SON DAKİKA

Türkiye’nin fotoğrafı

Bu haber 23 Ekim 2013 - 10:16 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Yanaşma ve beslemeleri dinlerseniz, ülke uçmuş, zıplamış, gelişmiş, huzur bulmuş zannedersiniz. Keşke böyle olsa. Bundan en çok biz sevinir ve bunu sağlayanlara da içtenlikle teşekkür ederiz. Ancak, bizim yaşadığımız, bizim şahit olduğumuz Türkiye böyle değil. Yalan, talan ve ihanetin her yeri sardığı, ümitlerin tükendiği, huzurun kalmadığı, gerginlik, çatışma ve bölünmenin acı bir gerçek olarak her gün daha da ileri gittiği bir Türkiye’de yaşıyoruz.

Her şeye rağmen ümitsiz değiliz. Her gecenin sabahı olduğu gibi, AKP karanlığının da bir sonu mutlaka olacaktır. Türk milletinin bu karanlık gidişe daha fazla yol vermeyeceğinden en küçük bir endişemiz yoktur. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin tespitleri ve değerlendirmeleri hem gerçeğin ortaya çıkması, hem milletin doğruları görerek daha isabetli karar vermesi, hem de ülkenin geleceği açısından bir mihenk oluşturmaktadır. Bu vahim gidişin bir an önce sonunun gelmesi huzura, güvenliğe, refaha ve aydınlığa bir an önce kavuşmak için bu değerlendirmeleri mümkün olan her imkanı kullanarak, her vatandaşa ulaştırmak bir vatan borcu olmuştur.

Sayın Bahçeli’nin grup konuşmasının tamamı haber sayfalarımızda yer almaktadır. Satır başlarını ve bazı cümleleri burada paylaşmayı bir görev sayıyorum:

Kaçırılan pilotların durumu

Türkiye bölgesel meselelerde güvenilmez, itibar ve saygınlığı düşüşte olan bir ülke görünümüne Başbakan ve hükümetinin iflah olmaz hataları yüzünden gerilemiştir. Gelişmeler her anlamda endişe vericidir. AKP hükümeti sınırlarımızın hemen öbür yakasındaki tüm illegal örgütlerle, tüm silahlı gruplarla dirsek temasında olup, açık ya da kapalı ilişki ağları kurmuştur. El Kaide’den PYD’ye kadar AKP’nin diyalog halinde olmadığı, gizli kapaklı görüşmeler yapmadığı hiçbir kanlı örgüt kalmamıştır. Bizim açımızdan, hükümetin terör örgütleriyle aynı hizaya düşmesi, onların emel ve amaçlarına yardım ve yataklık yapan bir görüntü çizmesi Türk milletinin saygınlığına nankörlük, varlığına da hazımsızlıktır. Hükümet öyle bir imaj vermiş, öylesine bir gafletin içine gömülmüştür ki, Türkiye sanki terör üreten, terörizmden geçinen, örtülü operasyonlardan medet uman bir ülke hüviyetine bürünmüştür.

Başbakan eli silahlı cinayet şebekelerinin direkt irtibat tesis ettiği birisi haline gelerek hem kendisini hem de hükümetini maskaraya çevirmiştir.

Bundan sonra Suriyeli muhaliflerin pis ve bayağı eylemlerine cevaben Türk vatandaşlarının kaçırılması ve hatta takasa konu olması kimseyi şaşkınlığa sürüklememelidir. Zira iki pilotumuzun yaşadıklarıyla bu kapı ardına kadar aralanmıştır.

İhanetin geldiği aşama

Şırnak Kato Dağı’nda, Bitlis merkeze bağlı Yukarı Olek Köyü’nde din, diyanet ve millet düşmanlarına sözde şehitlikler yapmak ve bu edepsizliğe göz yummak kahraman şehitlerimizi bir kez daha vurmakla eşdeğerdir. İmralı canisiyle görüşme sırasına giren BDP’li heyetlerle, Adalet Bakanlığı arasındaki ilişkilere dikkat çeken Sayın Erdoğan, bir vatanda iki ayrı şehitlik olmayacağının farkında mısın? Bölücülüğü cesaretlendirmekle meşgul olan Sayın Erdoğan, maktulle katilin, caniyle kahramanın, şehitle cesedin birbirine karışması halinde milli bir felaketin doğacağını biliyor musun?

İmralı’yı mesken tutan, Kandil’i ayakyoluna çeviren, teslimiyeti çözüm ve barış olarak formüle eden Sayın Başbakan, son yurdumuzun çatısına nişan alındığını görüyor musun? İmralı canisi, Kandil ve BDP AKP’yi aralarına almış, kukla gibi oynatmaya, topaç gibi çevirmeye başlamışlardır. Türk milletinin oylarıyla iktidar olan bir parti için bu olanlar utanç ve hezimet vericidir. Başbakan’ın demokrasi kurdelesiyle paketlediği hıyanet armağanları bölücüleri ve teröristleri ikna etmemiş, bilakis daha da şımartmış, kışkırtmış ve tahrik etmiştir.

Fitne körükleniyor

Yerleşim yerlerinin ismini değiştirmeye kadar işi götüren AKP hükümeti için geri dönüş yolları çoktan kapanmıştır. Göroymak’a Norşin, Aydınlar’a Tillo, Tunceli’ye Dersim isimlerini vermenin arifesinde olan Başbakan ve etrafındaki bazı zevat, acaba kendi isimlerini de değiştirerek asıllarına rücu edecekler midir? Yedi yaşında Türkçe öğrendiğini her fırsatta ifade eden, ama Türk Dili ve Edebiyatı alanında Doçent unvanı alarak bugünkü seviyesine ulaşan AKP’nin kapı gıcırtısı ve akorttu bozuk sözcüsü acaba ismini değiştirmek için neyi beklemektedir? Başbakan Erdoğan’ın gündeminde kendi ilçesi olan Güneysu’nun adını Potamya olarak değiştirmek var mıdır?

Bugün geldiğimiz noktada artık herkes tarafını ve safını belirlemelidir.

AKP’nin politikaları etnik fitneyi körüklemektedir. AKP’nin yeni Türkiye tasarımı bu gidişle yeni nüfuz cüzdanlarının hazırlanmasına da kapı aralayacaktır. Gelişmeler bize, Başbakan ve hükümetinin, nüfuz cüzdanlarına 36 etnik kimliğin yazılmasını ve Türkiye’nin Babil kulesine dönüşmesini sağlayacak her sinsi adımı atmaktan sakınmayacağına işaret etmektedir.

MHP’nin yemini ve sözü

Unutulmasın ki, ihanet dün kazanamadı, bugün de, gelecekte de başarıya ulaşamayacaktır. Milliyetçi Hareket’in iktidarında yıkımdan, çözülmeden ve parçalanma rüyası görenlerden bir bir hesap sorulacak, Başbakan ve hükümeti anında Yüce Divanı boylayacaktır. Sayın Erdoğan, ne yaptıysan çekeceksin, ne ektiysen onu biçeceksin. Allah nasip eder, milletimiz destek olursa, iktidarımızın ilk aylarında Andımız geri getirilecek, milli bayramların asıl anlamına uygun kutlanması sağlanacak, tüm milli hak ve kazanımlar eski itibarlarını elde edecektir. Bu Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in yemini ve sözüdür.

Hakan Fidan

Biz Oslo’da PKK’lı militanlarla Başbakan’ın özel temsilcisi olarak kimin pazarlık yaptığını elbette biliyoruz. Biz Başbakan’ın İmralı canisinin ayağına kimi nasıl gönderdiğini elbette biliyoruz. Biz MHP’yi böcek gibi sararak dinleyenlerin, siyah camlı arabalarla partimizi gözleyenlerin ve Başbakan’a Balgat haberleri olarak sunanların kimler olduğunu pekâlâ biliyor ve bu yüzleri tanıyoruz. Her şeye rağmen biz, yabancı basında çıkan haberlere bel bağlayarak, üzerimizde hesap yapmış olan bir devlet memuru hakkında bile yorum yapmayacak kadar şahsiyetli, milli ve vicdanlı bir hareketiz. Bizim muhatabımız Başbakan ve hükümetidir. İlave olarak TBMM’ni gizli bir oturumda bilgilendirmeli, şaibeler ve iddialar konusunda değerli milletvekili arkadaşlarımızı muhakkak ki aydınlatmalı, sis perdesini aramalıdır.

Askerliğin kısaltılması

Askeri ihtiyaçlar bakımından bir mesele olmadıkça, konunun bizim açımızdan itiraz edilecek herhangi bir tarafı da bulunmayacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.