Asikurtlar©

ÜLKÜCÜ-PARADİGMACI MUKAYESESİ

ÜLKÜCÜ-PARADİGMACI MUKAYESESİ
01 Haziran 2016 - 10:17 'de eklendi ve 4278 kez görüntülendi.

 

 

 

“Kızılcahamam’a şehitleri anmak için gidiyorsunuz… Kaç kişi peşinizdeydi? Kalabalığı (!) gördük.” demiş Yeniçağ yazarlarından Arslan Tekin.

Gerçek MHP’yi muhaliflerin temsil ettiğini, Balgat diye isimlendirdiği MHP Genel Merkezi’nin marjinalliğini ve yalnızlığını yazmış. İl il dolaşan Abla’yı karşılayan kalabalıklardan dem vurmuş.
Konuyu metaforik öğelerle örneklendireceksek Arslan Tekin’in Balgat diye hakir gördüğü ve marjinal diye nitelendirdiği irade binlerce Ülkücü şehit ve gazinin aziz hatırasını temsil ediyor.
Haklılık ve doğruluk kalabalıkların sayısına göre ölçülüyorsa AKP’den haklısının bulunmayacağını da ekleyelim!
***
Arslan Tekin’in ve yoldaşlık yaptığı değişimcilerin marjinal gördüğü iradenin içerisinde Mustafa Pehlivanoğlu, Ali Bülent Orkan, Cevdet Karakaş, Cengiz Baktemur, Halil Esendağ, Selçuk Duracık ve daha nice Ülkü devi vardır.
Onlar “Ben” değil “Biz”in yolundan gidenler. Yatağında ölmeyi hatırından çıkarıp kara toprağa cennet bahçesine girer gibi girenler.
Madalyonun diğer yüzünde Arslan Tekin’in avukatlığına soyunduğu egoist irade yer alıyor. “Başbakan olacağım” diyen, “Biz koltuk sevdalısıyız” diye haykıran, genel seçimlerde MHP’nin başarısı için ter dökmek varken evlere hapsolup şimdi “koltuk sevdası” için yollara dökülen irade.
Gerçekten iki iradeyi mukayese etmek akıl ve izan dışı. Gel gör ki Arslan Tekin gibi kalemşorlar böyle bir mukayeseyi zorunlu kılıyor.
***
Mesela “Başbakan olacağım” diyenlere kıyasla Devlet Bahçeli’nin seçim mitinglerini yıllardır takip eden birisi olarak hiçbir şehirde ve platformda benliğini öne sürdüğüne şahit olmadım.
Nereye gittiyse “Tek başına MHP iktidarı” dedi.
Hangi kulağın pasını aldıysa MHP’nin iktidar yürüyüşüne çağrı yaptı.
“Sandıktan bize tek bir oy dahi çıkmasa, İslam’dan, İnsaniyetçilikten, Türkçülükten asla vazgeçmeyiz… Biz politikacı değil, bir davanın takipçileriyiz !” diyen merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’in yolundan ve yolbaşçılığından sapmadı.
Kırmızı plaka uğruna, koltuk uğruna, kişisel hırs ve ego uğruna binlerce Ülkücünün eşinden, işinden ve nefsinden feragat ettiği ülküyü kapıkulluğuna feda etmedi.
***
İftira ehline göreyse Devlet Bahçeli sarayla “ver başkanlığı kurtar genel başkanlığı” ittifakına girmişti…
Güya Devlet Bahçeli 17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları hakkındaki kanaatlerinden koltuk uğruna vazgeçmişti…
Güya Devlet Bahçeli MHP’yi AKP’nin ve Saray’ın arka bahçesi haline getirmişti…
Attıkları iftiralar hedefe saplanmayınca frizbi bıçağı gibi dönüp sahiplerini vurdu.
Fakat merdi Kıpti utanıp sıkılacağı yerde şecaat arz etmeye ve sirkatin söylemeye devam ediyor. Şehitler anıtındaki Ülkücü duruşu, kaynağı meçhul paralarla düzenlenen paradigma değişimcisi buluşmalarla kıyaslayarak sayıya göre haklılık üleştiriyor!
***
Tek sıkıntısı bu da değil. MHP Bolu İl Başkanlığı’na Bolu Ülkü Ocakları Başkanı’nın atanmasından rahatsızlık duyuyor.
Arslan Tekin MHP’nin Bolu İl Başkanlığı’na Ülkü Ocaklı birisi değil de DYP veya ANAP kökenli birisi getirilse rahatsız olmazdın değil mi? Hatta bundan memnuniyet bile duyardın.
Fakat biz Ülkücüler MHP’nin il, ilçe ve beldelerinde sadece Ülkü Ocaklıları görmek istiyoruz. Ülkücü Hareket’in emin ellere, Ülkü Ocaklarının havasını tozunu yutmuş, ocak disipliniyle nefsini terbiye etmiş Ülkücü vicdanlara emanet edilmesini arzuluyoruz. Paradigmalarımızla oynanmasına, liderimize hakaret edenlerin ardına kırk parti sığdırmışlara Başbuğluk biçmesine tahammül edemiyor hatta şiddetle mukabele ediyoruz.
Bizler; “Ben” değil “Biz” olarak kalmayı arzuluyoruz. Hürriyetçi ve şahsiyetçiyiz, ferdiyetçi ve egoist değil.
Bahadır Çoban

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER