Asikurtlar©

Utanıyorum!

Utanıyorum!
31 Mart 2016 - 12:42 'de eklendi ve 4051 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye’de yurtlarda erkek öğrencilere tecavüz ediliyor. Tabi haklı olarak insanlar bu şirret olay nedeniyle tepki gösteriyor, tepkide bulunuyor. Bazıları kastını aşan ifadelerde bulunuyor, buna mukabil korumaya hazır olanlar daha beter açıklamalarda bulunuyor. Olay mahalli denilen yer bir vakıf yurdu. Tamam olay orada oldu diye kurumu kötülemekten vaz geçilsin. Ancak korumaya alan iktidar yetkilileri de kurumu sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermekten vazgeçsinler.

Yaşanan olay kurumu bağlamaz ne demek? Bal gibi de bağlar efendim. Hem hukuki, hem toplumsal, hem de dini açıdan bağlar. Hiç kimse bu olayda kurumun suçu yok diyemez. Hatta suçsuzluğunu ispat için, tecavüz olayını kapatmak için olayı aydınlatsın diye MHP tarafından kurulması istenen Meclis Komisyonunu ret eden AKP iktidarı baskılar karşısında aynı önergeye kendi vermek zorunda kalmıştır. Bu gibi işler kişinin ya da kurumun toplum nezdindeki güvenilirlilik (kredibilite) düşürmektedir.

Türkiye kadınların yollarda şiddete maruz kaldığı, öldürüldüğü, bir ülke oldu. Genç kızlarımız bu olaylardan dolayı İslami düşüncelerden uzaklaşıyor, feminist oluyorlar. Kadın aşağı bir varlık gibi gösteriliyor. Kuma getirmek serbest, kızların okumaması normal gibi karşılandığı ülkemizde kadına şiddet, baskı, toplumsal işkence halini almaktadır. Bir de düşünüyorum da, İslam’ın koskoca Peygamberinin kadına, eş olarak, ana olarak verdiği değeri hatırladıkça, kadını ezmeyi normal gören, ikici, üçüncü hatta bazı yerlerde 5.sınıf gören Müslümanları İslam’dan saymıyorum.

Biz medeniyetimizi top yekun maddi-manevi kültürel yapımızla elde ettik. Hayat biçimimizin tamamı bizi bu doğru yola sokmuştur. İnanın hayatımızın hiçbir noktasında biz kadına kötü muamelede bulunmadık. Hep, her zaman bir Müslüman olarak; bazı noktalarda birbirinden üstünlükleri olsa da kadın ve erkeğin birbirlerini tamamlayan eşit Müslüman bireyler olarak gördük ve kabul ettik. Mustafa Kemal Atatürk’ün de bunu bildiği için “Efendiler” diye hitap ettiğini anladık, öğrendik.

Fiziksel bir yıkıntı içinde olan ülkemiz manevi açıdan da toplumsal bir ahlaksızlık çukurunun içinde debelenmektedir. Bütün bunların nedeni ülkemizi yöneten, başımızda giyotin gibi duran, sessiz çoğunluğun sesiyiz diye gelip, “Hayvan Çiftliği” kitabında olanları çağrıştıran bir yöntem izleyenlerin iktidarda olması ülkemizi bu hale getirmiştir.

İnsanların hayat felsefesini bağlı olduğu parti, vatandaşların üstünde etkisi olan iktidar belirlemekte, etkin olmaktadır. İşte bu noktada siz Amerika’ya giderken Amerika’yı kızdırmamak için aslında sizi hiç de yansıtmayan, bazı açıklamalarda bulunursanız olmaz baylar, inanın doğru olmaz.
Bunu yapmakla yalakalığa, yancılığa prim vermiş olursunuz. Örnek mi, işte size örnek: Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Amerika arasında PYD konusundaki görüş ayrılığına ilişkin olarak, “OPnlar farklı düşünüyor biz farklı düşünüyoruz diye küsecek değiliz” diye açıklamada bulunmuş.

İyi de PYD Amerika’dan ziyade sizin için yani Türkiye için tehlike. Yanı başımızda Kürdistan diye devlet kurmaya niyetli, PKK’nın emrinde bir örgüt. Siz de bu örgütü Amerika besliyor diye işi görüş noktasından ele alıp saygı duyacaksınız. Bu nasıl bir iştir?

Sonra ABD bir resmi görünen gayrı resmi bir adam hakkında işlem yapacak, beyefendi bu işlemi, esas kalpazan Pensilvanya’da oturuyor bunun için bir şey yaptılar mı diye Amerikan yargısına ayar vermeye kalkışacak. Sonra da Obama tarafından niye kabul edilmiyoruz diye yaygarayı basacaksınız. Sizin havuz medyanız Amerika’daki 200 parlamenteri paralelci diye ilan ederseniz, daha çok kapıda bekletiliriz. Bazıları da bu halde bile ülkemizi ve başındaki adamı dünya lideri diye Türk Milletine yutturmaya çalışır.

O zaman Rusya’ya karşı tavrınızda yumuşayacak demektir. Zaten Davutoğlu’nun son açıklamasıyla bunun sinyalini verdiniz.

Utanıyorum!

Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER