden Ağlama Değmez Hayat,  1970 yılında Manço'ya ilk altın plağını kazandırdı. Yaptıkları besteler Fransız plak şirketlerinin dikkatini çekti; teklif üzerine Fransa’ya giden Manço, "Barıshango" adıyla tanıtıldı. Kaygısızlar'ın adı ise "Possibility" olarak değiştirildi. Grup, ismini değiştirdiği için yapılan eleştirilere "Parçaları İngilizce olarak doldurmamızın nedeni ise dünya yüzünde en yaygın lisan olduğu içindir..., ...Avrupalı görünmek sevdasında değiştirmedik adımızı." şeklinde yanıtlamıştır.

31 Ocak 1970 tarihinde daha önce İstanbul'da nişanlandığı Claude ile Belçika'nın Liege şehrinde evlendi. Bu evlilik oldukça kısa sürdü; 22 Haziran 1970'de sona erdi.

Manço, 1970 yılının Kasım ayında Antalya'da verdikleri konser sonrası, "yabancı uyruklu müzisyen çalıştırmak" gerekçesiyle tutuklandı. Ertesi gün mahkemeye çıkarıldı, ilk celsede suçsuz bulunarak serbest bırakıldı. Bu olay sonrası Manço ve grup üyeleri Belçika'ya döndü. Manço, 1971 yılında 1969 Türkiye Güzeli Azra Balkan ile nişanlandı. Ancak Mayıs 1972’de ayrıldılar.

1971'e gelindiğinde Barış Manço, Moğollar grubuyla birleşerek “MançoMongol" olarak da tanınan grubu kurdu. O güne kadar Batı enstrümanlarını kullanan Manço, kemençenin ağırlıklı olarak yer aldığı Dağlar Dağlar türküsünü seslendirdi. Bu plağı Manço'ya Platin Plak Ödülü'nü kazandırdı. 1971 ve 1972 yılları Barış Manço'nun birçok sanatçı ile çalışarak Kurtalan Ekspres'i kurma çalışmalarıyla geçti. Bu grupla kaydettiği Ölüm Allah'ın Emri ve Gamzedeyim Deva Bulmam şarkılarının yer aldığı ilk plağı yayımladıktan sonra Barış Manço askere gitti.

Askerden döndükten sonra da müzikal kariyerinde çeşitli başarılara imza attı. 1975'te ilk LongPlay’i 2023 yayımlandı. Bu dönemde Barış Manço ilk ve tek filmi Baba Bizi Eversene'de oynadı. Barış Manço son yurt dışı albümü Baris Mancho’yu 1976'da çıkardı. Bu albüm Doğu ülkelerinde liste başı olsa da Avrupa’da beklediği başarıyı yakalayamadı. 1977’de karaciğer enfeksiyonu geçirdi ve karın boşluğundaki bir tümör nedeniyle Belçika'da ameliyat oldu. Bu dönemde Barış Manço, 1975'te tanıştığı Lale Çağlar ile 18 Temmuz 1978 tarihinde evlendi. 1981'de ilk çocukları Doğukan Hazar; 1984’te ikinci oğlu Batıkan Zorbey Belçika'da doğdu.

1980’lerde, bugün hala herkesin ezbere bildiği Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Aynalı Kemer, Halhal, Arkadaşım Eşek, Halil İbrahim Sofrası, Dönence, Gülpembe, Bugün Bayram gibi şarkılarla çok büyük bir çıkış yakaladı. En çok bilinen şarkılarından Gül Pembe, Manço’nun 13 yaşındayken ölen babaannesinin ismidir.

1988 yılının Ekim ayında TRT 1’de çocuk ve aileye yönelik bir eğitim kültür ve eğlence programı olarak başlayan "7'den 77'ye" adlı televizyon programı, 1998 yılının Haziran ayında 378. kez ekrana gelerek Türk televizyonculuğunda ulaşılması zor bir rekoru kırdı. “Ekvatordan Kutuplara” isimli programında ekibiyle birlikte beş kıtada 100’den fazla değişik yöreye giderek 600.000 km.’ye yakın yol kat etti. Bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırıldı.

1990 yılında "Türk-Japon dostluğu" etkinlikleri kapsamında Japonya'ya gitti. Konser sırasında Manço'yla birlikte tüm salonun ellerinde bayraklarla Kara Sevda şarkısını söylemesi ve salonun coşkulu görüntüsü konserin Türkiye'de de ilgi görmesine sebep oldu. Manço 1995'te Japonya'da çok başarılı bir turneye çıktı. Burada kendisine birçok ödül verildi.

Manço, pop müziğe biraz daha yaklaşarak 1992'de Mega Manço albümünü çıkardı. 1995'te Müsaadenizle Çocuklar albümü için dönemin genç pop şarkıcıları "Adam Olmuş Çocuklar Korosu" adıyla bir araya gelerek aynı adlı şarkıyı seslendirdiler ve Ajlan & Mine, Soner Arıca, İzel,  Jale, Burak Kut, Nalan, Hakan Peker, Tayfun, Grup Vitamin, Ufuk Yıldırım ve Barış Manço Taksim Meydanı'nda bu şarkı için beraber klip çektiler. Barış Manço, 1998’de 40. sanat yılı nedeniyle Mançoloji adını verdiği albümü yapmaya başladı.

Barış Manço, 31 Ocak 1999 akşamı İstanbul'un Moda semtindeki evinde kalp krizi geçirdi ve aynı gece hayatını kaybetti. 1991 yılında Devlet sanatçısı unvanı alan Manço'nun cenazesi için devlet töreni düzenlendi. Mezarına "Gesi Bağları" yorumundan ötürü Kayseri'nin Gesi beldesinden getirilen toprak da kondu.

Barış Manço ölmeden önce müzik hayatının 40 yılını anlatan 40. yıl şarkısını bestelemişti. Ancak sözlerini yazamadan hayatını kaybetti. Bu şarkının da bulunduğu  Mançoloji, 1999 yılında yayımlandı ve o yılın en çok satan albümü oldu. Ölümünün ardından Manço’nun Kadıköy'ün Moda semtinde bulunan köşkü müze haline getirildi. Bu evde hala Barış Manço'nun kişisel eşyaları sergilenmektedir.

Barış Manço hayatı boyunca hiçbir zaman siyasi kimliğini belli etmemiş, her kesimin sanatçısı olmayı tercih etmiştir. Ancak Türk kültürüne olan sevgisi ve hayranlığı herkesçe bilinmektedir. Bu anlamda kendisinin bir kültür milliyetçisi olduğu söylenebilir. Türk kültürünün bir parçası olması sebebiyle 70’li yıllarda Osmanlı marşlarını seslendirmiş olmasının yanı sıra, Pir Sultan Abdal’dan, Âşık Veysel’den, Neşet Ertaş’tan da eserler dile getirmiştir. Ayrıca kullandığı takılardan, tarzının Türk Dünyası’na ne kadar yakın olduğu da görülmektedir. Oğullarına da Öztürkçe isimler koyarak Türk kültürüne olan hayranlığını bir kez daha göstermiştir. Doğruluğu bilinmemekle beraber, “Dönence” şarkısını o yıllarda esaret altında bulunan Türk Cumhuriyetleri için yazdığı, bu toplulukların bir gün zor günleri aşarak bağımsızlıklarına kavuşacaklarını konu ettiği söylenmektedir. 40. Yıl adlı, sözlerini yazamadığı bestesinde de Türkî ezgilere rastlanmaktadır.

Barış Manço, toplumun her kesimi için yeri doldurulamayacak manevi bir değerdi. O, yaptığı her işte Doğu ile Batı’yı mükemmel şekilde harmanlayıp kendine has bir tarz yarattı. İsmi gibi “barış” için söyledi tüm şarkılarını, “barış” için gezdi durdu. Özellikle çocukların, gençlerin iyi yetişmesi gerektiğini, onların bu ülkeyi çok iyi yerlere getireceğine inandığını ve onlara güvendiğini hep belirtti. Ardında ölümsüz binlerce eser bırakan Barış Manço’ya biz de Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun.

ASLI TURKELI

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile