Asikurtlar©

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU
29 Kasım 2015 - 6:12 'de eklendi ve 5239 kez görüntülendi.

I. Dünya Savaşı’nı bir serseri Sırp gencinin silahlı saldırısı başlatmıştı. II. Dünya Savaşı ise maceraperest bir lider olan, gurur ve egosu aklına hakim olan Hitler’in Polonya’ya saldırısı ile başladı.

Dünya yine kaşınıyor. Doyumsuzluk, hırs, inat hastalığı liderleri etkisi altına almış. Hızla III.Dünya Savaşı’na doğru yol alıyorlar. Yalnız bu savaş diğerlerinden çok farklı olacak gibi. Çünkü, toplumlar savaş konusunda çok rahatlar. Önceki savaşlarda liderler cesurdu, şimdi hem liderler, hem de toplumlar savaş çığlıkları atıyor.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşının ana sebebi, gelişmiş ülkelerin doyma bilmez arzusu, başındaki liderlerin aşırı inat, kibir ve hırsı, sömürülecek millet ve toprakların paylaşılmak istenmesi, en önemlisi her ülkenin kendini dünyanın en değerli ırkı görmesinden kaynaklandı. Dünya tarihi iki büyük savaş yaşadı. Bu savaşların hiçbirisini halk istemedi. Liderlerin Nemrut gibi inadı, Firavun gibi gururu, o kadar şişti ki, insanlığın başına patladı. Alman İmparatoru II.Wilhelm; “Bizim gücümüz her an savaşa hazır olmamızdan geliyor. 6 ay sonra dünyanın tek hakimi Almanlar olacak. Sonbahar yaprakları düşmeden evlerinizde olacaksınız.” Fransızlar; “Noel’i Berlin’de kutlayacağız.” diye halkına müjde vermişti.

Rusya gücünün zayıfladığını bildiği halde, askeri törenlerle göz boyayarak kendini kandırıyordu. Kendilerini zirvede gören beyinlerin kibir savaşında, Allah bütün imparatorlukların kalemini kırdı. Birinci Dünya Savaşı imparatorlukların tarihe karıştığı bir sahne oldu. Daha aradan 20 yıl geçmeden akıllanmayan, aklına ve sanayisine güvenen Alman gururu o kadar şişti ki, bu defa “deli teke” Hitler II.Dünya Savaşı’nın düğmesine basarken “Tanrım! 24 saat içinde, asil German ırkını hakim kılıp, dünyayı sana insansız teslim edeceğim.”demişti. Üzülerek söylemeliyim ki dünya yine aynı sahnelere hazırlanıyor. Ortadoğu süper güçlerin bataklığı da olabilir. Dünya çapında bir savaş olursa, savaşa sebep olanlardan biri morga, diğeri oksijen çadırına gider.

Küstah ve şımarık toplumların akıbeti ise çok feci olacur. Zulümlere sessiz kalanların da çok canı yanar. Kahinlik değil, tarihi hadiselere bakarak okuduğum şey, dünya çapında değişimler olabilir. Suriye ile ilgili ciddi politikamız ve hedefimiz olmadığından, bu topraklar için yapılan planların ancak bir parçası olabiliyoruz. Hafız Esed’i beğenin beğenmeyin ama, Hatay politikasını halkına kabul ettirmişti. Hatay doğumlu Türk öğrencilere bedava üniversite ve burs imkanları sağlamıştı. Türkiye dış politikası 80 yıldır sınırlarımızın ötesine geçmemiştir. Sınırımıza 100 metre uzaklıktaki soydaşlarımıza ait tek politikamız olmamıştır. Bırakın herhangi bir politikayı, Türkmenlerin nüfusu ve yaşadıkları yerlerden dahi kimsenin haberi yoktu. Şimdi yanı başımızda haritalar çiziliyor, yeni devletler oluşturuluyor, bu yüzden ateşler yakılıyor. Ateşin içinde soydaşımız dindaşımız kavruluyor. Hakikati konuşmak gerekirse, zahiren Rusya ile Ortadoğu’da aşık atma şansımız çok mümkün değil. Çünkü Suriye’de yeni kurulacak devletçiklerde Türkmenler istenmiyor.

Bölgenin hakim gücü siyasi sahada Rusya, İran, İngiltere ve Fransa’nın yanında pazarına hitap eden Çin’dir. Özellikle Fransa ve İngiltere çok etkin pozisyonunu korumaktadır. Rusya ise 1950’den bu yana Mısır, Suriye, Lübnan ve Filistin’de baş aktör durumunda. Arz-ı Mev’ud’un planlandığı planlar kursaklarında kalabilir. Kendimize bakacak olursak. İç politikadaki taktiklerle, dış politikada tutunamayız. Dünya blöf üzerine değil, realite üzerine politika yapıyor. NATO üyesi olmak bizi emin kılmıyor.

40 yıldır mücadele ettiğimiz PKK’nın silahları dahi NATO üyesi ülkelerden geliyor. Rusya ile yaşadığımız uçak krizinde de, problem iki ülke arasında deyip çıkıverdiler. Ortadoğu’da hedefiniz yoksa taraf olmayacaksınız. “Esed gitsin, insanlık huzur bulsun” gibi gerçeklerden uzak bir politikayı da kimse ciddiye almaz. Rusya, politikasını asırlara yayan sabırlı bir ülke. Suriye’de sular ısınıyor. Kimse ilk tetiği çeken olmak istemiyor. II.Dünya Savaşı’na kıl payı girmedik. Ama girmekten beter olduk.Rus uçağının düşürülmesi bir milat olabilir. İçte birlik ve Ortak akıl oluşturulmalı. İnat, sadece ibadette faydalı olur, siyasette değil.

EROL ÇALI

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER