Asikurtlar©

Vebal Manifestosu!

Vebal Manifestosu!
26 Şubat 2016 - 11:45 'de eklendi ve 4112 kez görüntülendi.

Manifestolar, bir oluş, duruş ve davranışın sebeplerini belirleyen yazılardır.
Her yiğidin yoğurt yiyişi gibi vebal sorumluluğu da birbirinden faklıdır. Benim duruş ve davranışlarıma yön veren düşünceler ise şunlardır:
1- Değişim arzusuyla “başkaldırıyı” kutsamak, koruma refleksiyle “sadakati” kutsamaktan daha değerli bir tavır değildir.
Bu konuda bir hüküm vermek için her iki tavrın da sonucunu görmek gerekir.
2- Parti içi demokrasi diye bir şey varsa herkes birbirinin fikirlerine ve duruşuna saygı göstermelidir. Bunu, en çok da: “Demokrasi hemen şimdi!..” diyenler yapmalıdır.
3- Koltuğunda istikrarla sebat etmenin, görev sadakatiyle telif edilebilecek bir yönü vardır. Koltuk için ayaklanmanın ve itaatsizliğin ise anlayış gösterilecek bir tarafı yoktur.
4- Kişilerin Ülkücülüğüne güven duymamak ve niyet okuması yaparak onları “koltuk sevdası”yla itham etmek, sadece muhaliflere özgü bir hak değildir.
5- Bir Ülkücü, fikirlerinde diğer aydınların hayal bile edemeyeceği kadar hürdür, ama emirde nefer olmak, teşkilat disiplinine itaat etmek Ülkücülüğün gereğidir.
6- Parti içinde taraf olmakla, düşman karşısında yiğit olup saf tutmak birbirinden farklıdır. Bu sebeple: “Durma safını belli et!” önerisi, nefsi bir rezervasyon çabası değilse harici bir tuzaktır. Bu durumda her Ülkücü, kendisine: “Hayrola savaşa mı gidiyoruz?..” sorusunu sormalıdır.
7- Siyasette atılan bütün adımların, büyüklüklerine uygun bedelleri vardır. Mesela bir İl Başkanının, Genel Başkanıyla çalışmak istememesi karşısında Genel Merkezin o İl Başkanının bu durumunu parti tüzüğüne uygun olarak değerlendirip tedbir alması, geleneğe uygundur.
8- Hiçbir partilinin, yaptığı hareketin sonucuna katlanmaktan muaf tutulmak gibi bir ayrıcalığı yoktur. Böyle durumlarda Genel Merkezin göstereceği bir zaaf, gelecekte anarşi doğuracaktır.
9- Her siyasi partiden parti içi demokrasinin gereklerini yerine getirmesi talep edilebilir. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi gibi diyetsiz, tavizsiz, ülkücü bir siyasi yapıdan, salon, sandık ve delege korkusuna dayanan hukuk dışı tavizler beklemek, mantıksızlıktır.
10- “Parti baraj altına düşüyor; onun için ayaktayız!” sözleri, ihtiyatla karşılanması gereken sözlerdir. Merkez sağ oyların % 40 bandının üstünde AKP tarafından bloke edildiği bir dönemde mevcut lideriyle % 17’leri görmüş bir MHP’nin başka bir liderle ne göreceği önceden kestirilemez.
11- MHP’nin siyasi (ABD) ekonomik (TÜSİAD) ve dinsel (Cemaat) baskı gruplarıyla uzlaşarak oylarını artıracağı düşünülüyorsa, bu şimdiden açıkça söylenmeli, özlenen yeni liderin elindeki “sihirli değnek” partililere gösterilmelidir.
12- Bütün niyetler halis, kalpler samimi, hareketler ilkeli olsa bile “İki yıl bekleyemeyiz” İddiasının inandırıcı olması için iddia sahiplerinin son çalışma performanslarının dikkate alınması gerekir. Geçmişi dikkate almadan geleceği anlatmak, müneccimlerin işidir.
13- Ocakta yetişenler, görevi kim verdiyse onun geri alacağına bilirler. Aceleciliği, MHP’yi, herkese ve her şeye rağmen bugüne kadar sapasağlam getirmiş bir lideri üzmeyi zül sayarlar.
14- Ben de kardeş bildiğim Ülküdaşlarımla kavga etmek, kardeş canı yakmak için Ülkücü olmadım. Üzebileceğim en son Ülkücü ise Sayın Devlet Bahçeli’dir.
15- Kişilere yapılan haksızlıkların verilen büyük üzüntülerin vebali vardır. Bazen kul hakkı olur camiayı tutar; bazen de ah olur bir milleti bitirir! Bu hukuka dikkat etmek, inancımızın gereğidir.
16- İletişim çağının kontrolsüz araçlarının da etkisiyle Sayın Bahçeli’yi üzecek fütursuz beyanlar, bırakın Sayın Bahçeli’yi, meleklerin ahını alacak seviyeye varmıştır. Bazı sanal ortamlarda yapılan Bahçeli düşmanlığı, PKK’lıları aratmayan boyutlardadır.
17- Sayın Bahçeli, bugüne kadar sadece memleket düşmanlarının canını yakmıştır. Partililerden biri, eğer canı yanacak kadar haksızlığa uğramışsa, önce dürüstçe aynaya, sonra da yakın çevresindeki ihtiras sahiplerine bakmalıdır.
18- Bir genel müdürlük kadrosu için Genel Başkanlık makamına müracaat eden beş adayın “diğer dördünün Ülkücü olmadığına dair ” dosya hazırladığı bir camiada, lider değişikliği tek başına çözüm olamaz.
19- Menfaatlerine gem vuramayan topluluklar, hiçbir zaman, Ülküdaşlık ruhu kazanamaz. Kişilere ve kliklere taviz verilen bir camiada menfaat çatışmalarının önü alınamaz!
20- Sayın Devlet Bahçeli, sıradan bir Genel Başkan değildir:
a) Başbuğ liderlik kültürünün taşıyıcısıdır.
b) Ülkücü ideolojinin ve disiplinin koruyucusudur.
c) Hareketin hafızasıdır.
d) Ülkücülerin ahlak ve dürüstlük rehberidir.
e) Partililerin akıl hocası ve hakkında kitaplar yazılmış ağabeyidir…
21- Onu alelacele değiştirmek ve partiye bu özelliklerden yoksun ama daha popüler bir genel başkan getirmek isteyenlerin, bu vasıfların hangisinden rahatsız oldukları ise bilinmemektedir!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER