SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Ülkenin Gerçekleri

Bu haber 30 Nisan 2014 - 10:09 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Yanaşma, besleme ve havuzcuların örtme, değiştirme ve çarpıtma gayretleri, Türkiye’nin çalkantılı, can sıkıcı, yorucu ve yıpratıcı gelişmeler yaşadığı gerçeğini değiştirmiyor. Bu kadarla da kalmıyor ve Türkiye daha riskli, daha gerilimli, daha bunaltıcı bir sürece doğru ilerliyor.

Partilerin grup toplantılarında doğal olarak ülkenin gündemi öne çıkıyor. AKP grubunu izler ve sayın başbakanı dinlerseniz, ya başka bir ülkede yaşadığınızı veya bir başka ülkenin gündeminin değerlendirildiğini zannedersiniz. Oysa biz Türkiye’de yaşıyoruz ve nasıl bir felakete sürüklendiğimizi içimiz sızlayarak görüyoruz. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli grup toplantısındaki açıklamalarıyla yine Türk milletine tercüman olmuş ve bu ülkenin sahipsiz olmadığını bir defa daha dosta düşmana göstermiştir. Konuşmanın tamamı yine haber sayfalarımızda yer almaktadır. Bazı bölümleri de bu köşeden hatırlatmayı yine bir görev sayıyorum:

1 Mayıs

Biz, 1 Mayıs denilince dayanışmayı, yardımlaşmayı, birliği, ahlaki mücadeleyi görüyor ve iş hayatının ihtiyaçlarına samimiyetle eğilmenin değerli bir günü olarak addediyoruz. 1 Mayıs, Taksim Günü değildir. 1 Mayıs teröristlerin meydan okuduğu, zalimlerin yeşerdiği bir ortam değildir. 1 Mayıs insanlıktan nasibini almamış bölücü niyetlerin, maskeli canilerin, eli sapanlı militanların sözde geçit töreni değildir. 1 Mayıs taş, sopa, molotof, gaz, cop, toma, panzer, kavga, gürültü, eşkıyalıkla anılan bir gün olarak da değerlendirilmemelidir. Bunun için gerek işçi temsilcileri gerekse de hükümet 1 Mayıs’da sorumlu davranmalıdır.

PKK ve AKP

PKK’lılar uzun bir süredir öylesine cüret ve cesaret kazanmıştır ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenlik haklarına bile kafa tutacak alçaklıkları peşpeşe sahnelemekten geri durmamışlardır. Devletin düştüğü şu acınası duruma bakınız. PKK’lılar vatanımızın bir bölümünde alan hakimiyeti kurmak için her çirkefliği yapmaktadır; fakat buna karşı koyacak ve engelleyecek hükümet iradesinden ortalıkta iz dahi yoktur. Başbakan Erdoğan nerededir, niçin suspus haldedir? Başbakan Erdoğan gerçek paralel yapılanmayı, gerçek hainleri, gerçek bölücü odakları gündemine ve ağzına ne zaman alacaktır? Epey zamandır bölücü mihraklar zevkten dört köşedir. Çünkü Başbakan Erdoğan’ı ne isterlerse alacakları, ne buyururlarsa yaptıracakları bir kıvama getirmişlerdir. Başbakan’ın önceliğinde milli güvenliğimizi sağlama almak heves ve hedefi yoktur. Bu siyasi patolojik vaka için maksat İmralı canisini yattığı hücrede sevince boğmak ve özgürlüğü için kılıf bulmaktır. Ve asıl gaye Türkiye’nin bölünüp parçalanarak dört parçalı Kürdistan’ın kaşla göz arasında kurulmasıdır.

Milli güvenliğe darbe

Cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün MİT Yasasında yapılan değişikliği onaylamasıyla ihanet pazarlıkları yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bu Türkiye’nin milli güvenliğine en açık darbedir. Anlaşılan İmralı, Başbakan’ın müşavirlik hizmeti aldığı ve meşveret ettiği bir adaya dönmüştür. Şu rezilliğe bakınız ki, Canibaşı, TBMM’de neyin görüşülüp görüşülmeyeceğine akıl ve tavsiye vermeyi kendisinde hak görecek kadar şımarmış ve şımartılmıştır. Kanlı emperyalizm ve küresel komplo bölgemizde dört parçalı Kürdistan’ı dayatmaktadır. Başbakan Erdoğan bu uğurda herşeyi göze almış, milleti hazmettirmek ve ihaneti olağan göstermek için canını dişine takmıştır. Türk siyasi tarihinde ilk defa Kürdistan ismini kullanan bölücü ve fitne yuvası bir parti kurulmuştur. Ne acıdır ki, Türk milleti her tarafından kuşatılmıştır.

Tarihe karşı önyargı

Türkiye’yi 12 yıldır yöneten Başbakan ve hükümetinin en dikkat çeken problemi tarihe karşı ön yargılı bakmaları ve tarih cahili olmalarıdır. Sözde soykırım savunucusu Ermeni diasporasına gelince çağdaş, PKK’ya gelince özgürlük sevdalısı, Kıbrıs davamıza suikast düzenleyen Türk hasımlarına gelince anlayışlı olan Başbakan, konu Türk milletinin tarihi hakları olunca niçin araziye uymakta, niçin ayak parmaklarına basarak yürümektedir? Bu ne menem bir iştir? Başbakan Erdoğan, Türk milletinin üzerinden taziye kurbanı keserek kendisini aklama ve temize çıkarma sinsiliğine soyunmuştur. Başbakan’ın taziyesi bir nevi sözde soykırım özrüdür. Başbakan Erdoğan’ın mesajını, ABD Başkanı’nın büyük felaket tanımlamasıyla yayımladığı mesajını, İmralı canisinin 30 Ocak 2014 tarihinde Ermeni halkına hitaben yazdığı mektubunu yan yana koyunuz, inanın bana arada ufak tefek ayrıntı dışında hiçbir fark göremeyeceksiniz. İki kafadar, iki kafa dengi, iki kadim dost aynı elden çıkan mesajı farklı farklı tarihlerde yayımlayarak ABD Başkanı’nın kahrından kurtulmuşlar, 24 Nisan’a fitne yatırımı yapmışlardır.

Haşim Kılıç’ın konuşması

Sayın Kılıç’ın konuşması, Başbakan’ın daha önceki mesnetsiz ve temelsiz sözlerini çürüten ve aynen iade eden cümlelerle doludur. Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın konuşması elbette haklı, doğru ve yerindedir. Fakat bizim tuhafımıza giden taraf, Sayın Başkanı’nın doğru bildiklerini, hukuk devleti üzerinde oynanan oyunları, adaleti yok sayan endişe verici uygulamaları niçin bu kadar gecikmeyle gündemine aldığıdır. Ne olmuştur da Anayasa Mahkemesi Başkanı’yla Başbakan ters düşmüştür? Başbakan Erdoğan eski dostuna niçin yüz çevirmiştir? Acaba dostların sözde savaşıyla ülke gündemi farklı bir mecraya çekilmek mi istenmekte, siyasi mühendislik mi yapılmaktadır?

Başbakan sen değil misin?

Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı’ndan sonra dinleme ve kayda alma işinin yüksek mahkemeye kadar sıçradığı Başbakan tarafından seslendirilmiştir. Yani Başbakan dinlenenlerin tehdit edildiğini ima etmektedir. Yani Başbakan devletin baştan ayağa dinlendiğini haykırmaktadır. Sayın Erdoğan sen iktidarda değil misin, sen Başbakan değil misin, sen milli güvenliği sağlamakla görevli değil misin? Başbakan bu vahim duruma açıklık getirmelidir. Kimler niçin Cumhurbaşkanı’ndan Anayasa Mahkemesi’ne kadar dinlemiştir? Başbakan Erdoğan, kaset yoluyla devletin en tepesine şantaj yapılmasına ortam mı açmakta, Cumhurbaşkanı Seçiminde malzeme olarak kullanmayı mı düşünmektedir?

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.