SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Vatan Bayrak Şeref Namus Yoksunları

Bu haber 04 Ekim 2013 - 10:16 'de eklendi ve 21 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

Asla maddi eder biçilemeyen değerler vardır. Rahmetli Mehmet Akif bunu çok iyi vurgulamıştır “Verme, dünyaları aslan da, bu cennet vatanı” Vatana karşı hiçbir değerin biçilemeyeceğini vurgulayan en güzel örnektir. Vatan fiyat biçilemeyecek bir değerse vatana ihanet edenler, bu ihaneti nasıl yapıyorlar? Hangi ruh haliyle bu işin içine giriyorlar? Hayvani arzularının, nefsani isteklerinin kurbanı mı oluyorlar? Yoksa mensubu oldukları zihniyetle örtüştüğü için mi vatan vatan olmaktan çıkıyor?

Namusun maddi değeri olur mu? Şeref, haysiyet parayla pulla ölçülebilir mi? Salı günkü grup toplantısında Milliyetçi Hareket Partisinin Lideri Devlet Bahçeli ilk değerlendirme olarak yaptığı paket konusunda konuşurken şeref ve namus gibi iki kavramı ortaya koydu. Lider Bahçeli şöyle dedi:

“Buradan yeri ve sırası gelmişken, TBMM’de görev alan her milletvekili arkadaşıma, Anayasa’nın 81’nci maddesini hatırlatmayı, bu çerçevede içtikleri and’a göre hareket etmekle mükellef olduklarını söylemeyi bir sorumluluk addediyorum.

Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumaya büyük Türk milleti önünde namus ve şeref üzerine yemin ederek görev başı yapan hiçbir değerli milletvekili bunun dışına çıkamayacak, buna aykırı hareket edemeyecektir.

Çünkü ortada şeref ve namus bahsi vardır.

Bunlar bir insanın sahip olması gereken olmazsa olmaz iki değeridir.

Kuldan utanan, Allah’tan korkan hiçbir fani, hele hele ‘ben Müslümanım’ diyen hiçbir vicdan sahibi yeminlerini bozamayacak, yeminlerinden cayamayacaktır.

Bu söylediklerimin istisnaları döneklerdir, batılın takipçileridir, şirk koşanlardır, günahkârlardır ve kıblesini kaybetmiş zavallılardan başkası olmayacaktır.

Allah’a hamd olsun ki, Milliyetçi Hareket Partisi’nin her milletvekili, bu salonda hazır bulunan her arkadaşım yeminlerine sadık ve sonuna kadar da bağlıdırlar.

Biz sözlerimizden vazgeçecek, doğrularımızı unutacak ve yeminlerimizden dönecek kadar şuurumuzu, izzet-i nefsimizi ve imanımızı şükürler olsun ki kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz.

Artık TBMM’de görev alan tüm milletvekilleri kendilerini gözden geçirmeleri, milli ve manevi vecibelerin neresinde durduklarını kalben ve vicdanen değerlendirmeleri gerekmektedir.

Unutmayınız ki, yeminini çiğneyen, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü dinamitleyen, sabote eden, etmeye de cüret eden kim olursa olsun, millet ve tarih nezdinde beddualarla anılacak ve de hain damgasını kalın harflerle alnına yiyecektir.”

Olaylara Lider Bahçeli’nin, Türk Milliyetçilerinin, Milliyetçi Ülkücülerin baktığı gözle bakamayan, bu şekilde yorumlayamayan insanların en büyük noksanı; Türkçe bakıp görmedikleri, Türkçe anlayıp yorumlamadıkları, Türkçe konuşup düşünmedikleri, Türkçe duruş sergileyemedikleri içindir. Gerçi namus, şeref her insanda olması gereken değerlerdir. Bazen insanların durduğu nokta onu bu değerlerden soyuyor. Hatta vicdanlarını karartıyor, insanlıktan uzaklaştırıyor. Bu tipler genelde ya zalimin kendisi ya da yardakçısı oluyorlar. İşte bunlar için bu değerlerin önemi kalmıyor.

XXXXXXX

Bayrak, bir ülkenin namusudur, şerefidir. Devleti ve milleti temsil eden bayraktır. Onun için savaşlarda en önde taşınır, savaş kazanıldığında oraya dikilir. Bayrak, üstad Arif Nihat Asya’nın:

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü!

Işık ışık dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

………………

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

Dediği gibi büyük ve kutsal bir değerdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ay-yıldızlı kırmızı bayrağıyla emperyalizm altında inim inim inleyen birçok ülkeye kurtuluş ümidi haline gelmiş, hatta bazılarının bayraklarına ilham kaynağı olmuştur. Bizim için bayrak budur. Namustur, şereftir, haysiyettir, bağımsızlığımızın, egemenliğimizin timsalidir. Onun dalgalandığı her yerde dini ibadetlerimizi özgürce yerine getirebileceğimiz vatandır.

Böyle bir değerin yani bu bayrak herhangi bir dünyalıkla ölçülebilir mi? Asla ölçülemez dediğinizi duyuyorum, hissediyorum. Evet, asla herhangi bir maddiyatla ölçülemez. Ancak ölçenler var. Geçenlerde yazmıştım, Türki,ye gazetesi yıllardır adının başında taşıdığı bayrağı kaldırdı, yerine de dalga geçer gibi barkot koydu. Milliyetçi, muhafazakar bir kimlikle ortaya çıkan ve yıllarca milliyetçiler tarafından okunan bu gazete bağlığındaki bayrağı çıkarıp attı.

Geçenlerde, Gönültaş imzalı bir yazıda, bunun nedeni olarak yönetimin aldığı bir karardır diye geçiştirdiler. Bayrak istismar edilmemeli diye bir de utanmadan ders verdiler. Ancak şimdi öğreniyoruz ki bu bayrağı kaldırmanın bir bedeli varmış;

“Borç içindeydiler… Artık varlığı bile unutulmuştu. Sonra… Enver Ören’in vefatıyla birlikte, yeni bir atılıma girdiler. Öyle böyle değil… Uzun uzun televizyon reklamları… Büyükşehirlerin neredeyse her durağında reklamları var.

Ex-Tarafçılar Melih Altınok’lu, Alper Görmüş’lü, Yıldıray Oğur’lu, Ceren Kenar’lı Türkiye gazetesinden bahsediyoruz… Peki, böylesine reklam kampanyalarının, yazar transferlerinin kaynağı ne? Türkiye gazetesinin “AKP’li Taraf” haline gelmesi hangi hediyeyle gerçekleşti?

Kulislerde sıkça konuşulan iddia şu:

Ziraat Bankası Türkiye gazetesine (İhlas Yayın Holding’e) 40 milyon dolar kredi verdi. Eee… Malum ülke seçime gidiyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.