SON DAKİKA

Yalnızlık büyük acı

Bu haber 04 Eylül 2013 - 10:46 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Hükümetin Suriye ve Mısır konusunda dönüp dolaşıp geldiği yer, yalnızlık, çaresizlik ve kaybetmişliktir. Türkiye’nin bu durumlara düşürülmesi hiçbir şekilde kabul edilemez ve bu durum daha fazla sürdürülemez. Bizi asıl ürküten ve endişelendiren, AKP’nin hala yaptıklarını doğru zannetmesi ve bu tutarsızlığı daha da ileri götürerek ülkemizi çok daha zor ve sıkıntılı durumlara düşürme ihtimalidir.

Acı örnekler

Dünya eskisi gibi değil. İletişim ve ulaşım çok hızlı. Kimin ne dediği, ne yaptığı, hatta ne düşündüğü anında anlaşılıyor, duyuluyor ve yayılıyor. Dolayısı ile ABD ve ortaklarının Mısır ve Suriye için aldıkları tavrı anlamak da, değerlendirmek de son derece kolaydır. Biraz düşünen, biraz ilgilenen, biraz aklı olan herkes, BOP’un kanlı planlarının Ortadoğu’yu ne hale getirdiğini görüyor ve ona göre hareket ediyor. Kaldı ki, Irak ve Libya gibi bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen acı örnekler var. Tek dişi kalmış canavarları ilgilendiren ve harekete geçiren tek şey petrol ve yüksek menfaattir. Onun dışındaki her şey teferruattır ve en küçük bir riske değememektir. Bunun dışına çıkan tek bir kural daha var, o da İsrail’in varlığı ve güvenliğidir. Bu yüzden de Müslümanın müslümanı kırması üzülecek değil, desteklenecek bir durumdur. Mısır ve Suriye’de yaşanan budur ve umursamazlık bu yüzdendir.

Bu sicille mi?

AKP’nin bunu yeni fark etmiş olması ve feveranda bulunması bir şeyi değiştirmiyor. Siz, sarı öküzü aslanlara teslim ettiğiniz gün kaybettiniz. BOP’a Eşbaşkan olup, sifonun çekilmesi yerine kullanılmayı kabul ederken zaten bütün bu olacakları onayladınız. “NATO’nun Libya’da ne işi var” dedikten saatler sonra Türk gemi ve uçaklarını NATO’nun emrine vererek, önünüze konulan her şeye razı olacağınızı gösterdiniz. Yahudi’den aldığınız üstün cesaret madalyasını bir unvan ve bağlılık nişanesi olarak hala boynunuzda taşıyorsunuz. Bu kadarı da yetmedi ve dünyada eşi emsali görülmemiş bir şekilde yeni bir ayar verme gereği duydular. Obama eline beyzbol sopası alıp telefon görüşmesi yapma cüretini nereden buldu ve ne demek istedi? Böyle bir muameleye reva görülmüş ve bunu sindirebilmiş dünyada başka bir lider bilen veya duyan var mı? Sicilinizde bütün bunlar olacak, sonra da dönüp İslam’dan, huzurdan, demokrasiden, barıştan söz edeceksiniz. Siz söz edersiniz, ama kimse dinlemez.

Bu korkunun altında ne var?

ABD’nin tavrı ortada, İngiltere’nin niyeti malum. Fransa’nın ne beklediği, İsrail’in ne istediği sır değil. Mısır ve Suriye’ye bu kadar müdahil olmak, muhalifleri bu kadar açık ve aleni desteklemek daha çok kan akmasından ve bu ülkelerin bir iç savaş sürüklenmesinden başka neye yaradı? Başkalarına güvenip efelenmenin, elindekini de kaybetmek gibi bir sonuç doğuracağını hiç aklınıza getirmediniz mi? Müsülümanın müslümanı kırması yetmedi, bir de gayrimüslim zulmünü teşvik etmenin kime ve neye faydası olacağını düşünüyorsunuz ve bunun hesabını her şeyden önce kendi vicdanınıza nasıl vereceksiniz? Bu noktada akla başka bir soru geliyor:

Ne olduğu, ne olacağı belli olan bir meselede bu kadar çırpınmanızın altında yatan asıl sebep nedir? Gerçekten yaşananlardan duyduğunuz rahatsızlık mı, yoksa sıranın size gelme korkusu mu var? PKK’ya bu derece teslim olup, Gezi parkında yeni toplanmalar olmaması için daha şimdiden bütün devleti harekete geçirmenin sebebi hikmetini kimse anlamıyor mu zannediyorsunuz? Sayın başbakanın şimdi çıkıp, ah vah etmesi, üstü kapalı ve sınırlı da olsa batıyı eleştirmesi bu gerçeği değiştirmediği gibi, ne acıdır ki ciddiye bile alınmıyor.

Kazanan yine İsrail

Şimdi de bütün ümitlerinizi, bütün hesaplarınızı G-20 zirvesine bağladınız. Zirve daha başlamadan, dağ fare doğurdu. Mısır ve Suriye ne gündemde var, ne ikili görüşmelerin esas konusu. Obama ve Putin gibi kilit isimlerle bir araya gelme şekli ve süresi, ne olduğunu da, ne olacağını da bugünden ilan ediyor. Hiçbir şey olmayacak, hiçbir karar çıkmayacak ve belki de hiç konuşulmayacak. İkili görüşmelerde de kimse daha önce söylediklerinin ve duruşunun dışına zerre kadar çıkmayacak. Ama eminim ki, oradan da anlatacak bir kahramanlık hikayesi bulurlar. Hikaye bulmak ve anlatmak konusunda çok başarılısınız da, sonuç değişmiyor. Yine Müslüman kanı akıyor, yine İslam dünyası lime lime ediliyor, yine Eşbaşkanlık görevi her şeyin önüne geçiyor ve yine kazanan İsrail ve batı dünyası oluyor.

Son pişmanlık fayda etmez

İçerideki toplum mühendisliği, bir dönem için dışarıda da uygulandı ve sonuç verdi. Ancak iş uygulamaya gelince AKP’nin kâğıttan bir kaplan olduğunu İslam dünyası başta olmak üzere bütün dünya kısa zamanda gördü ve ona göre tavır aldı.

Onun için diyoruz ki, AKP artık Türkiye’ye yük olmaya başlamıştır. İtibarı sarsılan, saygınlığı düşen, kaybeden ve ciddiye alınmayan AKP ile birlikte ne yazık ki, Türkiye’dir. Bütün dünyanın gördüğü gerçeği artık Türk milletinin de görmesinin ve bu vahim gidişe artık bir son vermesinin zamanı çoktan gelmiştir ve geçmektedir. İlk seçimde gereği yapılmak zorundadır.

Aksi halde, artık telafisi olmayan noktalara ulaşan kayıpların ağır ve acı sonuçlarını millet olarak yaşamaya başlayacağız. Bu düzene destek vermenin sonunun pişmanlık olacağı kesindir. Nitekim, akıl ve vicdan sahipleri bunu seslendirmeye başlamışlardır. Bütün çabamız bu pişmanlığın artık fayda etmeyecek bir noktaya ulaşmadan, harekete geçilmesi içindir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.