SON DAKİKA

Yangın Büyüyor

Bu haber 22 Haziran 2017 - 22:33 'de eklendi ve 44 kez görüntülendi.

Bizim iktidarımızla anamuhalefetimiz sokaklarda adalet kavgası yaparken, etrafımızda olağanüstü gelişmeler yaşanıyor. Ortadoğu açık ve aleni şekilde yeniden şekillendiriliyor.Bölünmeler oluyor, paylaşımlar yapılıyor ve yeni bir düzen kuruluyor. Dikkatimizi bu gelişmelere yoğunlaştırmak, enerjimizi bu alanda harcamak ve birlik ve bütünlük için de bu girdaptan çıkmak gerekirken, hala oyalanıyor, vakit geçiriyor ve geç kalıyoruz.

ABD TERÖR VE KAN ÜZERİNDEN YÜRÜYOR
ABD, Trump dönemi ile birlikte daha saldırgan ve daha açık bir tavır almaya başlamıştır. Trump’ın Ortadoğu’yu kendi şirketleri gördüğü ve yönetmeye çalıştığı artık belli olmuştur. Her şeye çıkar olarak, para olarak bakıyor ve kar etmeyi tek ve değişmez amaç haline getiriyor. Bu amacı gerçekleştirirken kullandıkları iki yol var. Birincisi bölgedeki petrolü her ne parasına olursa olsun sahiplenmek, ikincisi mümkün olduğu kadar çok silah satmak. İkisi de aynı kapıya çıkıyor, ikisi de terör, savaş, çatışma, kan ve ölüm üzerinden yürütülüyor. Böylece yolla petrolü kontrolde tutuyor, silah satışına yeni pazarlar açıyorlar. Dolayısı ile Ortadoğu’da huzur ve barış asla gündemlerinde yoktur. Tersine ne kadar belirsizlik olursa, terör yükselirse, kan akarsa o memnun oluyorlar, o kadar kar ediyorlar. Bu işin dışında kaldığını zanneden ülkeler de dengeyi yine ABD’ye teslim olarak kuruyorlar ki, körfez krizi ile birlikte bunu ibret verecek biçimde bir defa net olarak gördük.

İŞİMİZ KOLAY DEĞİL
Zor ve sıkıntılı bir durum. İşimiz kolay değil. ABD’nin bölgeyi kontrolde tutmakta kullandığı terör, bizim başımızın en büyük belasıdır. PKK’da, PYD’de, IŞİD’de, FETÖ’de, hatta Barzani’de ABD’nin güdümündedir. IŞİD’i piyasaya salanlar da bunlar, bu kanlı örgütle mücadele için PKK uzantısı PYD’yi palazlandırıp, her türlü silah ve mühimmatı yığan da bunlar. FETÖ’nün sırtını dayadığı yer de, Barzani’yi bu kadar şımartan da kesin olarak ABD’dir. Ve gelinen noktada bölge bir barut fıçısına dönüşmüştür. Suriye bu kanlı oyunun merkezi halindedir. Rusya’nın da kendi payına düşeni almakta ısrar etmesi, ortaya bir dehşet tablosu çıkarmıştır. Suriye rejim uçağının ABD tarafından düşürülmesi sonrasında yaşananlar, dehşetin boyutlarını gözler önüne sermiş ve nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kaldığımızı net biçimde gösteriştir. Bu paylaşım kavgasında çıkacak bir kıvılcımın hangi sonuçlar doğuracağını kestirmek dahi imkansızdır.

HEPSİYLE MÜCADELE EDİYORUZ
Bütün bu gelişmelerin doğrudan ilgilendirdiği, bölgedeki bütün terör örgütleri ve onların ağababalarıyla aynı anda mücadele etmek zorunda kalan tek ülkeyiz. PYD’yi PKK’dan ayırmamak ve ikisiyle aynı anda ve aynı etkinlikte mücadele etmek durumundayız. Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmak bize düşmektedir. Ne FETÖ ile mücadeleyi aksatabiliriz, ne Barzani’ye güvenebiliriz. Ne ABD’ye rest çekip uzaklaşabiliriz, ne güvenip sırtımızı dönebiliriz. Ne Rusya’dan uzak durabiliriz, ne Rusya’ya ile stratejik ortaklık kurabiliriz.Irak’ın da, Suriye’nin de bölünmesi bizim felaketimiz olur.Barzani’nin şımarıklıklarına daha ne kadar tahammül edeceğiz? Referandum kararı alan bu Peşmergebaşının başarılı olması ayrı bir felakettir. Bu utanmazın başlattığı Türkmen zulmünü bu vesileyle daha da ileri götürdüğü ve kalleşliğine yeni halkalar eklediğini içimiz sızlayarak izliyoruz.

CHP BÜYÜK TALİHSİZLİK
Her ne pahasına olursa olsun, bu girdaptan çıkmak, bu kanlı oyunu bozmak ve bu ihaneti durdurmak zorundayız. Bunun birinci yolu da önce kendi içimizde birlik beraberliği sağlamak, tek ses, tek yumruk olmak ve ihanete karşı sıkı durmaktır. İşte bu konuda ciddi sorunlarımızın olduğunu söylemek durumundayız.CHP’nin böyle bir ortamda yürüyüş başlatması, gündemi Kılıçdaroğlu’nun yürüdüğü mesafeye yoğunlaştırması, büyük talihsizliktir. İçeride elbette ciddi meselelerimiz var. Hükümetin yanlışları, yetersizlikleri sayılamayacak kadar çoktur. Ancak, ülkenin varlığı ve birliği her şeyin önündedir. Etrafımızdaki bu büyük kuşatmayı yarmak, artık canımızı yakan bu yüksek ateşi söndürmek öncelikli ve ivedi meselemizdir. Bu konuda herkese görev düşüyor. Siyasi hesapları, kişisel beklentileri bir kenara bırakmak ve ülkemize sahip çıkmak zorundayız. Sonrasında yine siyaset yapar, yine iktidar kavgası verir, yine birbirimizle yarışırız. CHP’nin anlamadığı veya anlamak istemediği yer burasıdır. Bu ülkeyle, bu milletle meselesi olanların sorun çıkarması, terörü kaşıması, ihaneti desteklemesi kendi varlık sebeplerine uygun olabilir. Ancak, CHP gibi Cumhuriyetin kurucusu olduğunu iddia eden bir partinin, siyaset yapmak ve hükümeti zor durumda bırakmak için ülkenin varlığını ve birliğini feda edecek bir noktaya gelmesini ne anlarız, ne dinleriz, ne de kabul ederiz.

SORUMLU MUHALEFET
MHP ile diğer partilerin farkı tam da burada ortaya çıkmaktadır. MHP Türkiye’nin bugündü durumundan siyasi olarak en çok faydalanabilecek partidir. Bütün söyledikleri haklıçıkmış, bütün öngörülerinde tam isabet sağlamıştır. Söyleyecek çok sözü vardır. Ancak, ülkenin bu zor döneminde siyaset yapmayı değil, devletine sahip çıkmayı her şeyin önüne geçiriyor. “Önce ülkem” diyerek, hükümete yol gösteriyor, doğru kararlar alınabilmesi için yardım ediyor ve destek veriyor. Yanlış olanları da söylüyor, uyarıyor ve engelliyor. Sorumlu muhalefet olmak budur. Umarız ve dileriz, bu anlayış bütün siyasi partilere hakim olur.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.