Asikurtlar©

ÜLKÜCÜLER SEÇİM SONUÇLARINI NASIL OKUMALI?

ÜLKÜCÜLER SEÇİM SONUÇLARINI NASIL OKUMALI?
07 Kasım 2015 - 2:09 'de eklendi ve 4188 kez görüntülendi.

Ülkücülük, sadece politik yaklaşımlarla izah edilecek kadar çerçevesi sınırlı bir düşünce akımı değildir. Siyasi sonuçlarla da meşruiyet kazanmak veya tereddütlere gark olmak ülkücülük ile örtüşmez. Çünkü ülkücülük; dün bugün çizgisinde yarınlara ait bütün soruların cevabını ihtiva eden bir yaşam tarzıdır.

Şüphesiz ki ülkücü anlayışın benimsediği ve politik arenada başarılı olmasını istediği bir siyasi akım olur ve bu çok da doğaldır. Ancak varlık sebebi siyasi ikballer değildir.

Ülkücü hareketin varlık sebebi, Türk milletinin maddi ve manevi huzurunu temin etmek, Türk- İslam aleminin kurtuluş reçetesi olmak, insanlığın adalet içerisinde yaşaması için çalışmaktır.

Ülkücü iradenin ikbale ait medeniyet tasavvuru içerisinde seçimler, işaret taşlarından sadece birini ifade eder. Seçimlerin neticesi, iradesinden, azminden, ülkülerinden vazgeçme veya bütün teamüllerini o istikamete göre belirleme kuvvetinde değildir.

Buna rağmen, şüphesiz ki siyasi iradelerin de yapması gerekenleri ve ülkücü şuura ivme kazandıracak neticeleri almasının gereğini de görmezden gelemeyiz.

Mesuliyetin mefkureye kaynaklık yaptığını hatırlatarak mensubiyet şuuruna sahip olanlara bazı işaret taşlarını ifade edebiliriz:

TAŞRA AÇISINDAN

Ülkücü hareketin yöneticiliğine aday olan arkadaşlarımızın geçmişi, statüsü, halkla olan ilişkileri, yaşantısı, projeleri, ekibi, kapasitesi, hareket ve ülke meselelerine ait donanımı vb. somut bir ölçek ve ciddi bir incelemeye tabi tutulması taşraya büyük bir kalite katacaktır.

Her ülkücü teşkilatların çalışmalarını analiz edebilecek “ düşünce masası” diyebileceğimiz beş kişilik bir kurul tarafından denetimi yapılmalıdır. Bu ekip teşkilat yönetimini her üç ayda bir yaptığı çalışmaların yansımalarını, neleri doğru yaptıklarını, neleri eksik bıraktıklarını, yapılan çalışmaların toplumda karşılığını ve neler yapılırsa faydalı olacağını düzenli bir şekilde aktarmalıdır.

Ülkücü liderler, her ay toplantısını bir ilçede yapmalı ve toplantı sonunda ilçe, belde, köy eşrafı ile bir araya gelip dertlerini dinleyip notlar alarak geri dönüşler yapmalıdır.

Ülkücü hareketin kadın kolları tüzel bir kişilik kazanmalı, aile programları düzenlenmeli, çocuklara hitap edecek çalışmalar yapılmalıdır.

Teşkilatlarımız, sosyal meselelerin -önceliğine göre -( Kızılay, Yeşilay, uyuşturucu, kadın hakları, çocuk gelinler, yeşil alan vb) farkındalık oluşturulması adına projeler uygulamalıdır.

Gençlerin özel eğitim gruplarında yetiştirilerek görev almaları, görev alanların belli alanlarda profesyonel beceriler kazanmaları temin edilmelidir.

Milliyetçi- ülkücü teşkilatlarda görev alan yöneticiler, “ülkücülüğün bir yaşam tarzı” olduğu bilinci ile toplumda yaşantısı ile rol model olacak bir hayat tarzına sahip olmaları en temel özellik olmalıdır.

Ülkücü- milliyetçi teşkilatların organizasyonu ile “etkin propaganda yöntemleri” anlayışı doğrultusunda kadın ve erkeklerden oluşan bir propaganda ekibi yetiştirilmelidir.

Teşkilatların profesyonel bir işleve sahip olması gerekmektedir. ( bütçe, yeterlilik, planlama, strateji, ekip, koordinasyon vb.)

Ülkücü kuruluşlar, düzenli ve gündemli bir şekilde her ay milliyetçi STK ve uygun görülen diğer Milliyetçi toplum önderlerinin katılımı ile istişare toplantıları düzenlenmelidir.

GENEL MERKEZ AÇISINDAN

Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezleri, öncelikle ” milliyetçi, ülkücü hareketteki “ gönül yorgunluğunu” “gönül coşkusuna” çevirecek bir seferberlik ilan etmelidir.

Taşradan gelen yöneticiler ve ülkücülere karşı, onları “neden geldiniz?” algısından ziyade” ne iyi ettiniz de geldiniz” coşkusuna dönüştürecek bir sevgi çemberi ile karşılamak milliyetçi tabanın motivasyonuna ciddi bir katkı sağlayacaktır.

Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezleri, taşra tarafından yapılan teklifleri sadece dinlemekten ziyade not almalı, olumluları uygulamaya geçirip geri dönüş yapıp teşekkür etmeli, uygun olmayanları da gerekçeleri ile birlikte iyileştirilmesini talep etmelidir.

Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezlerinin oluşturacağı “iyi örnekler havuzu” ile taşra teşkilatlarının örnek olabilecek çalışmalarını diğer teşkilatlarla paylaşılabilecek bir ortam oluşturmalıdır. Kurulacak bir bilişim ağı ile yapılması gerekenler, yapılanlar sistem üzerinden takip edilmelidir.

Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezleri, taşra teşkilatlarını hazırladığı bir performans ölçeği ile teftiş etmeli, başarılı gördüğü teşkilatları ödüllendirmelidir.

Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezleri de kendisini profesyonel bir denetime tabi tutmalı, denetim neticesinde ihtiyaç duyulan revizyonları gerçekleştirmelidir.

Medya gücü artırılmalı, medyaya çıkan yüzler yenilenmeli, hitabetten beden diline, mütevazilikten bireysel hayatına kadar hem milliyetçi idealleri hem de ülke meselelerini iyi bilen, çözümleri aktaran ülkücüler basınla buluşturulmalıdır.

Ülke meselelerine ait tehlikelere dikkat çekildiği kadar, Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezleri, kendi tekliflerini daha fazla ifade etmelidir.

Ülkücü- Milliyetçi kuruluşların genel merkezleri sık sık teşkilatlarla ve halk ile bir araya gelmeli hareketin, yaşanan problemlere; insani, İslami ve milli yaklaşımlarını aktarmalıdır.

Seçim sonuçları mı? Herkes işini yapsın. Ülkücüler ülkücü olsun. Gerisi teferruat.

GAZİ KARABULUT

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER