Asikurtlar©

Ülkücü İrade,Onarıcı Akıldır

Ülkücü İrade,Onarıcı Akıldır
10 Temmuz 2016 - 20:56 'de eklendi ve 4123 kez görüntülendi.

 

 

MHP,laik sistem içinde siyaset yapan, seküler bir kurumdur. Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve MHP Tüzüğü, bunu böyle öngörmektedir.
Ancak Ülkücülük öyle değildir. Ülkücü’nün yemini “Allah’a…” diye başlar. Kur’an’a, Vatana, Bayrağa, ve silaha yemin olsun diye devam eder. Yani yemin aslında bu beş unsuru kutsamaktadır.
Ayrıca Türk-İslam Ülküsü, Ülkücüye “Nizam-ı Alem, İla’y-ı Kelimetullah” gibi Anayasada,kanunda ve tüzükte yeri olmayan yükümlülükler de getirir.

Yani Ülkücülük MHP’ye meşru bir zeminde hâkim olacaksa bunu şöyle anlamamız gerekir:
MHP’yi Ülkücüler yönetirse bu “Ülkücü bir MHP”dir.
Bununla birlikte, MHP’nin yasalardan kaynaklanan sorumlulukları vardır. Yani MHP’nin, Osmanlı devletinin şer’i vizyonu olan “İla’y-ı Kelimetullah” idealini, seçim bildirgesine alması düşünülemez.
MHP, yine mesela yemindeki “Komünizme” ve “Kapitalizme” karşı bir üçüncü yol arayışında olabilir. Ama parti programına, Ülkücü yeminindeki “kapitalizme karşı…son damla kana kadar” savaşmaktan bahsedenhükümler koyamaz.
Bunun siyasi sonucunun TÜSİAD’a karşı takınılan tavizsiz tavrın getirdiği sonuçtan biraz daha ağır olacağı kesindir.
Dolayısıyla muhaliflerin bugünlerde çok kullandığı bir aforizma olan “Ülkücü irade” kavramı “delegelerin salt çoğunluğu”ndan başka bir anlam ifade etmemektedir.

MHP’nin Ülkücülüğünü, MHP yönetimi veya Ülkücülerin MHP’ye hâkim olma kabiliyeti değil, mevzuat sınırlamaktadır. Ülkücülükteki tavizsiz tutumla siyasetteki esneklik arasındaki fark ise ayrı bir konudur.
MHP’nin Ülkücülüğünden veya Ülkücü iradeye uygun yönetilmesinden kasıt, bugünkü yönetim pratiğinin Ülkücü ahlaka uygun olup olmamasıdır.
Ben kendi şahitliğimle temin ederim ki, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yönetim pratiği, Ülkücü ideolojiye, ahlaka, hukuka ve geleneklere uygundur.
Ancak bu uygunluk, MHP’yi tek başına iktidar yapmaya yetmemiştir.
Ayrıca, Ülkücülüğün halka daha iyi anlatılamaması halinde daha Ülkücü bir MHP’nin daha iyi bir seçim sonucu alabileceğini düşünmek de anlamsızdır.

Ülkücülüğün teorisi sokaklarda, meydanlarda halka uzun uzun anlatılamaz. Ülkücülerin pratikteki duruşları, durumları, hal ve hareketleri ile yaptıkları sosyal ve kültürel faaliyetler “daha Ülkücü bir MHP”nin halk nezdinde itibar görmesi için lazım gelençabalardır.
97’den sonra Ülkü Ocaklarının vakıflaşması, Ülkücü Şehitler anıtının yapılması, ocağın partiyle olan hiyerarşik ilişkisinin ve disiplininin güçlendirilmesi ve benzeri çalışmalar bir lider olarak Devlet Bey’in başarıyla yürüttüğü faaliyetlerdir.

Ondan sonrası, mevcut insan ve malzeme ikilisinin kalitesine bağlıdır.
Dışarıya ne kadar yansıyor ve bunun seçmen nazarındaki negatif etsisi ne olur bilinmez; ama MHPson bir yıl içinde ağır yaralar almıştır.

Ülkücü kardeşlik hukuku öyle yaralanmıştır ki; bende eylem enerjilerini sürekli güncellemekle meşgul olan bazı partililerin, “Ülkücülük-MHP ilişkisi”ne fazla da ehemmiyet vermediği izlenimi hasıl olmuştur.
Yani bizi başarıya götürecek olan şeyin “Ülküdaşlık hukukunun daha canlı tutulduğu, daha Ülkücü bir MHP” değil de adaylardan birine mal edilen “kitlesel rüzgârı arkasına almış bir MHP” olduğu inancı, bazı muhaliflerce benimsenmiş durumdadır.

Devlet beye karşı yürütülen muhalefetinbu denli kırıcı olması, bunun kanıtlarındandır.
“Daha Ülkücü bir MHP”nin hareketi başarıya götüreceği iddiası eğer delege için uydurulmuş bir edebiyat değilse, muhalefetin başını çekenler, Kürşat marşının “yoldaşını bırakıp kaçanlar” kısmına ve Ülkücü yeminindeki “Satanlardan olmayacağız” bölümüne çok dikkat etmelidir.
Kendilerine Milletvekilliği, Bakanlık, Divan Üyeliği ve Meclis Grup Başkanvekilliği payeleri kazandırmış bir lideri, kuvvetli bir rüzgârla terk edip gidenlerin sadakatlerinin”yarın hangi payelerle temin edileceği”meselesi, MHP muhalefetinin önündeki en önemli problemdir!

19 Haziran’da ortak bir divan teşkilinde çekilen güçlük, MYK ve diğer görevlendirmelerde ortaya çıkacak sorunların habercisidir.
MHP’nin içinde bulunduğu ve iki gün önce görüldüğü üzere kavgalara kadar varması muhtemel bu kaotik havadan biran önce çıkması için resmi veya gayri resmiiki kriz masası kurulmalı…
Bir masa,Kurultay sürecinin durumunuvuzuhakavuşturmaklauğraşırken diğer masa, olağanüstü kurultay talepleri-mahkemeler sürecinde oluşan dâhili tahribatı gidermeye çalışmalıdır.

Eğer ülkenin geleceği hepimiz için aynı derecedeönem taşıyorsa öncelikle ele alması gereken konu Ülkücülerin birlik ve beraberliği, MHP’nin bütünlüğüdür.
Benim kafamdaki Ülkücü irade, sayıya vurulan, bölüp parçalayan değil; yaraları saran, MHP’yi her türlü tahribattan koruyan, onarıcıakıldır.
Bu üstakıl, eğer MHP’yi koruma imkânından yoksunsa, tarih nazarında sadece parmak hesabıdır!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER