SON DAKİKA

Usta gemiciklerin su almaya başladı ! ABD askerine dua edeceğine kendini kurtarmaya dua et !

Bu haber 27 Aralık 2013 - 10:05 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan iki gün önce AKP’nin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. Her açıklaması kendini tekzip etti. Her açıklaması kendisini tüketti. Her açıklaması bitişinin ayak sesleriydi. Her zaman gibi konuşan Recep Tayyip Erdoğan ile uygulayan Recep Tayyip Erdoğan’ın farklı kişiler olduğunu bir kez daha her yönüyle kamuoyuna gösterdi.

Mesela konuşmasının bir yerinde dedi ki: Bu komplonun Türkiye’nin hayrına değil şerrine olduğunu lütfen gören. Bu komplonun benzerleri Baykal’a, Erbakan’a da yapıldı. En sert cevabı vermezsek bu komploların benzerleri yapılmaya devam edilecektir.

Erbakan’ı sırtından hançerleyen , Deniz Baykal’a yapılan iğrenç tuzağı miting meydanlarında kullanan kendiyken bir Başbakan niçin bu kadar siyasi ikiyüzlülük sergilemektedir ki?

Merhum Erbakan bile bu ihaneti “Ben ders verirken onlar arka bahçeden ABD’nin, İsrail’in bahçesine kaçtılar. Benim verdiğim kitapların arasına Teksas, Tommiks koyup okudular.” Şeklinde tarif etmek zorunda kalmıştı.

Fazilet Partisi kapatıldığında yerine kurulan Saadet Partisi’ne katılmayarak AKP’yi kuran ve “Milli Görüş gömleğini çıkardık” ifadesiyle geçmişini , mazisini , hocasını inkar eden Recep Tayyip Erdoğan şimdi rahmetli Erbakan’ın ismini zikrederek kendini kurtarmaya çalışmaktadır.

Hele Necmettin Erbakan’ın sağlığında ona söylediği “Önce bu milletin vergisinden, sana verilen paranın bir trilyonunu nerede harcadın bunun hesabını ver. Bak Anayasa Mahkemesi seni mahkûm etti. Senden önce başka bir siyasi de böyle yapmıştı. Bundan yargılandı. O mahkûm oluyor da acaba sen niye mahkûm olmuyorsun?” şeklindeki sözler hafızalarımızda dururken Erbakan’ın ismini nasıl ağzına alabiliyorsun ey Tayyip?

En trajik olanı da “Baykal’a da komplo kuruldu” demesi ve “Bırakın onlar manşetleriyle ihanet içinde olsunlar. İğrenç internet sitelerinde onlar boğulsunlar.” Diye efelenmesi olmuştur.

2011 seçimleri öncesi MHP’ye tezgah yapmak için , hem de AKP’li meclis üyesi , AKP milletvekili aday adayı ve AKP’li bakanların elinden ödüller alan İbrahim Faruk Bayırdır’ın bizzat parasını kredi kartından ödeyerek kurdurduğu ve direkt ÜlkücüGazete adı verilen iğrenç siteler hakkında ne yapmıştı? AKP o zaman bile suçüstü yakalanmıştı. İş kendine dönünce , kardeşi Mustafa Erdoğan’ın olduğu iddia edilen kasetler ortaya çıkınca feryat etmenin anlamı kalıyor mu? Ama Başbakanın siyaset anlayışı maalesef böyledir. Başkasına gelince acımasız ve her olayı siyasi menfaatleri için kullanmayı seven bir zihniyettedir.

Öyle olmasa Deniz Baykal’a yapılan iğrenç tuzağı miting meydanlarında

“Eee zaten Sayın Genel Başkanın Parlamentoya gelip gittiği yok. Biz orada Anayasayla uğraşırken, Sayın Başkan başka yerlerdeydi.”

“(Baykal’ı kastederek) Kendisinden önceki beline hakim olamadı. Hala bu medya, bu siyasiler ‘İnsanın özeline karışıyor’ diyorlar. Yahu kendi eşiyle mi bir şey oluyor da özel oluyor. Bu özel değil, bu genel genel. Bu genel bir ahlaksızlıktır…”

“Komplo komplo dedi… Böyle birşey yapmadığını söylemiyor. İsmi geçen diğer kişi de bunu söylemiyor. Fakat benim en çok üzüldüğüm nokta şudur: Türkiye’nin toplumsal ahlak değerleri açısından bir erozyona uğratma gayreti var. Bu milleti ayakta tutan en önemli güç toplumsal ahlakımızdır. Bunun üzerinden bir mağduriyete oynayanlar var. Bunu kabul etmemiz. Eşlerine ihanet edenleri mağdur olarak göremeyiz…”

“Yahu senin hayatın bu işlerle geçti. Bir kasetle duman oldun. Söylemeyecektim en sonunda konuşturdun.” der miydi ve buna benzer daha başka sözlerle kaset üzerinden siyaset yapar mıydı? Başbakanın bu konularda hukuk, adalet , özel hayata saygı ihtiyacı illa yakınları bu iğrenç tuzaklarla vurulunca mı ortaya çıkacak?

Yine konuşmasının bir yerinde “Biz beddualarla değil dualarla yetiştik.” Diyor . Pakistan dönüşünde de ” Bize Bosna’nın Şam’ın Kahire’nin Bağdat’ın Myanmar’ın 76 milyonun içindeki başı yaşmaklı ninelerin duaları yeter. Biz beddua ile değil dua ile emrolunduk.” Demişti… Bizde kendisinin milyonlarca Müslüman’ın katili olan ABD askerlerine etmiş olduğu “ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız” şeklindeki duasını hatırlatarak … Sus Başbakan sus daha fazla rezil olma diyoruz.

Konuşmasının bir yerinde “Fotoğraflar, belgeler her gün ekranda. Montajlar var. Bundan sonra da yapabilecek kabiliyetteler. Bu mu hukuk? İçeriden dışarıya bilgi sızıyor.” diyerek sanki bu konularda çok hassas davranan , çok hassas düşünen Başbakan rolünü oynuyor? TSK’ya , muhalefet partilerine , medyaya operasyonlar yapılırken Başbakan miting meydanlarında , televizyon ekranlarında bugün şikayet ettiği gibi davranıyordu. Kaldı ki ,bugün kendisini haklı çıkaracak hiçbir gerekçe yok…Ortada kendinin dahi adının geçtiği bir operasyon vardır.

Konuşmasının her yanı defolu ,her yanı trajediydi ama sanırım en büyük bombası herhalde “Bu süreç yeni Türkiye’nin İstiklal süreci mücadelesidir.” Sözü olmuştur.

Başbakana bakın hele , dört bakanı yolsuzluk , rüşvet olaylarından gidiyor , ülke bu konu ile çalkalanıyor bu durumu sanki Kurtuluş Savaşı veren komutan gibi anlatıyor. Evet şuan Başbakan Türkiye genelinde büyük bir mücadele veriyor ,o mücadelesinde yeni yolsuzluk dosyalarımız çıkmasın diye Emniyette polis ve bürokrat temizleme mücadelesidir. Başbakan hala camide namaz kılarken basılmış mümin pozları veriyor ama AKP’nin paralarla yatarken basıldığını tüm dünya öğrenmiş durumdadır. Operasyon yapanlar uluslar arası güçlermiş , ABD ve İsrailmiş bunlar ise işin tam komedi tarafı olmuştur. Daha 6-7 önce Amerikan NBC televizyonuna “ABD’nin Suriye’ye yapacağı kara harekatını destekleriz” açıklaması yapmış olan Başbakan herhalde mizahının zirve noktasındadır.

Beyaz Saray’larda Obama ile “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkılarını söyleyen Başbakan , bu yolsuzluk ve rüşvet olaylarının etkisinden ne dediğini bilmiyor herhalde ?

17 Aralık sonrası öyle komik ve ağlanacak hale düştüler ki, Allah kimseyi bunların durumuna düşürmesin…

Konuşmasında o kadar çelişki vardı ki, daha hangi birini sayalım?

O konuşmasıyla ilgili isterseniz Eski Kültür ve Turizm Bakanı AK Parti İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay’ın yaptığını açıklama ile noktalayalım sözlerimizi :

Doğrusu kendi payıma da bütün bu olup biteni büyük bir acıyla izledim. Ak Parti’ye oy vermiş ya da vermemiş milyonlarca yurttaşımız adına da sayın Başbakan’ın konuşmasını da kafamdaki soru işaretleri ve büyük bir üzüntüyle, hüzünle dinledim.”

Velhasılı kelam Usta’nın gemicikleri artık su almaya başlamıştır.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.