Asikurtlar©

Yama küçük yırtık büyük

Yama küçük yırtık büyük
01 Ekim 2016 - 19:24 'de eklendi ve 3929 kez görüntülendi.

 

 

Muhalefet olmak, her şeyi eleştirmek, siyasi fayda elde edebilmek için akı kara yalanı doğru göstermek, ülkenin önceliklerini ve çıkarlarını bir kenara itip durumdan vazife çıkararak ortalığı birbirine karıştırmak değildir. Muhalefet aynı zamanda iktidara alternatif olduğunuzu her halinizle, her sözünüzle millete hissettirebilmektir. Bunun için de çözüm üretmek, yapıcı olmak, doğruyu onaylayıp, yanlışın nasıl düzeltileceğini, yetersizliğin nasıl ortadan kaldırılacağını da teklif edebilmektir.

MUHALEFET SORUMLULUĞU
Türkiye’de bu ölçülere uyan tek muhalefet partisinin MHP olduğunu, akıl ve vicdan sahibi herkes kabul edecektir. Özellikle ülkenin varlığı söz konusu olunca bütün siyasi hesapları bir kenara bırakıp, gerekirse bedel ödeyebileceğini defalarca dosta-düşmana göstermiştir. Nitekim, ülkemiz tarihin en zor ve sıkıntılı dönemini yaşamak zorunda bırakılmıştır ve böyle bir ortamda elini değil gövdesini taşın altına koyan partinin yine MHP olduğunu herkes görüyor, biliyor ve söylüyor. Doğrunun yanında durum, yanlışa karşı çıkmakla yetinmiyor, öneri getiriyor ve yapıcı, uzlaşmacı bir siyasetle ülkenin önünü açıyor. İktidar partisi AKP, 13 yıldır sürdürdüğü yanlışların bazılarını terk edip, MHP’nin tekliflerine sarılmak, programlarını uygulamak durumunda kalmıştır. Olağanüstü Hal Uygulamasından terörle kapsamlı ve kararlı bir mücadeleye, güvenli bölge oluşturmadan dış politikada ülke çıkarlarının her şeyin önüne alınmasına kadar birçok konuda MHP’nin yıllardır söyledikleri, bugün kısmen de olsa hayata geçirilmektedir.

TERÖR EN İVEDİ MESELE
Bu durum elbette yanlışları söylemekten, yetersizlikleri gündeme getirmekten vazgeçmeyi gerektirmiyor. Nitekim, Sayın Devlet Bahçeli düzenlediği basın toplantısında hem doğru yapılanlara desteğin süreceğini ortaya koymuş, hem önerilerini açık ve net şekilde kamuoyuna ve hükümete sunmuş, hem de gördüğü yetersizliklere dikkat çekmiştir. Terörle mücadele Türkiye’nin en önemli ve en ivedi meselesidir. Sadece güvenlik güçleriyle yapılan mücadele sonuç almak mümkün değildir. Kahramanlarımız canlarını ortaya koyarak, üzerlerine düşeni fazlasıyla yapıyorlar. Ama terörle mücadelenin, kaynağın kurutulması, istismar alanının yok edilmesi, siyasi, ekonomik, dış politik desteklerin kesilmesi gibi,başka olmazsa olmazları da var. Bölge halkının ekonomik ve sosyal şartları, terör örgütlerinin en büyük istismar alanını oluşturmaktadır. Dolayısı ile bu konuda acil olarak birşeyler yapılması gerekiyor. AKP defalarca kalkındırma programları, teşvik paketleri açıklamış, ancak bunların tamamı kağıt üzerinde kalmıştır. Başbakan Binali Yıldırım kısa süre önce Diyarbakır’da yine bir paket açıkladı. Bizzat katılıp takip ettiğimiz bu paketin de eksik ve yetersiz olduğunu daha önce de söyledik.

KALKINDIRMA PROGRAMI
Sayın Devlet Bahçeli, bu paketin revize edilerek amacına uygun hale getirilmesi için biröneri sundu. Bu acele hazırlanmış bir program değildir. MHP’nin siyaset sahnesine çıkışından itibaren üzerinde durduğu, geliştirdiği ve günün şartlarına göre yenilediği ve seçim beyannamelerinde de millete sunduğu bir programdır. Daha da önemlisi bu program diğer siyasi partiler tarafından da taklit edilmiştir, ama hiçbirisi aslının yerini tutamamıştır. Terörle mücadelede çok hayati bir eksiği tamamlayacak olan ve AKP hükümetine önerilen, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Kalkındırma Programı”nın ayrıntıları bugün gazetemizin manşetinde yer almaktadır.
Sayın Bahçeli’nin terörle mücadelenin ve özellikle FETÖ kanlı kalkışmasının son durumuyla ilgili bazı tespitlerini, bir defa daha hatırlatmanın faydalı olacağı kanaatindeyim.

VEBAL ÇOK KİŞİNİN SIRTINDA
Ülke olarak hala kapkara o meşum Temmuz akşamının sarsıntılarını göğüslemekle uğraşıyor, tonlarca ağırlığındaki enkazı kaldırmakla meşgul oluyoruz.Ne var ki, yama küçük yırtık büyüktür.Hasar fazla, tamirat eksik ve yetersizdir.Devletin bir tarafı doğrulurken, diğer bir tarafı inişe geçmektedir.Fetullahçı Terör Örgütü’nün tahrip etmediği, sızıp fitne aşılamadığı, yuvalanıp aşındırmadığı hiçbir kurum ve kuruluş neredeyse yok gibidir.Yaşadığımız şiddetli buhrana yeni bir Fetret Devri tanımı getirmek bile maksadı izahta noksan kalacaktır.Türk devleti, bünyesinde gayri meşru bir yapılanmayı taşımak, hatta büyütmek durumunda kalmıştır ki, bu vebal ismini saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok kişinin sırtındadır.

ÖNCE BEDİMİZİ ÇİĞNERLER
Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının vakit kaybetmeden not kırarak Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke olmadığına dair yaygara koparmaları finans oligarşisinin son iki asırda olduğu gibi yine işbaşında olduğuna kanıttır.Silahla başaramayanlar; faiz, kur, finansal varlıklar üstünden yeni bir alan açmanın peşindedir.FETÖ ve benzeri yapılanmalar görüntüde besmele çekip Efendimize salavat getirirken, kalben haç çıkarıp Kilise çanlarıyla avunmakta, emperyalizmin ayinlerine katılmaktadır.İkinci bir darbe olacağını söyleyerek karamsarlık ve kriz tacirliği yapanlar da hadlerini aşmaktadır. Yeni bir darbeye yeltenen, aklından geçiren kim ya da kimler varsa, bilsinler ki, önce bizim bedenimizi çiğnemek mecburiyetinde kalacaklardır.Darbecilerin geleceği varsa, Allah’ın izniyle görecekleri de vardır.

LİDER KADROSU NEREDE?
Yurtta Sulh Konseyi isimli ihanet yapılanmasının ana ve tepe kadrosundan henüz bahseden yoktur.Bu hain ve haysiyetsizlerin kimlerden oluştuğu açıklığa kavuşmuş değildir.En alt düzeyde memur, işçi veya diğer mesleklerden kişilerle uğraşıldığı kadar; 15 Temmuz’un sevk ve idaresini yapan lider kadrosunu konuşan da pek görülmemektedir.Adil Öksüz isimli hain hala kaçak, ama hakkında en ufak şikayet olan veya FETÖ’cülükten suçlanan herhangi bir kişi gözaltına alınmaktadır.Bylock kullanan bir memur tutuklanırken, aynı eylemin içinde yer alan siyasetçi veya yüksek kademeli bir bürokrat görmezden geliniyorsa, bu adaletsizlik ve fahiş yanlış tsunami etkisi yaratacak, toplum ve devlet hayatını içten içe çürütecektir.Milliyetçi Hareket Partisi dün, bugün ve yarın ölçeğinde milletin yanında, hakkın yolunda, devletin arkasında olacak; hükümeti terörle mücadelede “milli tavır” içinde kaldığı sürece destekleyecektir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER