Asikurtlar©

ÜLKÜCÜLERİN DERİN ‘SIZI’SI

ÜLKÜCÜLERİN DERİN ‘SIZI’SI
06 Temmuz 2015 - 16:41 'de eklendi ve 4460 kez görüntülendi.

İşleyen, Mevzubahis albümü sonrası 10 sanatçı ile gerçekleştirdiği ve arşiv niteliği taşıyan ‘Sızı’ albümüyle yeniden karşımızda. Dinlerken her birinin hikâyesiyle hüzünleneceğiniz albümde, son şehitlerimiz Cengiz Akyıldız ve Fırat Çakıroğlu’da unutulmadı.

Ayrıca Özmenem isimli şiir bestelenerek koro halinde seslendirildi.

‘Sızı’ albümü tüm müzik marketlerde.ve D&R mağazalarında yerini aldı. Ayrıca internetten İtunes üzerinden veya Çınar Müzik internet sitesi üzerinden de indirilebilir…

Bir yanımız hep acıyor. Tomurcukken solan güller, yıllar geçsede acıtıyor kalbimizi. Zaman küle dönüşmeden, köz veriyor benliğimize. 12 Eylül’ün puslu ve kokuşmuş sokakları, bir-bir solan çiçeklerle daha bir karanlık, daha bir loş oluyor. Bayrak ve Allah aşkı, Kur-an sevdası ilmik-ilmik sararken bedenlerini, nasıl susardı ölümsüz yiğitler dedirtiyor bizlere.

Susmadılar. Haykırdılar. Döküldüler üniversitelere akın akın. Bir ölüp, bin dirildiler. Kurşundan korkmadılar, tabutluklar gördükçe güçlendiler. Yılmadılar. Her biri bir kahraman, her biri bir fidan…

Ağlayan bir Eylül, ağıtlar yakılan yılların üzerinden geçen 35-40 sene. Ne yıllar önce kara toprağın altında yatan ‘Kürşat’ları unuttuk, ne de daha dün gözümüzden kayıp giden ‘Akyıldız’ımızı ve ‘Çakıroğlu’muzu…

Geçtiğimiz günlerde altıncı albümünü piyasaya sundu Zafer İşleyen. Bu sefer tek kişi değil. 10 sanatçıyıda yanına aldı. Dinlerken zamanın nasıl aktığını anlamayacak, gözyaşı dökecek, ve koskoca bedenlerin o tabutlara nasıl girdiğini düşüneceksiniz…

Ahmet Şafak öyle bir ‘Gitme Duracık’ demiş ki, can dayanmaz… Atilla Yılmaz ‘Fakülte içinde vurdular’ derken sanırsınız yanınızda gerçekleşmiş… Manas, Kaya Kuzucu, Mahmut Tülek, Yıldırım Yıldızdoğan, Emin Demir, Arif Nazım, Ali Kınık, Volkan Sönmez ve Zafer İşleyen… Öyle yorumlamışlar ki ‘Cennet mekan yiğitleri…’ Ağzınıza, yüreğinize sağlık…

Albümde 11 türkünün söz ve bestesi Zafer İşleyen’e ait. Bir de ‘Özmenem’ var. Ayrı bir parantez açmak gerekir. Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun şiirini bestelemiş İşleyen. 11 yiğit ses birlikte seslendirmiş.

Özmenem, Özmenem…

Onlar kabuk Özmenem…

Sen gelde savrulan kül

Yüreklerde köz menem…

Ülkü uğruna şehit

Ben Süleyman Özmenem’

Genelde ağıt havasındaki albümde, ayrı bir hareket ve ayrı bir tat katmış.

Şimdi sözü daha fazla uzatmayalım, ve projenin sahibi Zafer İşleyen ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetimize ortak edelim sizleri;

SANATÇI ABİLERİMİN EMEĞİ BÜYÜK

Uzun zamandır böyle bir hayalinizin olduğunu biliyordum. Nasıl başladı ve bitti bu süreç

1993 yılında şehidimiz Halil Esendağ için yazdığım bir ağıtla başladı diyebilirim. Yıllar içinde birçok şehidimiz için ağıtlar besteledim. Eserler çoğalınca albümde toplamak şart oldu. Çınar Müziğin sahibi Hasan Özgen Bey’e böyle bir projem var dediğimde sağ olsun o da çok beğendi. Sanatçı ağabeylerim ve kardeşlerimde yürekten destek olunca hep beraber güzel bir çalışma ortaya koyduk.

Duygu yoğunluğu yüksek bir albüm.

O yoğunluk kendiliğinden oluşuyor. Acı ve keder var onların hikayelerinde. Genç yaşta tabutluklara gülümseyerek giren yiğitlerin ortak sesleri var.

‘CENGİZ ABİ’ ALBÜMDEN HABERDARDI

Bestelediğiniz isimlerin aileleriyle görüşme imkanınız oldu mu?

Evet Şehidimiz Cengiz Baktemur ve Cengiz Akyıldız’ın aileleriyle görüşüyorum. Rahmetli Cengiz abiyle çok samimiydik. Kader işte bu projeden kendisine bahsetmiştim. Şimdi ağıtların birisi ona, işte sızı.

KIVIRMA SANATI ÜZERİNE YÜKSEK LİSANS YAPANLAR VAR

Her türlü şarkı televizyonlarda okunurken, sizleri göremiyoruz ekranlarda.

Bunu yıllardır tartışıyoruz ama bir türlü işin içinden çıkamıyoruz. Burada hatayı nerede arayacağımız bile belli değil. Maalesef sinema, tiyatro gibi alanlarda yeterli derecede değerlerimiz yer bulamıyor. Zamanında sinemada bizden zannettiğimiz kişiler, bir bakmışız dönem dönem değişen fikirleriyle sinema yerine kıvırma sanatı üzerine yükseklisans yapmışlar!.. Evet, maalesef bu albümdeki ‘Sızı’ bizim sızımız değilde, aşırı sol kesimin sızısı olsaydı, tüm medya sütunları onlara açık olacak, ekranlarda boy göstereceklerdi. Önceden de böyleydi. Dağa çağrı yapan şarkılar onlarca kez çalınırken, bizim eserleri yayınlamamak için kırk takla atanlarla uğraşıyorduk.

‘Kafeste duran kuş, uçmayı hastalık bilirmiş’ biz hiç kendimizi kafese almadık. Özgürlüğü hep yüreğimizde yaşadık. Dolayısıyla onlar kafeslerinde kendi çalıp kendileri oynasınlar.

Yahu kendi ülkemizde milliyetçi olduğumuz için ya da milliyetçi-ülkücü şehitlerin anılarını yaşatıp, bu etkinlikleri daha fazla kitlelere ulaştırmak için biz mi mücadele vermeliyiz, yoksa onlar ekranlara taşımak için yarış içerisinde mi olmalı?.. Ne Ülke, ne bayrak, ne Atatürk, ne Cumhuriyet düşmanı, ne de geçmişinden utanan bir nesiliz. Aksine geçmişin her zerresiyle övünen, ve yeni nesle bunları aktarmak için çalışan insanlarız.

BİR YILDA İKİ ALBÜM

Ve Mevzubahis albümünüz. Tanıtım dönemi nasıl geçiyor…

Geçen sene çıktı fakat daha bir yıl geçmeden ikinci albümü yapmış oldum. Mevzubahis’in tanıtım çalışması devam edecek. En kısa zamanda ikinci klibimizi çekeceğiz.

OCAK TERBİYESİ ALMIŞ GENÇLER GELECEĞİMİZ, ÜMİDİMİZ

İleride yapmayı düşündüğünüzkonsept projeler var mı başka?

Çocuklarımız için Değerler Eğitimi ile Atatürk ve Vatan sevgisi konulu iki albümlük bir çalışma yapacağım inşallah.

Bir ara İstanbul’daki Ülkü Ocakları’ylasohbetler gerçekleştirmiştiniz. Neler yaptınız o süreçte…

Sanata, davamıza ve güncel konulara dair çok güzel sohbetler yaptık şarkılarımı hep beraber seslendirdik… Ziyaretlerimde gördüm ki, birikimli, ülke meseleleriyle doğrudan ilgili bir gençlik yetişiyor. Hepsinin gözünde parlayan bir ışık var. Dilerim ki gelecekte ülke yönetiminde görmek istediğimiz dirayetli ve hakkaniyetli insanlar, ocak terbiyesi almış mert delikanlılar olacaklar.

Sanat camiasından görüştüğünüz, fikiralışverişinde bulunduğunuz ya da destek aldığınız kimseler var mı?

Ben genellikle kendi camiamızdan sanatçı büyüklerim ve kardeşlerimle görüşüyorum. Hemen hepsiyle görüşüyorum. ‘Sızı’da yer alan tüm isimler hiç ikiletmeden koşarak gelip sesleriyle hayat verdiler. Birlik ve beraberliğimiz gerçekten görülmeye değerdi.

Özgün bir tarzınız var. Öğretmenlikhayatınızda zorluklara yol açıyor mu?

Ben mesleğine aşık bir öğretmenim diyebilirim 20 sene bitti çok şükür, bir sorun yaşamadım tam tersi güzel taraflarını gördüm.

Son olarak, okuyucuya bir mesajınız var mı?

Önümüzde uzun ve zorlu bir yol var. Sesimizi duyarmada ise bir ‘Ortadoğu’muz, bir ‘BengüTürk’ümüz var. Havuzlarla beslenmeyen, kısıtlı imkânlarla çalışıp, davaya hizmet eden iki yayın grubuna da sahip çıkalım. Çıkalım ki sesimiz daha gür çıksın. Çıkalım ki haram ile helal arasındaki farkı Türkiye görsün.

Bu uğurda emek veren tüm çalışanlara ve değerli Ortadoğu okuyucularına saygılarımı sunarım.

Yavuz MÜFTÜOĞLU

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER