Asikurtlar©

TÜRKİYE’YE KİM HANGİ MESAJI VERMEK İSTEDİ?

TÜRKİYE’YE KİM HANGİ MESAJI VERMEK İSTEDİ?
19 Şubat 2016 - 16:07 'de eklendi ve 3929 kez görüntülendi.

Ankara geride bıraktığımız gün büyük bir patlama sesi ile irkildi.
Millet tabir yerindeyse can evinden vuruldu.
Kaybettiğimiz 28 şehidin acısı, nerdeyse Ankara’da patlama sesinin duyulduğu ilk anda yüreklere düştü.
Cenabı Allah hepsine rahmet eylesin…

Kahpece yapılan bu saldırı Türkiye’nin belki de en korunaklı yeri olan, tüm kuvvet komutanlıklarının ve hatta Genel Kurmay Başkanlığı ve TBMM gibi aziz milletimizin en önemli kurumlarının bulunduğu alanda gerçekleşmiş olması hedef alınanın sadece bu saldırıda şehit olanlar değil, yüce milletimizin her bir ferdi olduğunu işaret diyor.
Şurası açık ki Büyük Türk Milleti bu sıkıntıyı da atlatacak, bu badirenin de üstesinden mutlaka gelecektir.

Türk Milleti’nin kalbinde yani başkentinde, en stratejik alanda düzenlenen bu saldırı üzerinde her ihtimali gözeterek, şuurlu bir şekilde hareket etme ve ne olursa olsun birlikte, beraberce, kucaklaşarak hareket etme mecburiyetimiz vardır.
Böylesi bir saldırının klişe ifadeyle zamanlamasının manidar olduğu bir döneme denk gelmesi ise dikkatlerden kaçmıyor.
Suriye krizinin yansımalarının ve tartışmalarının, askeri müdahale, güvenli hat, Rusya ile yaşanan kriz ve ABD ile artan görüş ayrılıklarının, yoğun olarak gündemde bulunması akıllara pek çok soru işaretini de beraberinde getirmektedir.
Resmi kanallardan açıklama saldırının failinin PYD’nin silahlı kanadı olan YPG olduğunu gösteriyor.

* * *
Nitekim olayın ilk anından itibaren hemen herkeste yaygın olan görüşte zaten bu idi.
Dolayısıyla faillerin kimliği ve aidiyeti kimseyi şaşırtmamıştır.
Bu açıdan düşündüğünüzde PKK-PYD eliyle birileri Türkiye’ye hangi mesajı vermek istemiştir?
Üzerinde düşünülmesi gereken en önemli soru bu olmalıdır.

PYD’nin ilişki ağını göz önüne aldığınızda hali hazırda malum nedenlerden ötürü bize karşı düşmanca davranan Rusya da bu örgüte destek vermektedir, dostumuz dediğimiz ABD de bu örgütü koruyup kollamakta, hatta ısrarla meşru görme çabasından geri adım atmamaktadır.
Saldırının faili olan PYD’nin bu karmaşık ilişki ağı, Türkiye’ye yönelen tehdidin boyutunun her anlamda artmış olduğu gerçeğini gizleyemez.
Tüm ilişkileri ve koşulları beraberce düşündüğünüzde: Türkiye’ye gözdağı mı verilmek istenmiştir, yoksa Suriye’ye müdahale etmesi istenerek buna uygun zemin mi oluşturulmaya çalışılmıştır?
Şayet gözdağı verildiyse bunun amacı Suriye’ye sakın müdahale etme, PKK-PYD koridorunun hayat bulmasına ses çıkarma anlamını mı taşıyor yoksa Suriye’de kurulan bir tuzak var da Türkiye bu tuzağın içerisine mi çekilmek isteniyor?

Ankara’da düzenlenen saldırının sonuçlarını işte bu yüzden Ortadoğu denklemi ile beraber düşünmek durumundayız.
Neresinden bakarsak bakalım öfkemizi ve kızgınlığımızı, sağduyumuz ve aklımızla bastırıp, doğru tahliller yaparak hareket etme mecburiyetimiz vardır.
Tüm bunlarla beraber terörün nasıl olupta ülkemizde bu derecede etkin hale gelebildiği de asla görmezlikten gelinemez ve işte bu nedenle sorumlular ile beraber ihmaller üzerinde kafa yormak ta gereklidir.

* * *
Eli kanlı bebek katilleri, İmralı canisinin talimatıyla kurulan PKK’nın Suriye kolundaki PYD’deki teröristler, bir kez daha işinden çıkıp evine, eşine, evlatlarına ve sevdiklerine gitmek için servisine binenleri hedef almış, kalleşliğini bir kez daha tescillemiştir.
Demokrasi havarileri kesilip, terör örgütü PKK’yı ve aynı şekilde PYD’yi barış taraftarı gibi sunan kimi akılsız, kimi namussuz, kimi aleni millet hasmı olanlar bu saldırının diğer faillerindendir!
PKK’yı “iyi çocuklar”, İmralı canisini “kader kurbanı” olarak gören ve bir dönem de böyle gösteren, PYD’li Salih Müslim’i devletin resmi konutlarında ağırlayanların sorumluluğu da malumdur.

İstihbarat zafiyeti meselesi ise her hali ile ortadadır ve “savaş çıkarmak için kendi topraklarımıza füze atmayı düşünecek kadar” aklını peynir ekmekle yemiş “sır küpleri” ile onları koruyanların ihmali ortadadır.
Türkiye daha başka nasıl vurulacak, nasıl acı çekecek, bir sonraki saldırı nerede olacak bunun cevabı belli değildir ve sorumlu davranması gereken iktidar, kendi döneminde bu derecede yoğun terör belasını bu millete yaşattığı için eseriyle ne kadar övünse azdır!

Terör bitecek, analar ağlamayacak, silahlar susacak sözleri ve çözüm zırvalamalarıyla uyutulmaya çalışılan milletimiz ne yazık ki ardı ardına gelen şehit cenazeleriyle, şehir merkezlerinde birbiri ardına patlayan bombalarla ameliyat masasına konmak istendiğini anlamalıdır.

İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER