Asikurtlar©

Yasal kurultay 10 Temmuz’da

Yasal kurultay 10 Temmuz’da
20 Haziran 2016 - 16:21 'de eklendi ve 6118 kez görüntülendi.

 

 

 

En son söyleyeceğimizi en başta açık ve net şekilde, hiç dolandırmadan söyleyelim. MHP’nin asıl şöleni, legal, yasal, geçerli kurultayı 10 Temmuz tarihinde yapılacaktır. Bunun dışındaki her şey yasa dışıdır, hukuksuzdur, geçersizdir ve sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin duyurduğu gibi korsandır.
Korsan bir kurultayın kaç delegeyle toplandığının, hangi kararları aldığının, kimlerin katıldığının hiçbir önemi ve anlamı yoktur. Dolayısı ile böyle bir tartışmaya girip, delege kafası saymak beyhudedir. Siyasi partiler kanunu ve parti tüzüğü son derece açıktır. Eğer bu ülkede hukukun zerresi varsa, yapılanın bu kanuna, bu tüzüğe uymamasının mutlaka bir sonucu olmalıdır ve olacaktır. Gerekli uyarılar önceden yapılmış, tüzük ve siyasi partiler kanunu kamuoyuna açıklanarak bilmeyenler de bilgilendirilmiştir. Buna rağmen bir oldu-bitti oluşturmaya çabalamanın iyi niyetli bir izahı olamaz.

TÜZÜK NE DİYOR?
Parti tüzüğünün 63’ncü maddesi gerekli gördüğü hallerde olağanüstü kurultay toplama yetkisini herkesten önce genel başkana vermiştir. Bir mahkeme kararı sonrası sayın genel başkan bu yetkisini kullanmış ve 10 Temmuz’da tüzük değişikliği ve seçimli bir olağanüstü kurultay yapılacağını ilan etmiştir. Böylece bütün tartışmalar bitirilmiştir. Buna rağmen ayrı bir tarih belirleyip kurultay toplamak tüzüğü, genel merkezi ve genel başkanı yok saymaktır. Bu kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Yanlışlık ve oldu-bitti oluşturma çabası bu kadarla da kalmamıştır. Tüzüğün 64’ncü maddesi son derece nettir. Kurultayın resmi ve geçerli olabilmesi için açılışını genel başkan veya genel başkanın yetkilendireceği bir parti görevlisinin yapması gerekir. Muhaliflerin kurultay çabasına genel merkez ve genel başkan itibar etmediği gibi, tüzük gereği olan katılım da olmamıştır. Bu yüzden korsandır ve geçersidir.

KANUNA DA AYKIRI
Dikkatlerden kaçan bir önemli husus daha var. O da kurultayın yapılacağı yerle ilgilidir. Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli, siyasi partiler kanununu hatırlatarak bu konuda da son derece kritik bir uyarı yapmıştır. Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 18’nci Hukuk Dairesi tarafından onaylanmış olması, Çağrı Heyetinin yasalara, tüzük ve mevzuata aykırı olarak kongre toplamak hakkı vermemektedir. Siyasi Partiler Kanunu’nun 31’nci maddesi; Siyasi Partilerin Büyük Kurultaylarını ancak ve ancak Ankara’nın İl Merkezi’nde toplayabileceklerini hükme bağlamaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi Tüzüğünde aksi yönde bir hüküm bulunmadığı gibi; Parti Tüzüğü’nün 14’ncü maddesine göre “Parti Genel Merkez Teşkilâtı Ankara İl Merkezi’nde kurulur” ifadelerine yer vermiştir. Dünkü kurultay girişimi, Ankara İl Merkezine 32 Km uzaklıkta bulunan Akyurt ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Ayrı bir yargı çevresi olan ve ayrı bir idari birim olan Akyurt İlçesinde siyasi parti kongresi yapmaya teşebbüs etmek, asla yasal bir işlem değildir.

HUKUKSUZLUK
Bütün bunlara ilave olarak katılan delege sayısı da tüzük değişikliği için yeterli seviyede değildir. Uzun süre uğraşılmış, birçok yöntem denenmiş ve buna rağmen yine parti tüzüğünün öngördüğü toplam delege sayısının üçte ikisi çoğunluğuna ulaşılamamıştır. Bu durumda yapılan hiçbir işlemin geçerliliği ve haklılığı kalmamıştır. Bundan sonrası artık hukukun alanındadır. Yapılan mutlaka yargıya taşınacak ve bu oldu-bitti çabası hukuk yoluyla boşa çıkarılacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin büyük şöleni, 6’ncı Olağanüstü Büyük Kurultay’ı 10 Temmuz Pazar günü yapılacaktır. Bu kadar açık, bu kadar nettir.

CEVAP BULAMAYAN SORULAR
Hukukun dışında muhalif olarak ortaya çıkanların yaptıkları açıklamalar da son derece çarpıcıdır. MHP’yi iktidara taşıyacaklarmış. Bu durumda daha önce defalarca sorduğumuz, ama bir türlü cevap alamadığımız bazı soruları bir defa daha sormak gerekiyor: Madem böyle bir iddianız, böyle bir gücünüz, böyle bir yeteneğiniz vardı da, şimdiye kadar niye MHP’yi iktidara taşımadınız? Bu partinin içinde değil miydiniz? Tamamınız kolaylıkla seçilecek yerlerden aday gösterilmediniz mi? Hatta tamamınıza yakını bu partide kolay kolay kimseye nasip olmayan makamlara gelmediniz mi? Genel Başkan Yardımcısı, Meclis Başkan vekili olmadınız mı? Peki, bu partiye, bu partinin ileri gitmesine, iktidar olmasına katkınız ne oldu, ne kadar oldu? Genel başkan adayı olarak,şehir şehir dolaşıp delege avcılığı yapmakta ortaya koyduğunuz üstün performansı, milletvekili seçimlerinde neden göstermediniz? Bölgenizde aday olmanız veya olmamanızın sonuca nasıl bir etki yaptığını bu millete anlatabilir misiniz?

SAMİMİYET NEREDE?
Aday olanlara, katıldıkları televizyon programlarında MHP’nin hangi politikalarını yanlış buldukları soruldu.”Sayın Genel Başkanın söylem ve geliştirdiği siyasette katılmadığınız yer neresidir?” diye de eklendi. Tamamı bu sorulara yanlış buldukları hiçbir şeyin bulunmadığını, sayın Bahçeli’nin söylem ve siyasetinin doğru olduğunu ortaya koyan cevaplar verdiler. Daha da ileri giderek genel başkan olmaları durumunda aynı siyaseti devam ettireceklerini ilan ettiler. Dolaylı da olsa cevap verdikleri başka bir soru daha var: Genel Başkan adayı olduklarını açıklayanların biri hariç, diğerleri milletvekili değiller. Acaba milletvekili olsalardı, genel başkan adayı olacaklar mıydı? Bu soruya net biçimde “olmazdım” diyen de, “düşünürdüm” diyen de çıktı. Bu durum bir samimiyet sorgulaması yapmayı gerektirmiyor mu? Eğer bir kurultay isteniyorsa, işte size 10 Temmuz’da kurultay. Bu telaş, bu acele neden? Bütün bunlar sayın genel başkanın bugüne kadar muhaliflerle ilgili yaptığı bütün açıklamaların ne kadar doğru ve haklı olduğunu anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yetmez mi?

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER