SON DAKİKA

Ülkeyi yıkan, cami yıkmaz mı?

Bu haber 29 Ekim 2013 - 17:59 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Çocukluğumuzdan itibaren hep duyardık: Türkiye Cumhuriyeti Devletine kuruluşunun yüzüncü yılını göstermeyecekler. Sekseninci yıla kadar bu sözü ciddiye bile almamış, gülüp geçmiştik. Sonra AKP geldi. Kendi deyimleriyle hayal dahi edilemeyenler hayata geçmeye başladı.

Önce ayrıştırdılar

Önce 36’ya ayrıştırdılar. Türkün yerine Türkiyeliyi koydular. Milli olan ne varsa tartışmaya açtılar. Bayramlarımızın içini boşalttılar. Üniter yapıyı, milli devleti hedef alan düzenlemelere giriştiler. Milliyetçiliği ayaklar altına alıp, bu ülkeyle, bu devletle meselesi olan her kim varsa, tamamını ümitlendirip harekete geçirdiler. Bunlara paralel olarak varlık sebebi Cumhuriyeti yıkmak ve ülkeyi bölmek olan bir terör örgütünü yeniden palazlandırıp etkin hale getirdiler. Artık neredeyse adı bile unutulmaya yüz tutmuş bebek katilini yeniden gündeme soktular. Yattığı yeri parti genel merkezine dönüştürüp, oradan parti ve örgüt yönetmesine, gündem belirlemesine izin verdiler. Sonra onlarla işbirliğine girdiler.Oturup pazarlık yaptılar ve rota çizdiler. Biri istedi, tehdit etti; diğeri “kan duracak, barış gelecek” yalanlarıyla bu istekleri teker teker yerine getirdi.

Düzen kurdular

Bu ihanet düzeninin kesintisiz ve hızlı yürüyebilmesi için yargıdan üniversitelere, medyadan iş dünyasına kadar buna uygun bir yapı oluşturdular. Her yeri ve herkesi baskı altına alıp, düzenlerini oturttular. Ömrünü terörle mücadelede tüketmiş komutanları “terör örgütü kurmak ve yönetmekten” tutuklayıp içeri attılar ve İmralı’daki bebek katiliyle aynı cezayı verdiler.Güvenlik güçlerini geri çekip, dağdaki katilleri şehre indirerek, kısacası taşları toplayıp köpekleri salarak meydanı bu hainlere bıraktılar. Millet uyanmasın, bu ihaneti fark etmesin ve hesabını sormasın diye, başörtüsünden kurban derisine, kömür ve makarna dağıtmaktan, menfaat ve iş sağlamaya varıncaya kadar şeytanın bile aklına gelmeyecek her ne tür yöntem ve taktik varsa tamamını kullandı, istismarın her türünü devreye soktular.

Birbirlerini tamamlıyorlar

Gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve birliği tartışmalı hale getirilmiştir. Daha iki gün önce PKK uzantılarının kurduğu bir partinin kongresinde açık ve aleni biçimde, Türkiye Cumhuriyeti ile hesaplarının olduğunu ilan ettiler.Sayın başbakan da bu kalleş güruhuna bir kutlama mesajı göndererek başarı diledi. Sonra bir baktık PKK uzantıları da, AKP zirveleri de kelimesi kelimesine aynı cümlelerle meydan okuyor ve birbirlerini tamamlıyorlar. “Bu daha başlangıç” diyorlar. Yani ülkeyi lime lime etmek, diliyle ve coğrafyasıyla ayrıştırmak, belli bir bölgede fiilen kontrolü PKK sürüsüne teslim etmek, iki dilli, iki bayraklı bir yapı oluşturmak, vergi toplamalarına, asayiş sağlamalarına, vatandaşı baskı ve tehditlerle her istediklerini yapmaya zorlamak, sadece başlangıçmış. Başlangıç bu olursa, arkasından ne gelir?

Arkasından ne gelecek?

AKP ve PKK tam bir söz ve güç birliği içindeler. Sayın başbakan tamamı PKK talebi olan ve Cumhuriyeti yerle bir eden bir paket açıklarken, bunun arkasının geleceğini zaten söylemişti. Arkasından neyin geleceğini ise bugüne kadar söylediklerinin ve istediklerinin hiç biri geri çevrilmeyen ve tamamı karşılanan PKK ifşa ediyor. Anlıyoruz ki, sıra fiili olarak gerçekleştirilen ve alt yapısı tamamlanan federasyonun resmi olarak da hayata geçirilmesindedir. Bunun için KCK ve PKK tutuklularının serbest bırakılmasından, terörle mücadele konunun değiştirilmesi veya kaldırılmasına, Ana dilde eğitimin devlet okulları dahil kamuya yerleştirilmesinden İmralı’daki katilin imkanlarının genişletilip, emrine sekreter verilmesine, basınla ilişkisi sağlanmasından serbest bırakılmasına kadar hepsi sırayla hayata geçirilecektir. Bu kadarla da kalmayacaklarını, yine AKP’nin ortağı PKK söylüyor. 4 parçanın birleştirilip bağımsız Kürdistan’ın kurulmasına kadar mücadelenin devam edeceğini her fırsatta dile getiriyorlar.

Boşuna söylememişler

Son 10 yılda alınan mesafe, böyle giderse önümüzdeki 10 yılda ihanetin hedefine ulaşabileceğini ortaya koyuyor. Bu anlayış, bu zihniyet, bu uygulama ve bu iktidarın devam etmesi durumunda Türk milletinin Cumhuriyetin yüzüncü yılını görmesi gerçekten de mümkün değildir. Meğer bu lafı boşuna söylemiyor, boşuna yaymıyorlarmış. Son 10 yılı gördükten sonra, artık iyice anlıyor, iyice endişeleniyoruz. Sayın başbakan farklı bir konuda da olsa, gerekirse cami bile yıkabileceklerini söyledi. Ülkenin varlığını ve birliğini tartışmaya açıp, bölmeyi ve yıkmayı bu kadar yakın bir ihtimal haline getirenler için cami yıkmak son derece sıradan ve normal bir iştir.

Yıkanlar ve direnenler

Birilerinin varlık sebebi bölmek, yıkmak ve yok etmekse, bizim varlık sebebimiz de direnmek, yaşatmak ve yüceltmektir. Birilerinin varlık sebebi bu millete Cumhuriyetin yüzüncü yılını göstermemekse, bizim varlık sebebimiz de bu devleti ve bu Cumhuriyeti ilelebet var etmektir. Hafta sonunda Samsun’da bir defa daha gördük ki, bu millet her şeyin farkındadır. Bugün büyük bir bayramı kutluyoruz.Sulandırmak, içini boşatmak, amacından saptırmak, tartışmalı hale getirmek için yine ellerindeki bütün imkanları son sınırına kadar kullanacaklar, ama Türk milleti yine Cumhuriyetine de, devletine de her engeli aşarak sahip çıkacaktır.

Bu vesileyle bütün Türklük aleminin bu büyük bayramını kutluyorum. Bu toprakların vatan yapılmasında ve vatan kalmasında emeği olanları ve bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.