Asikurtlar©

UMUDUMUN KANATLARI KIRIK

UMUDUMUN KANATLARI KIRIK
01 Ocak 2017 - 22:16 'de eklendi ve 2833 kez görüntülendi.

Çok zor bir yılı geride bırakırken birçok insan yaşanan olumsuzlukların da geride kalması için dua ve temennilerde bulunuyordu doğal olarak. Ancak hayat dua ve temennilerde olduğu gibi değildir çoğu zaman. Ülkemiz ve bölgemizde yaşanan olayların gelişim seyri üzerine düşünenler bu temennilere katılsa da 2017’nin 2016 yılından çok daha zor bir yıl olacağının farkındaydı. Maalesef 2017’nin henüz ilk saatlerinde İstanbul’un en ünlü gece kulüplerinden birinde terör 39 masum cana kıydı. Ümitlerini yeni yıla taşıyanlar yılın henüz ilk saatlerinde mateme büründü.

Kahvehane geyiklerinin, ülke kurtarma seanslarının klişe sorusu “ne olacak bu memleketin hali?” artık cevabı verilemeyen bir soru halini alırken, ülke insanının üzerine kara bulutlar bir karabasan gibi çöküverdi…

Memleketin 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana topyekûn saldırı altında olduğu aklı başında herkesin malumu. Bu manada elbette her zaman olduğu gibi yine devletimizin yanındayız. Bununla birlikte, insanları ümitsizliğe sürükleyen şey; terör olaylarına dahi ayrıştırıcı, ötekileştirici, siyasal anlamda safların çözülmesine ve oy kaybının engellenmesine yönelik saiklerle cevap verilmeye çalışılması.

Ümitsizliğin Müslüman’a haram olduğunu bilsem de umudumun kanatları kırık. Çünkü yaşadığımız sorunların müsebbibi mevcut iktidar anlayışı ve bugünkü konjonktürde mevcut siyasal tabloyu değiştirecek bir veri yok ortada.

Umudumun kanatları kırık çünkü terörün panzehiri kararlı bir milli birlik iken milli birliği sağlamak sorumluluğunda olanlar devletin bekasını, iktidarlarının bekası ile özdeşleştiren bir anlayışın sahibi ve terör, ülkeyi yönetenlerin destekçilerinin ayrıştırıcı söylemleri üzerinden hedef belirlerken iktidar bunu engellemek adına samimi bir tutum içinde görülmüyor!

Soma’nın, Ermenek’in sorumluluğunu kadere, fıtrata yükleyen, en küçük bir özeleştiri yapmayan zihniyet, gece kulübüne yapılan terör saldırısının sorumluluğunu da mekân sahibine ve hatta eğlenmeye giden masum insanlara fatura etmekten ar etmiyor…

Bir yandan milli bayramların kutlanmasına şehitleri gerekçe göstererek kısıtlama getirirken bir yandan açılıştan açılışa koşan, ülke bu haldeyken ortak değerimiz Atatürk’ün heykelleri ile uğraşan, Atatürk’ü Koruma Kanununa rağmen Atatürk’e hakaret edenleri himaye eden bir iktidarın bütün toplumu kucakladığına dair söylemleri samimi bulunmaz ve karşılık görmez…

Bir yandan haklı olarak ülkenin kaosa, iç karışıklığa sürüklenmeye çalışıldığını söylerken diğer yandan bunun için her türlü malzeme sağlayan, cehennem ateşine odun taşıyan bir zihniyet toplumun tamamını kucaklayamaz.

Yeni Türkiye söylemiyle tarihi yeniden yazarcasına her şeyi 15 Temmuz’a endeksleyen, laiklikle uğraşan, laikliğin değerini kavrayamayan bir anlayışla toplumun tamamı kucaklanamaz.

Milli birliğin tesis edilmesi gereken bir zamanda ayrıştırıcı hutbeler okutarak, toplumsal kutuplaşmaya hizmet eden, birçok inançlı insanın dahi Cuma namazını terk etmesine sebep olan bir diyanet yönetimi ile sorunlar aşılamaz.

Teröre insan kaynağı sağlayan radikalleşme, yabancılaşma, kimliksizleşme gibi meselelerde hiçbir sosyal, kültürel veya dini araştırma yapmayan, önleyici tedbirler almayan bir yönetimle mevcut sorunların aşılması mümkün değildir.

Kamu bürokrasisinde terör örgütü olduğu yıllar süren ortaklıktan sonra anlaşılan bir cemaatin boşluğunu başka cemaatlerle doldurmaya çalışan, atlatılan bunca badireye rağmen liyakati önemsemeyen, işi ehline bırakmak gibi bir kaygı gütmeyen zihniyetin Türkiye’nin sorunlarını çözmesi olası değildir.

Kamuda taşeron aracılığıyla çalışan temizlikçi, güvenlikçi kadrolarındaki binlerce garibanı sırf kendilerinden olmadığı için işten çıkarıp, yerlerine ülke bu halde iken bile sırf kendilerinden olanları alanların ülkeyi huzura kavuşturması hayalden öte bir beklentidir.

Ülkenin yarısı kendilerine oy verse de diğer yarısının nefret ettiği ve bu diğer yarısını düşman gören zihniyetin birlik ve beraberlik çağrıları ağızdan çıksa da yürekleri yakalayamaz…

Yunus Suresinin 100. ayetindeki “Allah aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır.” hükmüne rağmen devlet aklına, ortak akla yönelmeyenlerin ülkeyi iyi bir yere getiremeyeceğini görmek için çok da zeki olmaya gerek yok…

Velhasıl umudumun kanatları kırık çünkü birlik beraberliği sağlaması gerekenlerle ülkenin sosyal, siyasal, dini, mezhepsel, etnik fay hatları üzerinde debelenenler maalesef aynı yöneticiler…

Yiğit GÖKALP

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER