Asikurtlar©

ÜLKÜCÜ HAREKET DEĞİŞİME SOKULAMAZ!

ÜLKÜCÜ HAREKET DEĞİŞİME SOKULAMAZ!
14 Haziran 2016 - 2:31 'de eklendi ve 5413 kez görüntülendi.

 

 

Cemaat, paralelse, “paralel”in ne olduğunu da biliyorsak, AKP de “paralel”dir!

Sessiz, sinsi, elma kurdu gibi içeriden kemiren, din kisveli çıkar çemberleri kuran cemaat ve yıllarca işbirliği yaptığı AKP iktidarlarının yıkımı kabak gibi ortada…

Güç zehirlenmesi, ikiyüzlülük, yalan, inkâr, kutsallara saldırı, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı, “dinler arası diyalog” maskeli ve rezil bir din tacirliği insanımıza kabuk değiştirtiyor!

Adam, “PKK düşman değildir” dediğinde çılgınca alkışlıyorlardı, şimdi “PKK’yi yok edeceğiz” diyor, aynı takım yine alkış tutuyor!

Saray’daki adam, “Türkiye 3000 senesinde AB’ye girer” diyen Cameron’a yine alışık olduğumuz “Kimse tahammülümüzü test etmesin” cevabını veriyor, birileri alkışlıyor!

Şaka gibi ama burası Türkiye…

Vali geçecek diye polisin ambulansı beklettiği memleketteyiz…

Şehit cenazesinde dua eden imam, cemaatin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de yâd edince alkış tufanı kopuyor!

Musalla taşında yatan yiğit kadın da, kimilerine göre başı açıktı, kimilerine göre işsizliği artıran faktördü, kimilerine göre kahkaha atandı, kimilerine göre eksik etekti, ama o bir anneydi ve önceki gün Mityat’ta şehadete yürümüştü!

Ülke Ramazan’ı idrak ediyordu…

Adamın biri TRT’de, milletin parasıyla yayın yapan TRT’de, hem de Ramazan vakti, “Namaz kılmayan hayvandır” buyurdu, namaz kılıp da vakıflarda çocukları taciz eden hayvanları unutarak…

1963’lerde Hac organizasyonu şirketini dolandıran bugünün meşhur fesli-kravatlı delilerinden biri, “Sıfırlama tapeleri gerçek olsa bile Erdoğan’a oy vermeyen imansızdır!” demişti…

Allah korkusu, Kur’an ve Hz. Peygamber’in sünneti ikbal uğruna hiçe sayılan devirdi, İslamcı etiketli biri, “Yolsuzluk hırsızlık değildir” bile dedi…

Tanrı buyruğuna rağmen, birine peygamber diyen, Allah vasıflı diyen, ona dokunmak sünnettir diyenler yüzde 50 oy verdi…

Celladını seven bir kitle doğdu memlekette… Şehide kelle diyen, dizide rol icabı ölümle pençeleşen polise ağlaşan bir kitle…

Sonra o parti senin bu parti benim gezip duran bir fırıldak, allame kesilip “Kuran’da namaz yok, namazı Zerdüştlerden aldık” demekten çekinmedi…

Sorsanız Başbuğ’un yoldaşıydı ama başka çeşmelerden abdestliydi…

Yine parti parti gezip Ülkücülüğe soyunan bir Ablanın peşine düştü birileri…

İlle “iktidar” diyenin, “Türk milliyetçiliği hareketi”ni “değişim”e sürükleyenin farkında değillerdi, mahkeme kapılarına düşmekte beis görmeyen başka bir kitle oluşturdular!

Otellerde iftar açıp Ankara İl teşkilatımızca düzenlendiği yalanını söylemekten bile çekinmiyorlardı artık! O Ablaya biri çıkıp da   Ankara’da kaç tane MHP İl Başkanlığı var?” demiyordu… Yanındakiler Başbuğ’a ihanet edip BBP’e taşınanlardı, DYP’den, ANAP’tan ithallerdi…

İftarda cemaat imamına kürsü verip Ülkücülere dua bile ettirdiler!

Üstelik o iftarda PKK sevici Grup Yorum’un müzikleriyle MHP’de değişim istemenin coşkusunu yaşıyorlardı… Katil Cemil Bayık, Mihraç Ural, Cumhuriyet, Aydınlık gazeteleri boşuna MHP’de değişim istemiyor demek ki…

15 Mayıs’ta denedikleri korsan kongrenin yapılacağı otele 400 bin lira harcayanlar acaba seçimlerde kaç lira harcamıştı? 7 aydır bu milyarları kimler ödüyor? İzmir’deki miting masrafı 100 bin lira imiş ve bir Abileri ben ödedim demişti, eee gerisini kimler ödedi, bilen yok…

Hele vekil seçilip Genel Başkan yardımcılığını kabul ettikten sonra istifa eden Hoca’ya ne denebilir?

“Sayın Bahçeli’nin 19 Haziran’da Ankara’da toplanacak üst kurul delege sayısını gördükten sonra genel başkan adaylığı kararını vereceğini düşünüyorum. Büyük katılımdaki sayıyı gördükten sonra aday olmayacaktır.”

Vay be Hoca… Canın neler de çekiyor? Hele şu asparagas sayıyı bir görelim be…

Zamanın törpüsüne dayanamayan S.Oğan abileri, “Genel Başkanımız bizi iftarda biz araya getirsin. Hep beraber konuşup, iftarımızı beraber açalım” mesajları göndermeye başlıyor…

Surda gedik açtırmayan Bahçeli olanın bitenin başından beri farkındaydı. Her şeyi bir bir anlattı İstanbul’da… Ülkücüler bir daha, bir daha okusun:

“Değişim düdüğü çalındı. Böyle gitmeyeceği söylendi. İktidar olmadığımız, olamayacağımız hayâsızca dillendirildi. Sonuçta, şahsımın hastanede olduğu bir dönemde, toplanan 543 imza partimize getirildi. Bizim sarayla anlaştığımız namertçe söylendi.”

“İlk aşamada partili cumhurbaşkanlığına evet dediğimiz, başkanlık sistemine sıcak baktığımız soysuzca iddia edildi. Hatta benim Cumhurbaşkanıyla sarayda buluştuğum, bir evde görüştüğüm, kurultayın yapılmamasına karşılık başkanlığa tamam dediğim, yeni anayasaya boyun eğdiğim fısıltıdan öte yüksek sesle ifade edildi.”

“Yargıtay kararı açıklandıktan sonra bu alçak sözleri dolaştıranlarda yüz olmadığı için özür dilemediler, bilahare köşe bucak saklanmayı seçtiler.”

“Bayramın hemen ertesinde, yani 10 Temmuz’da, 6’ncı Olağanüstü Büyük Kurultayımızı Ankara’da dava ve kardeşlik ruhuyla yapmaya her birinizi, her dava arkadaşımı davet ediyorum.”

“Sizleri korsana değil, Ülkücü karar ve iradenin şölenine bekliyorum.”

“Dün Merhum Başbuğumuza oyun tezgâhlayanlar, yaşarken bırakınız yanında olmayı, siyaseten karşı cephesinde yer alanlar; bugün çıkmışlar değişim olsun demektedir.”

Bu oyunu bozacağız!

Memleket cellâdını sevenlere kalmış, ama ne pahasına olursa olsun kalesini ve liderini terk etmeyen yüzde 12’lik kemik Ülkücü Hareket’i aşamayacaklar!

 

Mustafa ÖNDER

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER