Asikurtlar©

Türklüğün ve Türkmenlerin çaresi Ülkücüler

Türklüğün ve Türkmenlerin çaresi Ülkücüler
20 Aralık 2015 - 12:01 'de eklendi ve 4292 kez görüntülendi.

Türklüğün ve Türkmenlerin çaresi Ülkücüler, umudu MHP ve önünde takoz olan AKP!

Tarih boyunca Türklüğe ve Türklere karşı Haçlı orduları tarafından amansız bir savaş başlatılmış, dün olduğu gibi bugünde devam etmiş, muhtemelen bugün olduğu gibi yarınlarda da devam edecektir. Haçlı orduların, emperyalist ve kapitalist güçlerin Türkiye’ye ve büyük Türk milletine karşı başlattıkları askeri harekatlarda bozguna uğrayarak hain emellerine ulaşamamıştır.

 

Osmanlı İmparatorluğunun çöküşe geçtiği yıllarda dahi ümitsizliğe ve korkuya kapılmayarak İtilaf Devletleri’nin askeri güçlerine boyun eğmeyen Türkler, 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale savaşında düşmanı bozguna uğratmış ve Zaferle ayrılmıştır.

 

Haçlı orduları yine boş durmamış, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun Misak-ı Milli sınırlarını işgal etmesi sonucunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Milli Mücadele başlatılmıştır.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Milli mücadele başlatılmış, kurtuluş savaşından bir kez daha Zafer’le ayrılarak 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.

Türklüğün şanına şan, Türklere ise umut ve güç katmıştır.

 

Ancak emperyalist ve kapitalist şer odaklar hiç bir zaman boş durmamış, Türkiye’ye ve büyük Türk milletine karşı mevcut şartlara göre yeni senaryolar üretilmiş, plan ve programlar hazırlanmış, farklı oyunlar tezgahlanarak tuzaklar kurulmuş ve kurulmaya devam etmiştir.

 

1944 tarihinde Türk milliyetçiliği fikri üzerine inşa edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti Devletine Komünizm fikrini inşa etmek istediler ancak, Türkçü ve Turnacı, Ülkücü Türk Milliyetçileri buna müsaade etmediler.

 

1970 – 1980 tarihleri arasında sağ – sol çatışması ile iç çatışma oluşturmak istediler, bir avuç inanmış Ülkü erleri sayesinde başaramadılar.

 

Sünni – Alevi diyerek mezhep çatışması meydana getirmek istediler, başaramadılar.

 

Peki bugün? Bugün ise etnik köken çatışması meydana getirmek istemekteler!

 

Onun içindir ki, gerek içeriden, gerekse dışarıdan daha organizeli hareket etmekteler. Derslerine iyi çalışmışcasına sinsice planlarını uygulamakta, kuşatmayı daha da daraltmaktalar. Askeri harekatlarda başaramayan şer odakları, teknoloji, basın ve medya vasıtası ile hain emellerini uygulamaktalar. Avantajları ise ekonomik, basın ve medya gücünü ellerinde bulundurmalarıdır.

 

Ancak şer ve karanlık odaklarda çok iyi bilir ki, Türklerin dini inancını ve milli şuurunu yıkmak imkansızdır.

 

Bu sebeple basın ve medya yolu ile dini ve milli değerlerimiz itibarsızlaştırılmak istenmektedir. Gündelik siyasetlerine İslami söylemler, seçimden seçime milliyetçiliği kullananlar, bu ihanet odaklarına hizmet eden mevcut siyasi iktidardır.

 

Görülmektedir ki, İslam dini inancına aykırı kanunlar çıkarılmakta, hırsızlıklar ve rüşvetçiler meşru gösterilmektedir. Doğmamış yetimin hakkı yenmekte, açık açık yolsuzluk suçu işlenmektedir. Yalan, dolan ve ahlak dışı icraatlar meşru gibi gösterilmek istenmektedir.

 

”Milliyetçiliği ayaklar altına alıyorum” diyenler, zinayı suç olmaktan çıkaranlar, domuz kesimi serbest bırakanlar yine aynı siyasi iktidardır.

 

Ülkücülere, “faşist, ırkçı ve fatiha bilmezler” diyen onur, haysiyet ve şeref yoksunları, ırkçılığın ve faşistliğin daniskasını işlemekteler. Yaptıkları ırkçılığı ve faşistliği dini söylemler ile örtmekteler.

 

Büyük Ortadoğu Projesine (BOP) eşbaşkanlık edenler, “Arap baharı” diyerek Ortadoğu’yu, “çözüm süreci” diyerek Güneydoğu’yu kan golüne çevirmekteler.

 

Kuzey Irak’ta Barzanin/Peşmergenin ve PKK terör örgütünün baskı ve zulmünden kaçan Türkmen soydaşlarımız Türkiye’ye sığınmaktalar. Kalıp yurtları için savaşan Türkmen soydaşlarımız ise Türkiye Cumhuriyeti devletinden her türlü yardım talep etmekteler.

 

Keza Suriye’nin kuzeyinde yine aynı durum söz konusudur. O bölgede de Türkmen soydaşlarımızın bir kısmı Esad rejiminin, PKK terör örgütünün Suriye kolu olan PYD ve IŞİD terör örgütlerinin soykırımlarından kaçıp Türkiye’ye sığınmaktalar. Yurtlarından sürülmemek icin kalıp savaşan Türkmen kardeşlerimiz ise Türkiye Cumhuriyeti devletinden her türlü yardım talep etmekteler.

 

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, emanetçi Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP, söz konusu Türkmen soydaşlarımız olunca sadece açıklamaları ile göz boyamaktan ileri gitmemekteler. Kulakları sağırlaşıyor, gözleri görmüyor ve vicdanları ise köreliyor.

 

Soruyorum; Kobaniye selam gönderenlerin, Peşmerge’nin Kobani’ye geçmesini sağlayanların, Çapulcu Barzani ile kucak kucağa olup, Peşmerge’ye Askeri eğitim sağlayanların Türkmen kardeşlerimizi dert edinir mi?

 

Nitekim Süleyman Şah Türbesini söküp sınırlarımızın yakınlarına nakleden zihniyetten, Türkmen soydaşlarımıza dönük duyarlı olmalarını beklemek bence hayalciliktir. ”MİT tırları Türkmen kardeşlerimize gitti” yalanını utanmadan ve sıkılmadan söyleyebilmekteler. Kaldı ki, gerek Türkiye’de ki Türkmen yetkililer, gerekse bulundukları bölgelerde ki Türkmen yetkililer bu durumu yalanlamakta, Türkiye’den hiç bir yardım ve destek görmediklerini söylemekteler.

 

Siyasi iktidar AKP tarafından Suriye’den ve Irak’tan gelen Arap ve Kürt kökenli mültecilere maaş bağlarken, hastanelerde bedava bakımdan faydalanmaları sağlanırken, ilaç ve eğitim masrafları karşılanırken, Türkmen kardeşlerimiz kaderine terk edilmektedir.

 

Türkiye’de bulunan Türkmen kardeşlerimiz taşıdıkları kimlikle Türkiye Cumhuriyeti Devletinden hiçbir hak talep edememekte, yardım görememekteler. Türkmen kardeşlerimizin en önemli ihtiyaç duyduğu ise ilaç, giyim ve eşyadır. Geçim sıkıntısı çekmemeleri için iş sahibi olmak ve evlerine ekmek götürmek istemekteler. İstedikleri tek şey sıcak bir yuva, sıcak bir çorba, en önemlisi ise huzurlu ve mutlu bir ortam.

 

Türkmen soydaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti Devletine umut bağladığı ama hayal kırıklığı yaşadıkları görüldüğü an Milliyetçi Ülkücü hareket imdatlarına koşmuştur.

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin direktifleri ile harekete geçen Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, Türkmen kardeşlerimizin her türlü ihtiyaçları ve sıkıntıları giderilmeye çalışılmaktadır. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Olcay Kılavuz’un da zaman zaman iştirak ettiği onlarca yardım Tırları Kuzey Irak’ta ki Türkmen soydaşlarımıza gidilmiş, yapılan yardımlar ulaştırılmıştır. Bu tür yardımlar hala devam etmektedir.

 

MHP teşkilatları ise çeşitli kermesler ve yardım kampanyaları düzenleyerek, Türkmen kardeşlerimize maddi ve manevi destek sağlamaktadır. Bizzat sınır ötesindeki Türkmen bölgelerine heyet göndererek, konuları ve olayları yerinde incelemekteler. Tıbbi, giyecek ve yiycek malzemeleri gönderilmeye devam etmektedir.

 

Şubat ayında Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kurulan Türkmenevi, Türkmen kardeşlerimizin her türlü ihtiyaçları giderilmektedir.

Türkmenevinde bulunan Fırın ve Sağlık Ocağı Türkmen kardeşlerimize hizmet vermektedir. Sağlık ocağının imkanları sadece ve sadece günlük tedavi ile sınırlı olup, ilaç sıkıntısı çekilmekte ve kronik hastalar için yetersiz kalmaktadır.

 

Genç kardeşlerimize latin harfler öğretilmekte ve Türkçe eğitim verilmektedir. Kürşat ve Oğuz Kağan, Sultan Alparslan ve Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman, Gazi Atatürk ve Başbuğ Türkeş anlatılarak Kahramanlık destenları öğretilmektedir.

 

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kurulan Türkmenevi, Ankara/Mamak ilçesinin Abidinpaşa mahallesinde bulunmaktadır.

 

Keza Avrupa Türk Konfederasyon bünyesine bulunan başta Almanya Türk Federasyon olmak üzere, diğer Türk Federasyonlarımızda Türkmen kardeşlerimiz için her türlü yardım kampanyalarını gerçekleştirmektedir.

 

Türkmen kardeşlerimizin sorunları TBMM’de konuşulması için MHP’nin 8 Aralık’ta verdiği önerge, siyasi iktidar AKP tarafından reddedildi.

 

Soruyorum; MHP ve Ülkü Ocakları kendi kısıtlı imkanları ile bütün bunları başarırken, siyasi iktidar AKP’nin kullandığı devlet imkanlarını Türkmen soydaşlarımız için neden seferber etmez? Arap, Kürt ve diğer etnik kökenden olan mültecilere gösterilen ilgi alaka söz konusu Türkmen soydaşlarımız olunca neden gösterilmez?

 

Unutulmamalıdır ki, nerede bir Türk kardeşimiz ve Türkmen soydaşımız sıkıntı çekiyor ise umudunu yitirmesin. Çaresiz kaldığını düşünmesin. Ne Türkler, nede Türkmenler sahipsiz değildir.

Zira çare Ülkücüler, umut MHP’dir! Yeter ki, AKP dertlerine derman olmasada önümüzde takoz olmasın.

 

Yazımı 17 Aralık’ta vefatının 742. yıldönümü rahmetle ve minnetle andığımız Hz. Mevlana’nın şu kıymetli sözü ile noktalamak istiyorum. ”Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük.”

 

Rıfat PAÇA

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER