Asikurtlar©

Uşak Üniversitesi Fetö , Pkk , Dhkp-c Etkisinden Ne Zaman Kurtulacak

Uşak Üniversitesi Fetö , Pkk , Dhkp-c Etkisinden Ne Zaman Kurtulacak
26 Ekim 2016 - 14:00 'de eklendi ve 4524 kez görüntülendi.

Uşak Üniversitesinde Fetö’cüleri ve bölücü unsurları kollama ve mensuplarını aklayacak adımların atılması üzerine kamuoyunu gerektiği şekilde bilgilendirme zorunluluğu hasıl olmuştur.

Kamuoyunda bilinen bir durumdur ki 2011 yılından itibaren Uşak Üniversitesi Prof.Dr. Sait Çelik’in rektörlüğü ile başlayıp peyderpey sistematik bir şekilde halihazırda büyük ölçüde FETÖ/PDY tarafından ele geçirilmiş vaziyettedir. Bu durumda gerek yerel gerek ulusal basında devamlı surette dile getirilmiştir.

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra samimiyetsiz bir şekilde suçluluk telaşıyla bir yürüyüş düzenleyen üniversite yönetiminin tiyatroları bitmemiş, Fetöcüleri temizlemekten ziyade koruma kollama saikiyle hareket edildiğini, Fethullahçı Terör Örgütü ile mücadele etmek yerine hesap görmek istediği kişilerle hukuk dışı uğraştığını, haksız yere açılan soruşturmalarla sindirmeye çalıştığını, fetö ile mücadele eden akademisyen ve idari personele yönelik amansız bir mücadeleye girildiğini, birçok akademisyenin hak ettiği özlük haklarının verilmediğini, üniversitenin bir korku imparatorluğuna dönüştürüldüğünü görmekteyiz.

Rektör Sait Çelik’in 15 Temmuz’a kadar FETÖ/PDY aleyhine yönelik tek bir cümle açıklaması olmadığı gibi, 15 Temmuz sonrası ise inandırıcı olmayan söylemleri ve paylaşımlarını tebessümle karşıladığımız gibi Pensilvanya şeytanına ziyaretlerde bulunan, Afrika ülkelerinde fetöcü kuruluşları fetönün imamları ile ziyaret eden, fetöcü işadamları ile ortak işbirliği yapan, fetöcü kuruluşların açılışında boy gösteren, Fetöcü yurt dışı üniversitelerle protokol imzalayan, üniversitenin bu yapı tarafından istilasına adeta göz yuman, yine kendisinin oluşturduğu yönetim ekibinden birçok isminde tutuklu veya KHK ile ihraç edildiği de göz önüne alındığında rektör Sait Çelik’ten Fetö ile mücadelede bir samimiyet beklemek doğru olmayacağı gibi burada “mensup, irtibatlı, iltisaklı” kavramlarının tartışmasına ise sanırım girmeye gerek yoktur. Görünen köy kılavuz istemez.

15 Temmuzdan sonra Uşak üniversitesinden işte bazı örnekler ve rektör Sait Çelik’e sorularımız.

1-Uşak Üniversitesinde FETÖ/PDY soruşturma-inceleme komisyonu şaibeli isimlerden kurulmuştur. Komisyon üyesi profesörlerden biri daha sonraki süreçte Fetö’den soruşturma geçirmiş, bir başka üye ise gözaltına alınmıştır. Görüldüğü gibi FETÖ araştırma soruşturma komisyonu kendi davasına bakan kadılarla doldurulmuştur.

2-Dekan olarak görev yapan aynı zamanda soruşturma komisyon üyesi olan profesör 10 gün gözaltında kaldıktan sonra ayağının tozuyla gelerek tekrar makamına oturmuş, senato ve yönetim toplantılarına katılmış ve halen görevine devam etmektedir.

3-Eğitim Fakültesinde gözaltına alınan bir doçent derslerine devam etmekte görev aldığı projeleri yürütmektedir. Bu akademisyenin fetö adına yaptığı işgüzarlıklarıkları ise iyi biliyoruz.

4-Komisyonun soruşturmalara adamına göre adrese teslim tanık seçtiği iddiaları doğrumudur? Komisyon ve soruşturulanlar arasında eş dost ahbap ilişkisi içerisinde olanlar varmıdır? Bu tanıklar neye göre belirleniyor.?

5-Milli düşünceye sahip ülkücü ve ulusalcı akademisyenlere Yardımcı Doçentlik, Doçentlik, Profesörlük kadrosunu hak ettikleri halde niçin bu kadrolar verilmiyor.? Söz konusu Fetö mensubu akademisyenler olunca aynı muameleye tabi olmuyorlar. Yaptığınız atamalarda ölçütleriniz ne? Liyakat mi? Terör örgütlerine yakınlıkları mı?

6-Bölücü illagal örgüt sempazitanı öğrencilerin isteği doğrultusunda Türk Bayrağını indirerek gündeme gelen her yerde ülkücü düşmanlığını göstermeye gayret eden Rektör Yardımcısı ve Dekan Prof.Dr.Cengiz Soykan’ın Fetöden açığa alındığını basın marifetiyle öğrenmiş bulunmaktayız. Rektör olarak bu haberi tezkip edemiyorsunuz ama habere atıfta bulunanlara soruşturma açıyorsunuz, bu durumda Cengiz Soykan’ı aklama koruma işlerine girdiğinizin bir ispatıdır. Bu akademisyenle ilgili gelen resmi bilgileri ve ne gibi işlemler yaptığınızı kamuoyuna açıklamaya varmısınız?

7-PKK, DHKPC vb. Bölücü illegal örgütler kapsamında soruşturma geçiren akademisyenlerin hakkında ne gibi işlemler yapıldığı konusunda neden kamuoyuna bir açıklama yapma gereği duymuyorsunuz.? Sosyal paylaşım sitelerinde Kobaniye destek çağrısı yapan Basın Yayın Halkla İlişkiler sorumlunuz ve aynı zamanda danışmanınızın eşi bu soruşturma kapsamında mıdır? Uşak Üniversitesinde bu tür gruplarla FETÖ dayanışması sizce tesadüf müdür?

8- Darbe girişimi sonrası hükümet tarafından gelen talimat üzerine göstermelik mecburen harekete geçmek durumunda kalan Rektör, Üniversitedeki “FETÖ” yapılanmasına şimdiye kadar neden göz yumdu? Bütün bu faaliyetlerden sorumlu olan kendisi değilmi? FETÖ ilişkisi bilinen kişilerin üst düzey görevlerde bulunmaları tesadüf mü? Bariz bir örnek verecek olursak Rektör yardımcılığı yapmış iki profesör KHK ile ihraç edilmiştir. Geniş yetki ve görevler verdiği Danışmanı ise tutukludur.Benzeri onlarca örnek vardır.

9-Fetö aleyhine yazdıkları tweetlerden dolayı soruşturma açtığınız kişilere atadığınız soruşturmacıların Fetöcü çıkmaları sizce tasadüfmü? Spor Fakültesinde soruşturma açtırdığınız akademisyenin Fetö’ye karşı olan tutumları kimleri niçin rahatsız ediyor?

10-Gariban memura gelince sudan ucuz ithamlarla açığa alıyorsunuz ama Fetöcülüğü tescilli olanlara aynı özeni göstermediğiniz açık ve barizdir. Usulen açığa aldığınız akademisyenleri ertesi gün göreve iade ederek soruşturmalarını devam ettirdiğinizi, bazı yöneticilerin ise bu süreçte koltuklarına oturarak iş ve işlemlerine devam ettiğini iyi biliyoruz.

11-İki aylık soruşturma süresine rağmen kendinize hasım gördüğünüz kişilere karşı ek süreler, ek savunmalar koyarak süreci sulandırdığınız, bir baskı unsuru oluşturduğunuz doğrumu?

12- Bir takım ortamlarda “ülkücüleri hiç sevmem çünkü onlar Müslüman düşmanıdırlar” gibi bir cümle kurdunuz mu? Zira ülkücü düşmanlığınız üniversitedeki uygulamalarınızdan belli oluyor.

13-Geçtiğimiz aylarda üniversitedeki terör örgütü yapılanması ile ilgili basın açıklamamdan sonra şahsımın sözde sizi tehdit ettiğimi iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulunmanız konusunda size tavsiyede bulunan FETÖ+PKK üst aklımı?

14-Öğrencilerimiz derslik bulamamakta, ayakta dersler görmekte iken ve birçok fakülte, yüksekokul kağıt üzerinde kurulu olup bina bulamamazken sizin rektörlük binası yaptırmanız ne kadar etiktir?

15-Devletin malı deniz mantığı ile hareket ederek evinizdeki mobilyadan,terlikten, içtiğiniz damaca suyuna kadar rektörlük bütçesini kullandığınız ve yine evinizin tadilat, onarım işlerini Yapı İşleri bütçesinden yaptırdığınız doğrumu? Oturduğunuz ev lojman statüsünde olduğu için bunları yaptırmanız yasal bir hakmıdır? Yoksa ben yaparım olur mantığımı? Evinizde hizmetçi olarak çalıştırdığınız personelin ise taşeron firması elamanı olduğunu iyi biliyoruz.

16-Yabancı uyruklu öğrenci olarak dünyanın dört bir yanından yıllarca getirdiğiniz öğrencilerin Uşak’ta hangi evlerde kaldığını açıklayabilirmisiniz?

Rektör Sait Çelik’e buradan sesleniyorum. Kendinize olan bu güveni nereden alıyorsunuz. Yoksa ben herkesi kandırır yoluma bir şekilde devam eder bildiğimi okurum mu diyorsunuz?

Milliyetçi Hareket Partisi olarak Rektör Sait Çelik’in devletle alay eden bir şekilde terör örgütlerine karşı bu koruyucu tutumlarını, hukuk dışı işlemlerini, keyfi tutumlarının takipçisiyiz.

Uşak’ta ki iktidar sahibi siyasi erklerin tüm bu gerçekleri bilmesine ve onlarında rektörden yana sitemkar, şikayetlerine rağmen sessiz kalmalarını da manidar buluyoruz. Fetö ve bölücü unsurlarla mücadele sadece facebook’ta iki cümle yazmakla olmaz.

Sonuç itibarıyla kamu kurumlarında kök salmış bu hainlerin silinip atılması için hukuk çerçevesinde hızlı adımların atılması, siyasilerin emniyet mensuplarına, adli makamlara baskı yapmaması beklenmektedir. Bu sözün altını özellikle çiziyorum çünkü her yerde olduğu gibi İlimizde de birtakım siyasilerin görevini yapan emniyet mensuplarına, yargı mensuplarına, bürokratlara baskı yapmaya çalıştıklarını, siyasi etiketler yapıştırarak ithamlarda bulunduklarını hatta Ankara’ya şikayetlerde bulundukları konusunda da bilgi sahibiyiz ve süreci dikkatle izleyip takip ediyoruz. Adı soyadı siyasi ünvanı ne olursa olsun hiç kimse kendi kişisel hesabını, milletin hesabının üstünde tutmasın. Söz konusu olan ülke ve milletin bir beka meselesidir. Bundan dolayı herkesin aklını başına devşirmesi şarttır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

MHP UŞAK İL BAŞKANI

Muhterem KURUÇAY

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER