Asikurtlar©

TÜRKİYE’Yİ OYALAMAKTAN VAZ GEÇİN

TÜRKİYE’Yİ OYALAMAKTAN VAZ GEÇİN
08 Ağustos 2015 - 10:14 'de eklendi ve 3976 kez görüntülendi.

7 Haziran akşamından bu yana ülke gündeminin birinci konusu hala koalisyon.
AKP ve CHP’nin yakın temas ile yaptığı, toplamda 5 kez gerçekleşen ve 35 saati bulan görüşme maratonuna rağmen henüz ilan edilebilmiş değil.
AKP adına CHP ile yürütülen görüşmelere katılan Ömer Çelik’in, önümüzdeki Pazartesi günü Ahmet Davutoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşeceğini duyurması sonuca dair bekleyişlerin ne zaman nihayete varacağını hala muallakta kaldığını işaret ediyor.
Aslına bakarsanız koalisyon görüşmeleri için 35 saatlik süre son derece uzundur.

 

En azından geçmiş yıllarda kurulan koalisyonlarla ilgili gündeme şöyle kısaca bir göz gezdirdiğinizde toplamda birkaç saat sürecek ve sonunda neticeye ulaştırılabilecek iktidar ortaklığının, şimdi “ön görüşme” olarak ifade edilen gündemle 35 saat doldurulmasına rağmen hala sonuca ulaşılamamış olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.
Hem AKP’nin hem de CHP’nin seçim beyannameleri ve ana meselelerle ilgili görüşleri, bu zamana kadarki söylemleriyle beraber ortada iken, doğrusu bu 35 saatlik süre ve şimdi Türkiye gündemini hala oyalıyor olmaları iki siyasi partinin de aleyhine işleyen bir durumdur.
Koalisyon protokolleri için dahi geçmiş tecrübelerde bu derecede uzun bir süre israf edilmemişti.
İki siyasi parti açısından “taban itiraz eder” söylemi yayılsa da bu partilerin tavanlarında sözde çözüm sürecine dair müşterekliklerin olması bir bakıma gönüllerinde yatan beraberliğe olanak sağlıyor.

* * *
Nitekim AKP ve CHP’nin seçim beyannameleri ile beraber söylemlerine de baktığınızda sözde çözüm sürecindeki terör örgütü ile müzakerelerin sürmesi başta olmak üzere, yerel yönetimlerin durumlarından tutun, yeni anayasa meselesine varıncaya kadar pek çok alanda, görülecektir ki benzerlikler de oldukça fazla!

 

CHP kanadından başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, diğer yetkililer tarafından yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde, CHP’nin AKP ile yapılacak bir koalisyona hazır olduğu anlaşılıyor.
Hatta aynı açıklamaların derinliğine indiğinizde, AKP açısından hassasiyet arz eden konularda CHP’nin benzer yaklaşımlar sergileyeceği ve AKP’nin hassasiyetini paylaştığı da görülüyor.
Bunun en açık örneği CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in, AKP’nin “koalisyon pazarlıklarında gündeme gelmesine müsade etmeyiz” dediği Erdoğan ile ilgili olarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Cumhurbaşkanı ile ilgili negatif söz söylenmeyecek” talimatını verdiğini söylemiş olmasıdır.
AKP açısındansa CHP ile koalisyon kurulmasına yönelik aşılamayacak herhangi bir engelin bulunmadığını da ifade etmek gerekir.
Ahmet Davutoğlu’nun “ılımlı” duruşu CHP ile kurulacak koalisyona dair AKP içerisinde önemli bir tarafın olduğunu işaret ediyor.
Ancak Erdoğan ile beraber, ona yakın isim ve medya kuruluşlarının baskısını yaşadığı anlaşılan Ahmet Davutoğlu aynı zamanda bir ikilem yaşıyor da denilebilir.
Erdoğan’dan yetkiyi alarak koalisyon görüşmelerine başlayan AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu için bundan sonra takınacağı tutum, bir bakıma partisi ile beraber, kendi siyasi yaşamı için de belirleyici olacak.
* * *
Özellikle de koalisyonun kurulamadığı ve erken seçim kararı alınması halinde, bu seçim sonucunun da şartlar ve koşullar ne olursa olsun belirsiz olması Davutoğlu üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır.
Diğer yandan neticesi belli olmadığını AKP iktidarı da bildiği halde, erken seçime gitmek ve çok büyük bir ihtimalle şimdiki sonuca yakın bir neticenin o seçimde çıkması halinde mevzuyu AKP topluma izah edemez.
Dolayısıyla Davutoğlu kendi üzerindeki baskıyı kırarak, kendi ifadeleriyle millet iradesinin koalisyon talep etmiş olmasının gereğini yapacak mı, bekleyip göreceğiz…
Şimdiden 27 günü israf eden ve Türkiye’de bir bakıma yönetim krizi oluşturan AKP açısından koalisyonun kurulamaması ve erken seçime gidilmesi genel kanıyla daha olumsuz sonuçlara kapı aralar.
Neticede seçim masraflarını AKP kendi cebinden ödemiyor yada seçim gündemi itibarıyla ekonomide yaşanan tahribatı AKP kendi kasasından karşılamıyor, bu durum doğrudan milletin üzerine külfet olarak biniyor.

Ekonomi ile beraber iç ve dış siyaset bu derecede yoğun tehditler yaşarken, koalisyon kurmama kararı alınması, koalisyona yeltenenlerin ilk fırsatta millet tarafından cezalandırılmasıyla sonuçlanır.
Bu nedenle AKP ile CHP’nin aradan geçen bunca zamanı israf etmemesi gerekiyor.
35 saatlik yoğu görüşmede ortak noktaların bulunduğu hem AKP hem de CHP tarafından ilan edilmişken, koalisyon MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin de dediği gibi bu ortak noktalar üzerine de kurulabilir.
O yüzden tekraren ifade etmekte fayda var; AKP ve CHP Türkiye’yi oyalamaktan vaz geçip nihai kararı bir an önce açıklamalıdır.

İsmail ÖZDEMİR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER