Asikurtlar©

TÜRKLÜK ÜZERİNDE 614 YIL SONRA SERGİLENEN OYUN BU KEZ TUTMADI

TÜRKLÜK ÜZERİNDE 614 YIL SONRA SERGİLENEN OYUN BU KEZ TUTMADI
18 Mayıs 2016 - 12:10 'de eklendi ve 4248 kez görüntülendi.

 

 

MHP üzerinde yapılan hesapların asıl amacının Türkiye’nin 614 yıl sonra Anadolu’da Yeniden Fetret Devri yaratma çabasının bir ürünü olduğunu, Türklüğü yeniden dar ve kendi içerisinde tartışmalı bir hale sokarak, Türkiye etrafında şekillenen gelişmelerden dikkatinin dağıtılmak istendiğini daha önce bu köşeden işlemiştik.

Suriye, Irak, Kafkaslar, Doğu Akdeniz, Karadeniz gibi ülkemizin etrafında bulunan neredeyse tüm coğrafyalarda önemli kırılmalar yaşanırken, Türkiye terörizm belasıyla önce içine hapsedilmek, sonra da yaşanacak bölgesel kırılmalarda tesir altına alınmak yani bölünme senaryolarına dâhil edilmek istenirken “oyunu kuranlar” tarafından MHP’nin “başka meselelerle” uğraştırılması önemli!
Çünkü milli refleks, kim ne söylerse söylesin MHP’nin fikri ve tavırlarıyla bugünün Türkiye’sinde hayat bulmaktadır.

MHP, Türk Milleti’nin hissiyatı, yaşananlar karşısında milletin ölçüsünü belirlediği temel değerlerin savunucusudur.
Dolayısıyla MHP ne zaman kendi içerisinde yaratılan tartışmalarla oyalanmaya çalışılmışsa, dikkat ediniz hep ülkemizde ve bölgemizde önemli gelişmeler yaşanmıştır.
Örneğin 1991 yılında Irak’a düzenlenen ilk askeri harekât ve sonrasında, özellikle de “çekiç güç” bahsinin gündeme gelmesiyle Irak’ın kuzeyinde Barzani yapılanması yoğun destek almaya başlamış, PKK gücünü artırmaya koyulmuştur.

İlginçtir, aynı yıllarda MHP ise bir yandan “Yükseliş Koleji” vakasında görüldüğü gibi emsallik ve ibretlik olaylarla ivmesinden koparılmak istenmiş, hesap tutmayınca da bu kez, Türkiye’de sesi daha gür bir şekilde çıkacak, mecliste grup kuracak sayıya ulaşacakken, bir anda konunun öznelerinin de “anlamlandıramadığı” gerekçelerle bu hedefi nazarında sırtından vurulmuştur.

Şayet o gün MHP mecliste grubu bulunan bir parti olmuş olsaydı gerek terörle mücadele, gerek bölgesel meseleler, gerekse Türkiye’nin o dönem yaşadığı sorunlar karşısında sesi daha gür bir şekilde memlekette yankılanırdı.

* * *
Gel gelelim o dönem Başbuğ Türkeş’e yapılan ne ise, bugün o günlerde Başbuğun yanından ayrılmamış, ölçüsü, sevdası ve mücadelesi MHP’den ve Türkiye’den başka bir yöne sapmamış olan Hareket’in Lideri Devlet Bahçeli’ye karşı yapılan da O’dur.

Çünkü asıl hesap Türkiye’dir.
Bu hesabın bir başka devamı İkinci Körfez Harekâtı’nda da görülmüş, 2002 yılında MHP’nin barajın altında bırakılması senaryosu için “fason partiler” dahi kurulmuştu.
Genel hesap içerisinde MHP enerjisini başka meselelere harcarsa, şer odakları hesaplarında daha rahat mesafe alacaklarını bilmektedirler.

Türklük kuşatılırken, Türklüğün yılmaz ve yıkılmaz savunucuları olan Ülkücülerin olan bitenler karşısında “dikkatlerinin başka yöne kaydırılması” başarılırsa, sadece Anadolu’da bulunan Türklüğün değil, mevcut durumda Irak, Suriye, Kıbrıs ve Kırım başta olmak üzere Dünya’nın geri kalan bölgelerini kendisine vatan yapmış olan Türklerle ilgili hesaplar daha kolay bir şartlara gelebilir.

Nitekim olan bitenin özünün yattığı gerçeklik payesi burada anlamlandırılmaktadır.
1 Kasım öncesi sesleri çıkmayanların, 2009 yılında yenilenen MHP Tüzüğü’nü 7 yıldır ağızlarına dahi almayanların, seçimlerin hemen ardından piyasaya çıkmalarının altında yatan meseleleri nefsi müdafaa bahsiyle “listelerde yer bulamamış” olmalarından daha çok, dışarıdan estirilen rüzgârlara kapılarak hareket ettikleri bahsinde aramak lazımdır.
Sözüm samimi duygularla MHP’nin başarısını arzu eden ve bu hareketin öz evlatlarına değildir.
Sözümüzün muhatabı, devleti ele geçirmeye çalışan şer güruhu olan paralel yapılanmayla kol kola girip, 28 iş adamı ve holdingin “finansal desteği” ile MHP üzerinde operasyon yapmaya çalışanlaradır.
Amaç MHP’yi, Türk Devleti’nin sınırlandırılmasını isteyenlerin hizmetine sokmak, bölgesel hesaplar için “kontrol edilebilir” bir formata yitmektir.

* * *

Eğer paralel yapılanma, PKK ve PKK ile beraber aynı düşünceleri paylaşıp, Türkiye’nin milli üniter devlet yapılanmasının bozularak “özerklik ve federasyon” gibi parçalanmaya yol açacak neticeleri savunan bazı sol fraksiyonları, en önemlisi de 2002 yılında “MHP’siz iktidar” planlamasının ortağı olan Aydın Doğan medyasının, şimdilerde “MHP’de paradigmayı değiştireceğiz” diyenlere kol kanat gerip, propagandasını yapıyorsa ne niyetler, ne suretler, ne de ilişkiler temiz değildir, olmaz da.
En başa dönersek, hafta sonu Esenboğa tarlalarında “kongre” muhabbetiyle sergilenen rezillik ve kepazeliğin, “Yeniden Fetret Devri” senaryosuna hizmet edenlerin çirkefliklerine sahne yapmasına yönelik olarak manidar bir hal aldığını belirtmek gerekir.
1402 yılında Moğol Ordusu kumandanlarının otağ kurduğu alandan başlayan saldırılar Osmanlı’yı kendi iç bünyesinde tartışmalı hale getirmiş ve parçalanmanın eşiğine kadar taşımış, devlet son derece ciddi bir siyasi istikrarsızlık iklimine hapsedilmiş, neticede Bizans başta olmak üzere “Şark Planı” savunucuları neredeyse 20 yıl rahat bir nefes almıştı.

Aynı senaryo 614 yıl sonra aynı yerde, yine Esenboğa’da denenerek, Türklüğün merkez üssü MHP üzerinde yeniden benzer planlar uygulanmaya çalışılmış olsa da Allah’a hamdolsun tutmamış, niyetlerin ne olduğu “tarla buluşması” ile gün yüzüne çıkmıştır.
Budan sonrası MHP ve Ülkücüler için şafağın söktüğü, milliyetçilik akınının engel tanımayacağı, hesapların sorulacağı, Türklüğün büyük bir ivme ile atılıma geçeceği yeni bir dönemi doğurmuştur.
Hareketin Lideri Devlet Bahçeli’dir.

O’nun liderliği ile Anadolu başta olmak üzere tüm Türklük coğrafyasının üzerindeki hesapları yerle bir edecek yeni bir siyasi taarruz safhasına herkes hazır olsun.
Ne diyorduk hep: Ya Ülkücüler Devletleşecek, Ya Devlet Ülkücüleşecek.
İşte olacak olan budur.

İsmail ÖZDEMİR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER