Asikurtlar©

Velev ki Hainiz!

Velev ki Hainiz!
15 Nisan 2016 - 18:45 'de eklendi ve 4166 kez görüntülendi.

 

 

“Ülkücülerin” demeye dilim varmıyor; MHP’li görünen bazı şahısların haklı çıkmak, baskın çıkmak, üste çıkmak, öne çıkmak için sanal âlemde önüne geleni yere serdiği, sonra da paspas yapıp çiğnediği bir dönemden geçiyoruz.
Sosyal medyada, içine kendi çarpıtma yorumunu da katarak “çok pis” yazınca karşısındakini yıldıracağını, korkutacağını veya susturacağını zannedenler “en kahraman rıdvan” gibi görülüyor!
Bir yandan da 70 milyon kendisini izlediği için göz dolduruyor, göze giriyor!..
“Eh be sanal kahraman!..” diyesi geliyor insanın…

Ülkücü hiç susar mı?
Senin gibi bir dangalaktan korksa Ülkücü olur mu?..
Susuyorsa efendiliğinden, kepazelik olmasın diye nefsine, asabına galip geldiğinden susuyordur.
Peki bütün bunların sebebi ne? 70’lerde birbirine can emanet ederken kurulan Ülkücü kardeşliğin o paha biçilmez ahengini ne diye heba ediyoruz?
Neden aralara karışan sahte isimli trollerin, yangına körükle giderek bizi daha fazla bilemesine fırsat veriyoruz?

Bu terbiyesizlik nereden çıktı?..
“Olağanüstü kurultay” çağrısından!..
Pazarda limon satan bir Ülkücü olsaydım da ben, sadece bu sebeple bile bu kurultaya karşı çıkardım.
Çünkü bu pompalanmış heyecan ve bunca terbiyesiz beyan, Ülkücü camiada sakil durmaktadır.
Ben, sonu belli olmayan bir hayal için kırk yıllık Ülküdaşlık hukukunu terk etmem.
Bu hukuku “artık önemsemediği” izlenimi verenlere, ufukta acayip bir umut görmüş de gözü dönmüş gibi saldıranlara da “haklısınız değişim lazım” demem.
Ülkücü edebiyle, durumdan rahatsız olan ve değişim isteyen Ülküdaşlarım, benim başımın tacıdır.
Ülküdaşını kırmamak için bu topa hiç girmeyen Ülküdaşlarıma da büyük saygım vardır.

Değişim isterken sabrı kalmamış olanı ve 2018 tarihini beğenmeyeni de anlarım.
Ama bence Devlet beyin, Genel başkan adaylarının üzerinde “iki yıl bekleyecek kadar” hatırı olmalıydı.
Bütün genel Başkan adayları, Sayın Devlet Bahçeli tarafından çok yüksek makamlara layık görülmüş, değerli insanlardır.

Bu vefasızlığın, “bugün onaysa yarın da size” yapılacağı unutulmamalıydı.
Taşların yerinden oynamasının dosta yarar sağlamayacağı anlaşılmalıydı.
Aslında basit “illegalite kuramı” tecelli etmiş ve umutsuzluk, muhalif katmanları genel teşkilat disiplinin dışına çıkarmıştır.
Tarihte meşru yoldan iktidar umudu olmayanların, girdiği yol, isyan, ihtilal ve inkılaptır.
Edebiyle yol yöntem arayan hiç kimseyi, ihanetle itham etmeyi doğru bulmuyorum.

Ancak muhaliflerin arasına ağır bir hatadan, hatta suiistimalden dolayı sessiz sedasız ihraç edilenlerden, kendisine verilen görevi yapmadığı halde başarısızlığın suçunu başkasına atıp kaos yaratan menfaat odaklarına kadar pek çok negatif insan sızmıştır.
Görünen o ki; kıymeti kendinden menkul pek çok siyasi karartı, genel sicil affıyla bir koltuk kapmak için pusuya yatmıştır.
Sosyal medyada, merdiven altı haber sitelerinde veya sahibinin sesi gazetelerde yapılan bunca çarpıtma habere, terbiyesiz yorumlara, hatta ak trolleri aratan içi dışı “kahpelik” dolu beyanlara rağmen değişim isteyen herkesin sütten çıkmış ak kaşık olduğuna kimi inandırabilirsiniz?

Genel merkezde görev yapanlarda yahut ta şu veya bu şekilde genel merkez onayından geçenlerde hiç olmazsa bir ölçüde sır tutma, söz ve tavırlarını sakınma, oturup kalkma adabı, kısaca ahlakına güvenilirlik vardır.
Peki oradan camızın göle tükürdüğü gibi “Hööyt bu ….. artık gidecek!..” diye bağıran adamların ne kadarı bu güven testinden geçmiştir?
Size “efendim hayırlı olsun; emrinizdeyiz” diye sokulan, referanslı referanssız insanlardan hangisini ne kadar tanıyorsunuz?
Pusudaki sicili bozukların “genel af” coşkusunu veya MHP’de bir sicili olmayan kenarda kalmışların size yatırım yapmasını “MHP’de heyecan” diye sunmaya hakkınız var mıdır?
Değişimi, disiplin içinde camı çerçeveyi kırmadan sağlamayı tercih ederek 21 Mart 2018’i bekleyenleri “parti baraj altına düşerken duyarsız kalmakla” itham etmek de basit bir kurnazlıktır.

Kimsenin ortaya karışık müneccimlik yaparak, kimseye Ülkücülük anlatma hakkı yoktur.
Ben, vücudunun her tarafı, çapını nezaketiyle takviye ettiği, paye ve makam verdiği insanlar tarafından açılmış hançer yaralarıyla dolu bir dava adamına bir darbe daha vurmaktansa diri diri toprağa girmeyi tercih ederim.
Siz de MHP’yi Başbuğ’dan emanet almış olsaydınız, bu şartlarda “partiyi mevcut adaylara bırakmam” derdiniz!

Kurultayı iki yıl erkene almak için koparılan bu kayyumlu gürültü, MHP’nin kapısından girdiği anda şehitleri mezarında ters döndürecek “sicili bozukların intikam çığlığı” olduğu zaman “anlaşılabilir” olmaktadır.
Ama normal şartlarda, Devlet bey okyanus ötesine doğru bağırırken: “Bahçeli Ülkücüleri azarladı!” diye yalan haber yapanlar, aslında bana göre:
“Velev ki Hainiz!” diye bağırmaktadır!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER