SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Van minüt diye diye

Bu haber 02 Eylül 2013 - 14:21 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

BOP yolunda İsrail’e çekilen van minüt’ü, içerde ve dışarıda kahramanlığa dönüştürmenin altında neyin yattığını, bugün çok acı ve ağır bedelleriyle öğrneniyoruz. Daha da vahimi bu bedeli bizimle birlikte, bütün İslam dünyasının ödemesidir. Hiç uzatmaya, dolandırmaya, yorumlamaya gerek yok. Sonuç gayet net ve kesin olarak ortadadır. Bugün zorda olan, kanıyla, canıyla, vatanıyla, imanıyla lime lime edilen Müslümanlardır. Bunun karşılığında ahkam kesen, ayar veren ve her anlamda karlı çıkanlar en başta İsrail, sonra ABD ve yandaşlarıdır. Yani BOP’un öz sahipleridir. İşte size BOP Eşbaşkanlığı’nın ne işe yaradığının ispatı, işte size “van minüt” tiyatrosunun sonucu.

Değişen ne oldu?

Efendim Mısır’da diktatörlük varmış, Mursi’ye karşı darbe yapılmış ve Sisi halkını bombalıyormuş. Suriye’de Esad zalim ve gaddarmış. Vatandaşlarına karşı kimyasal silah kullanmış. Bunların hepsi iyi de, Arap Birliği’ne üye 22 ülkenin hangisinde demokrasi var? Hangisi seçimle değişiyor, hangisi kendi iktidarına karşı en küçük bir tehdide göz yumuyor? Çok daha önemlisi bugün Mısır ve Suriye’de akan kanın sebebi demokrasi arayışı mıdır, iktidarı ele geçirme mücadelesi midir? Mübarek’i devirip Mursi’yi hem de seçimle işbaşına getirmek Mısır’a huzur ve demokrasi mi getirdi? Libya, Kaddafi döneminden daha mı iyi durumda? Tunus’da 3 yıl öncesine göre değişen ne oldu? Ve Irak. Katledilen 1,5 milyon Müslümanı, nereyse her gün patlayan bombalarda can veren yüzlerce insanı, ülkenin bölünmesini Saddam’ı idam ederek engelleyebildiniz mi?

Hangi demokrasi?

Madalyonun diğer yüzü daha da felaket. Esad’ın tankını, topunu, kullandığı kimyasal silahları kim verdi? Bu silahlarla İsrail’in vurulacağını mı zannediyorsunuz? Sisi’nin Adeviye meydanına sürdüğü asker Mısır’ın değil de başka bir milletin evlatları mı? Silahı ver, halkı kışkırt, ortalığı karıştır, milleti birbirine kırdır, sonra da gel üzerine otur. Bunun adı da demokrasi getirmek olsun. Dünyanın her hangi bir yerinde ABD’nin müdahalesiyle demokrasiye ulaşmış istisna cinsinden bir tek örnek gösteremezsiniz. Ama Afganistan’dan Irak’a, Libya’da Tunus’a bu bahaneyle darmadağın edilmiş onlarca ülke sayabilirsiniz.

Teşekkür etmeyecekler

Bu pis oyunda birinin yanında, diğerinin karşısında yer almak, Müslümana zulmü daha da arttırmaktan, akan kanı daha da azdırmaktan başka bir sonuç doğurmamıştır ve doğurmayacaktır. AKP Mısır ve Suriye’de desteklediği gurupların galip gelmesi ve iktidarı ele geçirmeleri durumunda Türkiye’ye teşekkür edeceklerini mi zannediyor? Dua ettiğiniz ABD askerleri Saddam’ı devirdi diye, Irak halkı Türkiye’ye minnet ve sevgilerini mi iletti. Saddam sonrası iktidara gelenlerin ilk işi Türkiye’nin bütün kırmızı çizgilerini yerle bir edip, rest çekmek olmadı mı? Libya’daki saygınlığımız, itibarımız, işbirliğimiz ve sağladığımız faydanın Kaddafi döneminden daha iyi olduğunu kim söyleyebilir?

Görmeyene Obama gösteriyor

Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, her şey AKP’nin istediği ve beklediği yönde gelişse, Sisi devilip Mursi yeniden başa geçse, Esad’ın kellesi alınsa ve muhalifler iktidara gelse dahi Mısır ve Suriye’nin tavrı değişmeyecektir. Kaybeden, güvenilmeyen, dışlanan yine Türkiye olacaktır. Gelen iktidarların ilk tavır koyduğu, ilk uzak durduğu ülke biz olacağız. Bu kadar çok yalpalayan, bir dediği bir dediğini tutmayan, BOP’a saplanmış bir hükümete nasıl güvenecek, nasıl inanacaklar? AKP’nin bugüne kadar söylediği hangi şey gerçekleşti, hangi tahmin doğrulandı, hangi öngörü isabet sağladı? Nitekim, bugün Arap Birliği içinde Türkiye ile işbirliği yapan ve ortak hareket eden neredeyse hiçbir ülke kalmamıştır. AKP’nin nereden gelip nereye gittiğini, “van minüt” tiyatrosunun niye oynandığını herkes görüyor. Görmeyene de Obama gösteriyor. Daha çok Müslüman kanı akıtacak projesini açıklarken, bunun içinde İsrail’le birlikte Türkiye’nin de olduğunu net ve kesin şekilde ilan ediyor.

Sayın Bahçeli’nin uyarısı

Suriye’de Esad’ın devrilmesinden sonra ülkenin parçalanacağı iki kere ikinin dört ettiği kadar kesindir. Ne yapılması gerektiğini MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Isparta konuşmasında çok net ifade etmiştir. Bir defa da biz hatırlatmış olalım:

” Batılı güçlerin peşine takılıp Suriye’ye yönelik müdahale ortaklığı yaparak savaş açmak, hükümeti ve ülkemizi birçok musibetle yüz yüze bırakacaktır. Başbakan ve hükümeti öncelikle Suriye kaynaklı tehdit ve tehlikelere kafa yormalı, tedbir geliştirmelidir. Gönüllü ülkeler koalisyonu gibi Haçlı zihniyetini hatırlatan oluşum ve organizasyonlardan da uzak duracak dirayeti göstermelidir. Suriye bölünürse bunun ülkemize yansıması ağır olacaktır. PKK ve PYD zaten her fırsatı ganimete çevirmek için pusuya yatmıştır. Kaldı ki sınırlarımızdan kim girip kimin çıktığı belli bile değildir. Şu rezalete bakınız ki, Suriye tarafından gelen kaçakçı görünümlü saldırganlar hemen hemen her gün olay çıkartmakta, sınır birliklerimizi ateş altına almaktadır.

AKP hükümeti bir avuç eşkıyanın şımarıklığını ve küstahlığını felç halinde izlemektedir. Doğal ve doğru olarak bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Tabiatıyla bunu sineye çekmemiz söz konusu olmayacaktır. Açıktır ki, hükümetin düşünmesi gereken önce Türkiye’nin güvenlik ve esenliğidir. Bunun dışında sırf Esad’ı devirmenin yanısıra, küresel mahfillere yaranmak ve göze girmek pahasına savaş dilinin tercih edilmesi çok acı sonuçları beraberinde getirecektir. Başbakan Ankara’nın gerçeklerine dönmelidir. Aklına estiği gibi hareket etmemeli, bari bu konuda sorumlu ve vakarlı bir siyasetçi duruşu göstermelidir. AKP’nin hezeyanlar içinde, önyargılarla Türkiye’nin başına bela açması kuşku etmeyiniz ki karşılıksız kalmayacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.