Asikurtlar©

Yargıda Her Partiye Ayrı Karar Mı Oluyor?

Yargıda Her Partiye Ayrı Karar Mı Oluyor?
02 Haziran 2016 - 9:32 'de eklendi ve 4372 kez görüntülendi.

Yargıda kurulan tezgâhlarla beraber gelinen son noktada, yandaş Yargıtay yapısı da MHP’de kaosu derinleştirmek için kongre kararını onadı. MHP’nin mahkemeye taşınması sürecinden sonra her türlü tezgâhı deşifre ettik. Muhatapları bu deşifrelerimiz karşısında bir tek cümle dahi kuramadı. Mesele keşke sadece “Ülkücüler kendi arasında istişare yapacak, eksiğini, yanlışını onaracak” meselesi olsaydı. Çünkü “Bu durum MHP’yi aşan bir durum” diyenlerin derdi asla bu değildir. MHP dönüştürülmek ve değerleri değiştirilmek isteniyor. Bu konuda da bazı Ülkücü delegenin duygu ve düşünceleri istismar edilerek maalesef kullanılıyor.

Şimdi düşünün yine AKP iktidarı döneminde 2005 yılında Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç idi. Ve MHP’de yaşanan Olağanüstü Tüzük Kongresi için imza toplama süreci CHP’de yaşanmış, 348 imza toplandığı halde kongresini yapmayan CHP’nin dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Anayasa Mahkemesine taşınmış, Anayasa Mahkemesi‘de CHP’ye sadece “ihtar” vermişti. Ama “Gerekçeli Kararda” dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, bu konuda ihtara bile gerek olmadığını vurguluyordu.

Ama aynı Haşim Kılıç söz konusu MHP olunca, emekli olduğu ve üzerine vazife olmadığı halde MHP’nin kongresinin olması için “Kongrenin durdurulma kararı hukuksuzdur. Ücradaki bir mahkeme böyle karar alamaz. Hukuk siyasallaşmıştır. Bu, mahkeme kararlarının çok komik düştüğünü gösteriyor” açıklamalarını yapmıştı.

CHP’nin “Olağanüstü Tüzük Kongresi” için gerekçeli kararda “Açıklanan nedenlerle, Yasa’da aranan koşullar gerçekleştiği halde tüzük değişikliği için olağanüstü kongre çağrısını yapmayan Parti’ye 2820 sayılı Yasa’nın 104. maddesi uyarınca ihtar kararı verilmesi gerekmektedir.” diyen Anayasa Mahkemesi kararı ortada iken, MHP için bugün Yargıtay aşamasında verilen karar, her partiye ayrı hukuk kararının işlediğini gösteren ve MHP’ye kurulan tezgâhın somut delilidir. CHP’ye ihtar verilmesine bile karşı çıkmış Haşim Kılıç, MHP’de niçin hukuksuz bir şekilde kongre ister ki?

Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla “Ona selamlarımı söyleyin. Öcalan, bilimsel yönteminizi beğeniyor deyin. Görüşlerinin çoğuna katılıyor deyin. Seçkin bir aydınsınız, bilimi esas almanız Türkiye’de bir ilktir dersiniz” dediği Taha Akyol’da bu emsal karar ortada iken, MHP’de Değişim isteyen Aydın Doğan’ın Hürriyet’inde şunları yazdı:

“Hukuken bu karar doğruydu. Zira, yeterli sayıda delege olağanüstü kongre ister de parti yönetimi bunu yerine getirmezse, kanuna göre, Sulh Hukuk Mahkemesi, olağanüstü kongreyi toplamak üzere üç kişilik bir çağrı heyeti tayin eder. (Medeni Kanun md.75) MHP yönetimi bu karara “Sulh Mahkemesi yetkisizdir, yetki Anayasa Mahkemesi’nindir” gerekçesiyle Yargıtay’a itiraz etti. Bu gerekçe yanlıştı çünkü Anayasa Mahkemesi’nin partilerle ilgili yetkisi sadece parti kapatma, ihtar ve partilerin parasal işlerinin kontrolüyle sınırlıdır. ”

Aynı konuda CHP’ye o karar verilirken, MHP’ye bu karar verilmesi nasıl oluyor Taha Akyol? Partilere verilen kararlar, oy oranına, milletvekili sayısına göre değişiyor mu? Bu nasıl mantık?

MHP’ye yapılan hukuksuzluklar, tezgâhlar ortada… Mesele MHP’de kongre olup olmaması değil. Mesele MHP ile niçin bu kadar uğraşıldığıdır. PKK’lısı, HDP’li, Cemaatçisi, solcusu, devrimcisi, BBP’lisi, Doğu Perinçekcisi niçin MHP’de bu kadar “Değişim” istiyor? AKP’nin elindeki yargı da bu kadar emsal karar varken, niçin bu çevrelerin arzuları doğrultusunda MHP hakkında karar verebiliyor? Herkesin tartışması ve görmesi gereken bu konudur.

MHP tüm yargı tezgâhlarına rağmen verilen karara saygı duyacağını ifade ederek 10 Temmuz 2016 tarihinde hem tüzük, hem genel başkanlık seçimi için kongre kararını almıştır. Bu saatten sonra dönüş yoktur. Buna rağmen MHP’de kaos peşinde koşanlar yine tarih dayatması yaparak 19 Haziran’da insanlar oruçlu iken Olağanüstü Tüzük Kongresi yapma peşinde koşmaktadır. Bedeline katlanacakları dayatmalarda ısrarları olmaktadırlar. Bunu niçin yapıyorlar, bu hırs neyin tezgâhı anlamak mümkün değildir.
MHP Genel Merkezi “edebince, adabınca kongre olsun” derken, yine tarla yanında, şehir dışında kongre yapma çabasının gayesi nedir?

Başbuğ Alparslan Türkeş, 27 Aralık 1992 yılında MHP kongresini tarif ederken şu cümleleri kuruyordu: Bugün Ankara’da tarihi bir gün yaşanacak. Kanuna göre yapılması gereken, vicdanlara göre ise oldukça lüzumsuz bir toplantıya sahne olacak başkentimiz. Türk siyasi hareketinin, adı gibi en hareketli, en dikkat çekici, en inançlı kadrolarını bünyesinde bulundurmuş. Türk’e yakışır düşünenlerin politika üniversitesi olmuş MHP’nin kurultayı toplanacak” (Bilinmeyen Yönleriyle Alparslan Türkeş/ Sayfa: 867)
MHP’de kongre yapma geleneği ortada iken, bazen işte böyle kanunla zorlamalar ve tezgâhlar oluyor. Başbuğ Türkeş o tarihte de “Lüzumsuz” diyerek öyle bir MHP kongresini tarif etmişti.

MHP’de kaos peşinde koşanları, 1 Kasım seçimlerinden sonra MHP’nin itibarını zedelemek için her yolu deneyenleri Ülkücüler asla unutmamalıdır. Bu hareketin dününde olmayanlar, geleceğine kaos bırakma peşindedir. Bizim derdimiz ideoloji ve dava çizgisidir. MHP gezdiği 4.parti olanlar için dert nedir? Bunu gör ve sorgula Ülküdaşım…

YILDIRAY ÇİÇEK

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER