SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

Vicdanlar gerçekten Kanıyor

Bu haber 05 Mart 2014 - 9:31 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Ülkeyi 11 yıl yönetip, sonra da dönüp şikayet etmek, yakınmak, paralel devlet masalları anlatmak, yeni Türkiye’den söz etmek, istiklal mücadelesi nutukları atmak, tükenmişliğin ibret veren tezahürü olmaktan ileri gidemiyor. Bugüne, “yeni Türkiye” derseniz, 11 yılı neyle izah edeceksiniz? 11 yıldır nasıl eskittiğinizi, nasıl düşürdüğünüzü, nasıl küçülttüğünüzü itiraf ediyorsunuz. Bugün “istiklal mücadelesi veriyoruz” demek, 11 yılda ülkeyi istiklal mücadelesi vermeye mahkum hale getirdiğinizin ilanıdır.

Kaset siyasetini AKP başlattı

Başbakanın her konuşması ayrı bir itiraf olmaktan ileri gidemiyor. Hayretle izliyoruz. Kaset siyasetinden yakınması karşısında söyleyecek söz bulamıyoruz. Ülkenin başbakanına kaset komploları yapılıyormuş. Bunu hiçbir vicdan, hiçbir ahlak kabul edemezmiş. Doğru gibi görünen bu sözü, bizzat çürüten ve altını boşaltan yine sayın başbakanın bizzat kendisidir. Başkaları için düzenlenen kaset komplolarını seçim meydanlarında kullanıp, “ne özeli genel bunlar genel” diyerek gırtlağı yırtılırcasına gürlediği gün, bu hakkı kaybetti. Eğer bu lafları o gün söyleseydi, bugün inandırıcılığı da, sözlerinin anlamı da çok farklı olurdu. Evet, usulsüz dinlemeleri anlamanın, kabul etmenin hiçbir şartta imkanı yoktur. Ancak bu yol bizzat AKP tarafından açılmıştır ve bugünkü noktalara kadar gelmiştir. Sayın başbakan bugün kendi yaptığının, kendi kurduğu düzenin, kendi sözlerinin altında kalmıştır. Şikayet de bulunmak, inkar etmek, yok saymak hiçbir şeyi değiştirmiyor. Yapılacak tek şey ortalığa saçılan ses kayıtlarını yargıya taşımak ve işin aslının inandırıcı şekilde ortaya çıkmasını sağlamaktır. Sayın Bahçeli’nin İzmir’den seslendiği gibi, ya savcıya gidecek, inandırıcı biçimde hukukun işlemesini ve sonuçlanmasını sağlayacaktır veya o koltuğu derhal boşaltmak durumundadır. Bu ikisi dışında ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin beyhudedir.

HSYK’nın sonucu

İktidarın telaşı ve yaşananlar yargı yolunun işletilmeyeceğini, tam tersine çok vahim iddiaların üzerinin örtülüp gündemden düşürülmesine çaba gösterileceğini ortaya koyuyor. Kurulan yargı düzeni sayesinde içeride tutuklu hiç kimse kalmamıştır. Bülent Arınç’ın bu durumu “vicdanlar yaralandı” diye izah etmesi, çok enteresandır. Hem bu düzeni kuracaksınız, yargıyı arka bahçenize dönüştüreceksiniz, hukuku işlemez hale getireceksiniz, sonra da çıkıp vicdanların yaralandığından söz edeceksiniz. Sayın Arınç o vicdanlar siz HSYK düzenlemesine parmak kaldığınız anda zaten yaralanmıştı. Şimdi o yaradan oluk oluk kan geliyor. Kime neyi anlatıyorsunuz? Milleti bidon kafalı ve geri zekalı yerine koymak işte tam da budur.

İstiklal mücadelesi

Biz daha AKP’nin ilk yıllarında, “inşallah bu millet bir kurtuluş savaşı daha vermek zorunda kalmaz” diyerek, duyduğumuz endişeyi dile getirmiştik. Şimdi ne yazık ki, Türkiye bir istiklal mücadelesi verme noktasına getirilmiştir. Ancak, bu başbakanın söylediği anlamda hırsızlık ve yolsuzluklarının üzerinin örtülmesi, ihanetin hazmettirilmesi ve kurulan düzenin devam ettirilmesi için değil, hukukun işlemesi, demokrasinin gelişmesi, ihanetin durması ve ülkenin yeniden selamete çıkması için verilmesi şart olan istiklal mücadelesidir. AKP’nin iktidarda kalması durumunda ne olacağı bellidir. Evindeki ayakkabı kutularından milyon dolarlar çıkan Genel Müdürün görevine iade edilmesinden bellidir. İspatlı, şahitli, itiraflı olmasına rağmen yolsuzluk ve rüşvet düzeni kurup bundan pay alanların salıverilmesinden ve aynı düzenin devam ettirilmesi için gösterilen çabadan bellidir. Başbakanın dünyada eşi benzeri görülmemiş hakkındaki iddialar için hukuku işletmek yerine, işlemez hale getirmesinden bellidir. Ülkenin paralel yapılara teslim edilmesinden, başbakanın, “ne kadar safmışız” yakınmalarından bellidir. İhanetin vardığı aşamadan, imralı’daki bebek katilinin cüretinden, Kandil’den gelen seçim sonrasına yönelik tehdit ve hazırlıklardan bellidir. “Biz hala güçlüyüz” mesajı verebilmek ve sahte bir algı üzerinden milleti manipüle edebilmek için baskı tehdit ve para gücüyle kalabalıklar toplanarak miting yapmaktan bellidir. Seçim sandıklarında yapıldığı ortaya çıkan akıl almaz hilelerden bellidir. İnanç hortumlamaya, başörtüsü istismarına, din siyasetine yönelmelerinden bellidir.

Vebal

AKP ile devam etmek bütün bunların aynen devam etmesine onay vermekle kalmayacaktır. “Millet bize inandı ve yetki verdi” diyerek çok daha ileri gideceklerdir. Milyar dolarlar artık açıktan ve taşıma şirketleri aracılığı ile yer değiştirecek, ülkenin bölünmesi hızlanacak, hukuk yok olacak, herkesin arkasına bir hafiye takılacak, baskı, zulüm ve hakaret artacak ve ülke temellerinden sallanacaktır. AKP’ye onay vermek yalan, talan ve ihanete daha fazla ileri gidebilmesi için yol vermekten başka bir şey değildir ki, bunun vebalinden her iki cihanda da hiç kimse kurtulamaz.

Ülkenin varlığı için

Bunlardan kurtulmak için gerçekten de bir istiklal mücadelesi gerekiyor. O istiklal mücadelesinin ilk hareket noktası 30 Mart seçimleridir. Türk milleti bu rezil düzene daha fazla müsaade etmeyeceğini bu seçimlerde göstermelidir. Bu her Türk vatandaşı için bir görev olmuştur. Bu görev sadece kendisiyle sınırlı değildir, ülkenin itibarı, saygınlığı ve geleceği için de mutlaka yerine getirilmelidir.

Oylara sahip çıkılmalı

Oy vermenin yeterli olmadığını, artık çok iyi biliyoruz. Nitekim, AKP sözcülerinin her söylediği kendi yaptıklarının bir itirafı olmaktadır. Milli irade hırsızlığından dem vururken de, aslında milli iradenin nasıl çalındığını bildiklerini ortaya koyuyorlar. Daha önce AKP ve CHP’nin sandık tutanakları ile YSK’nın tutanaklarını karşılaştırarak nasıl bir milli irade hırsızlığı yapıldığını belgelemiştik. Sayın Bahçeli’nin söylediği gibi çalarak iktidar olanların icraatı da çalmakla sınırlı kalıyor. Herkes oyuna sahip çıkmalı ve sonuna kadar takip etmelidir. AKP geldiği hızla gönderilmelidir. Aksi halde AKP bu ülkeyi aynı hızla yok edecektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.