SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Kahpeliğin Böylesi!

KÖŞE YAZILARI

Vatan sevgisi İmandan dır

Bu haber 21 Kasım 2012 - 12:49 'de eklendi ve 45 kez görüntülendi.

Ne güzel sözdür : Vatan sevgisi imandandır.

 

Zaman gazetesi yazarı Sayın Ali Bulaç,” bu uydurulmuş bir hadistir ” diyor.

 

Eğer öyleyse bile yani sahih hadis değilse de çok güzel bir cümledir.

 

İnsanları bir toprak üzerinde şuurlu bir topluluk halinde bütünleştirmek,birleştirmek ve ortaklaştırmak emeliyle vatanı telaffuz etmek gönüle lezzet verir.Hatta arapça ifadesi de ne güzeldir : Hubbü-l vatan mine-l iman !

 

Sevgili kardeşim Doç.Ruhi Ersoy’un ” ağabey Ali Bulaç’ın yazısına bir göz atarmısın ” demesi ile haberdar olduğum makalesinde yazar, Peygamberimizin vatanı ihtiva eden,hiç bir mekanı yüceltmediğini,milli mücadelede şairlerimizin pek üstünde düşünmeden ürettikleri şiir ve hitabelerde vatan fikrini yücelttikleri ve misak-ı milli şeklinde çizilmiş toprak parçasına kutsallıklar atfedildiğini belirtiyor.

 

Ve noktayı şu paragrafla koyuyor : Bölgemizde alt üstler yaşanırken mekanı ve üniteleri yeni baştan gözden geçirmekte yarar var.Çünkü herkesin yücelttiği kendi vatanı,onu diğerlerine karşı milliyetçi ve hegemonik fikirlere sevketmektedir.

 

Bir kere Peygamberimizin yücelttiği,mefkure olarak inananlara hedef gösterdiği yerler elbette vardır.Mesela İstanbul,böylesi yerlerden biridir.Ama belliki birilerinin elinde ” hadismetre ” var ve biz ne desek boş hükmünde olacak.

 

İslam üzerine konuşan ve islam mütefekkiri olarak temayüz eden aydınların özellikle vatan,millet,devlet ve milliyetçilik söz konusu olduğunda kamuoyunda keskin ifadeler telaffuz ettikleri görülmektedir.Milletin birliği ve dirliği hususunda görüşlerin toplamı olan milliyetçiliğin ” islam ölçüsü ” karşısındaki tevekkülü bu tip aydınların sözlerinin gölge boyunu uzatmaktadır.Halbuki bu tartışmalardaki temel problem inanç düzleminde değil,ideolojik zeminde gerçekleşmektedir.Yani bir islamcı aydın ile bir miliyetçi aydın arasındaki fark inançtan değil fikri ayrılıktan kaynaklanmaktadır.Ve bu ayrılık teolojik değil ideolojiktir.

 

Tartışmanın karakterini ise millilik ve kozmopolitlik karşıtlığı oluşturmaktadır.

 

Aksine Türk milliyetçileri bu fikri sistemleştiren Ziya Gökalp’ten beri aynı zamanda islamcıdırlar.Sahibi olduğum yayınevinden henüz çıkardığımız ” Küresel Gelişmeler ışığında Türkleşmek İslamlaşmak Çağdaşlaşmak ” isimli eserimizde Gökalp’in şu cümlesinin altı ısrarla çizilmiştir.” Türkçülük aynı zamanda İslamcılıktır ! ”

 

Ancak kabul etmek zorundayız ki değerli aydın Prof.Nadim Macit’in belirttiği gibi ” 1990 sonrasında ideolojik kapanmaların ardından liberal-kapitalist sistem-din izdivacından mütevvelit yeni birey ve iktidar tipi ortaya çıkmıştır. ”

 

Bu birey ve iktidar tipi üzerine milli yapılanmalara karşı muhalif ama uluslararası merkezlerin ürettiği projelere teşne bir kozmopolit islam atmosferi oluşturulmuştur.

 

Gelinen bu noktada kozmopolit fikir atmosferinin ciddi bir fikri arkeolojiye ihtiyacı vardır.Sayın yazar Ali Bulaç’ın ” şairlere ” atıf yaparak ifade ettiği milli mücedele süreci bize bu fikri arkeoloji fırsatını vermeye muktedirdir.

 

Evet milli mücedele aslında çok önemli bir zaman dilimidir.Bu zaman diliminin birbirine benzemez karakterleri vardır.Mesela Mehmet Akif ile Falif Rıfkı zıtlığı..Mesela Hüseyin Avni Ulaş ile Yunus Nadi benzemezliği.Daha seküler Falih Rıfkı ve YunusNadi daha gelenekçi ve islami Mehmet Akif ve Hüseyin Avni ile ne olmuş da Ankara’da buluşmuşlardır ?

 

Bu soru çok önemli bir sorudur.

 

Ama tartışmamızı ilgilendiren temel soru bu tahlilden değil bir üçüncü şıktan çıkacaktır.O şık da şudur : Mehmet Akif ile Behçet Kemal Ankara’da,milli mücadele saflarında buluşmuşlardır da son Şeyhülislam Mustafa Sabri ve Şair-filozof Rıza Teyfik neden buluşmamışlardır? Alimliği hiç de yabana atılmayacak Mustafa Sabri’yi papaz Frew’un ” İngiliz Muhipleri Cemiyetine ” üye yapan fikri kuvvet nedir ? Sevr anlaşmasını imzaladığı kalemini Amerikan kolejine bağışlayan Rıza Tevfik neden milli mücadeleye en sert hücumları etmiştir?

 

Çok açık..

 

Liberal kozmopolitizm !

 

Ve Anglosakson fikrin temsiliyeti.

 

Kozmopolitizm,milliyetçiliğin ve vatanseverliğin karşısındaki en önemli ideolojik mevcudiyettir.

 

Kendisini türlü şekillerde saklar.Güçlüdür,rengarektir ve tatlı dillidir.Bu ülkede en azından yüz yıllık mazisi vardır.

 

İttihatçıların ardından anglosakson siyaset okulunun temsilcileri olarak iktidara ulaşan Hürriyet İtilafçılar bize liberal kozmopolitizmin gerçekleri konusunda ders verecek ölçüde maharet sahibidirler.

 

Milli mücadelede tavrını hubbül vatan minel iman cihetinde koyan merhum Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi hocamızın,Denizli Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi’nin aziz hatıraları da bize bu kozmopolitlik karşısında millici ve vatansever olmak noktasında ders niteliğindedir.

 

Kozmopolitizm, liberalizm damarından beslenen ama vatansever ve milli olmayı beceremeyen fikirler üstü bir ideolojidir.

 

Bu ideolojiyi tanımak için Ali Bulaç beyin de belirttiği gibi milli mücadele şairlerinin,aydınlarının,din alimlerinin neler yaptığını araştırmak ve onların karşısında ne varsa alfabeyi oradan kurmak gerekmektedir.

 

Mevdudi ” vatan enikonu ” iki metrelik yerden ibarettir dedi diye bu islam beynelminelciliği noktasındaki aforizma Amerika’yı,kendi kıtasında,İsrail’i kendi topraklarında tutmayı başardı mı?

 

Vatan ,milliyetçiliği,milliyetçilik de hegemonluğu besliyorsa,bu vatan ve millet düşmanı Amerika ilhamını hangi ideolojiden almaktadır?

 

Yoksa bize çok gördükleri milliyetçiliği kendileri devlet politikası yaptıkları için mi bu kadar güçlüler ?

 

Eğer bu böyleyse,yani milliyetçilik Türke yar olacaksa ve Gazze’de akmakta olan kan bir milli dokunuşla duracaksa,bu millet , milliyetçiliğini yaşasın ve ümmeti müslüman bu zilletten kurtulsun.

 

Merak etmeyin,Türkün atası ne yaptıysa Türkün torunu da onu yapacaktır.

 

Yani Aleme nizam,adalet getirecektir.

 

Çünkü gayrisini bilmeziz biz..

 

” Bidat bilmez Türkleriz. ”

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.