SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Tuzluk

Bu haber 03 Şubat 2014 - 10:15 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Sayın başbakan partisinden istifa eden milletvekilleri için, “içimize sızmış tuzluklar” benzetmesi yapmış. Değerlendirmesi aynen şöyle; ” Bu kirli planlar bugünler de ortaya çıktı. Milletin oyuyla Ak Parti çatısı altında yer alanlar meğer bir yerlerden gelen emir ve talimatla istifa ettirilmişler. Meğer Ak Parti’ye de bazı tuzluklar sızmış. Sen geleceksin Ak Parti’den milletin vekili olacaksın sonra birisi sana talimat verecek sen de milletin emanetine ihanet edeceksin partiden istifa edeceksin. Bu yapılan düpedüz millete ihanettir.”

İbret veren itiraf

Alın size ibret veren bir itiraf daha. Başka hiçbir şeye gerek kalmadan bizzat sayın başbakanın bu sözleri partinin ak mı, kara mı olduğunu anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yetmez mi? Bu kadar çok gizleyecekleri olduğu için ısrarla kendilerine AKP değil de, Ak Parti denilmesini istiyorlar. Ancak karaya ak demek sonucu değiştirmiyor. İlahi adalet işte böyledir. İşin aslını kendiniz itiraf etmek zorunda kalırsınız. Özellikle yolsuzluk ve rüşvetin ortalığa saçılmasından sonra telaşla söylenen her söz AKP’nin iç yüzünü biraz daha aydınlatıyor. Kimlerle ne tür ortaklıklar kurduklarını, 11 yıldır ülkeyi nasıl idare ettiklerini, hangi dehşet dengeleriyle ayakta kaldıklarını anlatıyorlar. Bir yerleri karalamak için söyledikleri kumpas, paralel yapı, haşhaşi, çete, ihanet, faiz lobisi, vaiz lobisi sözleriyle aslında AKP icraatlarını özetliyorlar. 3 dönem arka arkaya iktidar döneminde bu ülkeye ve bu millete ne verdiklerini, ne yaptıklarını sorsanız inandırıcı ve altı dolu 3 cümle kuramazlar, ama kimlerle işbirliği içinde olduklarını ve ülkeyi hangi belaların, soygunların, ihanetlerin tehdidine açık hale getirip, ne bedeller ödettiklerini 17 Aralık’tan bu yana anlata anlata bitiremiyorlar.

AKP’nin tarifi

Sayın başbakanın bugünlerde ortaya çıktığını söylediği bu kirli planlar, daha önceki beyanları tamamlamaktadır ve AKP’nin tarifidir. “Ne istedilerse verdik” diyerek, bu planı birlikte yaptığınızı, işlettiğinizi ve sonuçlandırdığınızı bizzat kendiniz zaten en baştan ilan ettiniz. Milletin oyuyla partinizin içinde yer alanlar, zaten bir yerlerden gelen emirle, talimatla, pazarlıkla sizin tarafınızdan listelere yerleştirilip milletvekili seçilmediler mi? Hadi, çıkın Cemaat kontenjanından listelere hiç kimsenin alınmadığını, böyle bir pazarlık yapılmadığını söyleyin de görelim.

Tuz koktu

Tuzluk değerlendirmesine milletvekilleri ne der, nasıl bir karşılık verir bilmiyorum. Ancak, benzetme AKP’nin zihniyetine ve işleyişine çok uygun düşmektedir. Dervişin fikri neyse zikri de o olurmuş. Zira, bu kadar pis kokuyu AKP’nin şimdiye kadar bu tuzlukları kullanarak bastırdığı, bu kadar ihaneti bu tuzluklarla hazmettirdiği bu değerlendirmeden sonra, artık çok daha iyi anlaşılıyor. Sayın başbakan “tuzluk” diyerek, aslında milletvekillerine reva gördüğünü ve hazmettirmenin nasıl sağlandığını aşikar etmiştir. Ne var ki, artık tuz kokmuş durumdadır ve tuzluklar da işe yaramıyor. Ne ihaneti, ne yolsuzluk ve rüşveti tuzlukların tamamını boşaltmak bile bastıramıyor. Ayrıca, bazılarının tuzluk olarak kullanıldıklarını fark edip, itiraz etmesi ve tavır alması anlaşılabilir bir durumdur.

İhanet !

Milletin emanetine bir ihanet olduğu da doğrudur. Nitekim, o ihaneti vicdanlarının sesine uyup bu karanlık döneme isyan edenler değil, ortalığa saçılan bu kadar yolsuzluğa, ülkenin bölünmenin eşiğine getirilmesine rağmen hala bunların iyi şeyler olduğunu bu millete yutturmaya çalışanlar yapıyor. AKP milletvekili Mehmet Metiner, bebek katilinin Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkı sağlayan bir yerde durduğu övgülerini şu sözlerle tamamlıyor: “Biz KCK’yı paralel devlet olarak görmüyoruz. Çünkü paralel devlet, devlet içinde devlet yapılanmasıdır. KCK devlet içindeki bir devlet yapılanması değildir. KCK, mevcut devlete alternatif bir devlet yapılanmasının yaratılmasını isteyebilir. Kendi tüzüklerinde de var bu zaten.” AKP-PKK ortaklığı ve ülkenin bölünmesi için nasıl bir işbirliği yapıldığı bundan daha net ve anlaşılır biçimde nasıl anlatılabilir? Millet emanetine ihanet arıyorsanız, işte buyurun size açık, ispatlı ve anlaşılır bir örnek.

Emanet

Millet size o emaneti İmralı’daki bebek katiliyle masa kurup ülkeyi lime lime etmeniz, ayakkabı kutularında dolar istiflemeniz, çiftlikler, villalar, ucu bucağı belirsiz servetler edinip gemi filolaları kurmanız için vermedi. Obama’nın sopasına mahkum olmanız, AB kapılarında azar duymanız ve ülkeyi rezil etmeniz için hiç vermedi. Bu milleti bu durumlara düşürmek, bu ülkeyi bebek katili ve Barzani’nin himmetine mahkum etmek, devlete alternatif bir devlet yapılanmasına yol vermek, hırsızlık ve yolsuzluğu bastırmak için devleti işlemez hale getirmek ihanet değilse, nedir?

Hazım kapasitesi

Herkesin hazım kapasitesi aynı olmuyor. Bazıları da sindiremeyip yollarını ayırıyor. Sayın başbakan bir yerlerden talimat aldıklarını söylese de, yaptıkları açıklamalar artık hazmedemediklerini ve talan ve ihanete daha fazla ortak olmak istemediklerini ortaya koyuyor. Biz toplama bir menfaat ortaklığı olmasına, duruma göre vaziyet alma ustalığına ve BOP yolunda ülkenin perişan edilmesine rağmen, AKP’nin içinde de dürüst, vatansever insanların olduğunu biliyor ve söylüyorduk. En azından sayın İdris Naim Şahin’in istifasının böyle olduğunu, tuzluk muamelesini içine sindiremediğini yaptığı açıklamadan anlıyoruz. Bizi şaşırtan, istifalar değil, bu kadar sabır gösterilmesiydi.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.