Asikurtlar©

ÜST AKILL…

ÜST AKILL…
30 Ağustos 2016 - 11:52 'de eklendi ve 4131 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye zor yılları yaşarken toplum “az düşünen, çok konuşan” bir yanlışlık içindeyiz.
Neredeyse toplumun her kesimi tartışıyor…
***
İşçi, köylü, kentli…
Akademisyen, siyasetçi herkes tartışıyor…
Önce çözüm dendi, fiyasko!
Düz ovada siyaset vesaire dendi, fiyasko!
Demek ki teşhiste bir hata var!
Maalesef her meselenin sebebini değil sonucunu tartışan bir yanlışlık içindeyiz…
***
Kırk yıldır terörü tartışıp çare üretememek ne acı değil mi?
Terörün cehaletin, geri kalmış zihniyetin ürünü olduğunu söylüyoruz.
Ama ne cehalete, nede geri kalmışlığa çare bulunamadı…
Teşhisi koyan ama tedaviyi yapamayan bir doktor gibiyiz…
***
Şimdi meselelerimiz daha derin ve kronikleşti…
30 yıldır PKK ile uğraşırken, şimdi de “PYD-YPG-İŞİD-FETÖ” Terör virüsü mutasyona uğramış mikrop gibi toplum huzurunu tehdit ediyor…
***
15 Temmuz alçaklığının ardından ortaya çıkan tablo ise meselemizin sadece terör değil, “ihanet ve hainlik” olduğunu da göstermiştir…
***
Şimdi manzara daha ciddidir…
Çözümleri bin düşünüp bir uygulamak zorundayız.
Çünkü hainlik ve alçaklığın boyutu damara zerk edilmiş zehir gibi nereden falso vereceğini kestirmek zordur…
Artık Suriye meselesinin de göbeğindeyiz…
***
Bu noktada Sayın Erdoğan’ın vurguladığı “üst akıl” ve “dış güçler” vurgusunu iyi okumak lazım…
Bu sözler yanlış değil…
Ortadoğu cehennemine bakınca “üst akıl ve dış güç” denen karanlık emelin varlığı zaten anlaşılıyor.
Teröristlerde yakalanan silahlar ve ülkelerin PYD gibi terör örgütlerini himayesi ve bölgedeki çıkar savaşları “dış güç parmağı var” düşüncesini güçlendirmektedir…
***
Uğraştığımız “terör virüsü ve ihanet şebekelerinin tesadüf ortaya çıkmadığını daha komplike bir tehlike ile karşı karşıya olabileceğimizi unutmamamız gerekiyor”.
***
Belki de “Üst Akıl” denen virüsün ülkemizi hedef aldığını da hesaba katmak gerekecektir…
***
Şimdi daha dikkatli olma zamanıdır…
Çünkü Suriye bataklığı derinleştikçe ortaya daha korkunç tehlikeler çıkıyor.
“Dış güç-üst akıl” denen hayaletin adı net söylenmese de kimler olabileceği silüyetinden anlaşılıyor…
Dost bildiklerimiz…
***
Zaten asıl sorunda budur…
Yıllardır dost bildiklerimizin (ülkelerin) halen de dost gibi gözükerek şimdi “üst akıl” tehlikesi olarak karşımızda “gizli bir tehlike” olarak durması belki de de asıl meselemizdir…
Bu sebeple Türkiye artık her önlemi almak durumundadır…
Türkiye artık duygularla değil, dengeler ile hareket etmek durumundadır…
***
Sayın Erdoğan bu ciddi durumu sezmiş olacak ki, Suriye meselesinde ve terörle mücadelede ciddi bir değişime geçildi…
Hükümet sözcüsü Kurtulmuş da benzer bir açıklama yapmıştı.
***
Suriye politikasındaki değişim dikkat çekicidir…
Türkiye artık Suriye’de masaya oturmuştur…
***
ABD-RUSYA ekseninde PYD konusunda görüş ayrılıkları sürerken Fırat kalkanı operasyonu ile Türkiye Suriye’de masada olma kararlılığını göstermiştir.
Dost bildiğimiz AB’den çatlak sesler çıksa da Birleşmiş milletler sözleşmesinden kaynaklanan “sınır güvenliğini koruma” hakkını kullanan Türkiye artık fiilen o masadadır…
***
Peki, hedef neden biz?
Üst akıl denen silüyet bizden ne istiyor?
Belki de Huntington’ın “Medeniyetler gruplara ayrılsın” görüşü hayata geçiriliyor…
Belki de yaşananlar yenidünya düzeni serüveninden bir kesittir…
Çin ve Uzakdoğu ayrı bir dünya…
Diğer uçta batının huzurlu sakinleri…
Ortada top koşturanlar ise Ortadoğu olacak…
***
Peki, Ortadoğu ülkelerinden ayrılmış ve yüzümüzü “muasır medeniyetlere” dönmüşken her meselenin içine nasıl çekiliyoruz?
***
Zaten mesele burada ya batılı dostluklarda bir samimiyetsizlik var.
Ya da Türkiye bu gizemli siyaseti anlamakta zorluk çekiyor…
***
Belki de batının “büyük oyunlarını” bozduğumuz için hedef seçiliyoruz…
Hal böyle olunca “üst akıl’ın akılsız terörü üstümüze salması da” muhtemel gözükmektedir…

Mustafa ERTEKİN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER