SON DAKİKA

Bir de Trabzon’a sor

KÖŞE YAZILARI

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

Türkiye’nin En Ciddi Sorunu AKP’dir

Bu haber 18 Haziran 2014 - 9:49 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli grup toplantısındaki konuşmasına şu sözlerle başladı: “Türkiye su alan bir gemi gibi dibe gitmektedir. Başbakan ve hükümeti ehil, emin, liyakat, samimiyet, adalet ve cesaret sahibi olmadığı için ülkemizi iç ve dış kaynaklı tuzakların içine itmiştir. Peşinen ifade edeyim ki, Türkiye’nin en ciddi sorun ve açmazı 17-25 Recep Tayyip Erdoğan’dır. Türk milletinin en büyük talihsizliği, Türk tarihinin en tahammül edilemez kör noktası küresel cinayet ve ölüm projesine tıpış tıpış Eşbaşkanlık yapan bu şahıstır. AKP hükümeti; milli tezleri havaya uçurmaya, milli hasletleri yok etmeye, Türkiye’nin kapısına kilit vurmaya görevlendirilmiş batıl hayranı, bölücülük meraklısı, fitne mihveri bir menfaat oluşumudur.”

Masa kurup rolünü oynayanlar

Sayın Bahçeli’nin değerlendirmesinin ne kadar doğru ve haklı olduğu daha aradan dakikalar geçmeden AKP Grubunda sayın başbakanın yaptığı konuşmada bir defa daha ispatlandı. PKK ile şeref masaları kurup IŞİD’den insaf ve merhamet bekleyenlerin, bu şer yuvalarına haddini bildirmesini isteyenleri, sorumsuzlukla suçlamaları vahametin ötesindedir. Bu şer yuvalarıyla açık ve aleni bir ortaklıktır. Terör örgütünün bayrağı indirmesine itiraz etmek, karşı çıkmak, yapanlara hak ettikleri şekilde cevap vermek, devlet olmanın da, insan olmanın da gereğidir. Rolünün gereğini yerine getirenler bizzat bu katil sürüsüyle masa kuranlar ve bayrağı indirecek cesareti verenlerdir. Bütün dünyanın ibretle izlediği şekilde yolsuzluğa ve rüşvete boğazlarına kadar gömülenlerin, yalan, talanı ve ihaneti siyasetinin temeline yerleştirenlerin, meşrudan, gayrimeşrudan, helalden, haramdan dem vurmaları sözün bittiği yerdir. Büyük düşünmek ve sorumlu davranmak IŞİD’e yalvarmak, İmralı canisinden himmet beklemek midir? PKK’nin sesi olanların sağduyunun sesi olduklarını, ihanetin ortağı olanların hakkın tarafı olduklarını söylemeleri, bu milletin aklıyla alay etmenin yeni bir versiyonudur.

IŞİD Türkiye’ye saldırdı

Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasından bazı bölümlerini, sayın başbakana özellikle hatırlatmanın hem kendisi, hem temsil ettiği makam, hem de ülkenin varlığı ve birliği açısından çok faydalı olacağı kanaatindeyim:

Uluslararası Hukuka göre, Konsolosluğumuzun bulunduğu alan Türkiye topraklarıdır. Yani IŞİD, aynı zamanda Türkiye’ye saldırmıştır. Yani IŞİD, vatan topraklarına kast etmiştir. Bunun yanında Türk Bayrağı’nı alçakça indirmiştir. Sayın Başbakan, soruyorum sana, bunlar senin için bir anlam ifade ediyor mu? Bayrak inmiş, vatan işgal edilmiş, insanımız rehin düşmüş; bunlar sana bir şeyi çağrıştırıyor mu? Sayın Erdoğan sana diyorum, sana sesleniyorum; iradeni kime ipotek ettirdin, vicdanını kime devrettin, siyasetini kimlere peşkeş çektin? Musul düşerken, Türkmenlerin kanı sel gibi akarken sen para mı sayıyordun, para mı sıfırlıyordun, evladının bir türlü anlamadığı lisanla rüşveti mi gizliyordun? Hayret ediyoruz ki, Dünya’yı kurtarma tantanası altında villayı parayla, cebini haramla dolduran aslan parçası Recep Tayyip Erdoğan’dan IŞİD’e en ufak bir tepki gelmemiş, haysiyetli bir itiraz yükselmemiştir. Türkiye’nin toprakları işgal edilmiş, bayrağı tıpkı Diyarbakır’daki gibi indirilmiş, insanları rehin alınmıştır; ne var ki Başbakan muhalefete nasıl kara çalarım, nasıl yüklenirim, nasıl iftira atarım derdindedir. Bu ne utanmazlık, bu ne kendini bilmezliktir?

Sağlam duruş göster

Başbakan Erdoğan IŞİD’e terörist diyememiş, dememiştir. IŞİD, Türkiye’yle aracılar vasıtasıyla pazarlık yapmanın peşindedir. Başbakan bunlara kafa yormak yerine, bizim IŞİD’i tahrik ettiğimizi yüzsüzce iddia etmektedir. Başlıbaşına tahrik ve provokasyon olan bu terör örgütünün bizim tarafımızdan kışkırtıldığını söyleyebilmek için bir insanının gizli IŞİD militanı, gizli IŞİD sempatizanı olması yeterlidir. Sayın Başbakan, namertliğin yakana yapışmasını istemiyorsan, nemelazımcılığın alnına kazınmasını dilemiyorsan; sindiğin delikten çık, masaya yumruğunu vur, dosdoğru bir şekilde IŞİD’e terörist diyecek sağlam duruşu göster. İşte fırsat sana, hodri meydan. Türk devleti ona buna pabuç bırakmaz, bırakamaz. Şu an IŞİD’in elindeki Türk vatandaşlarımızı kurtarmak AKP’nin siyasi şeref ve namus borcudur.

Musul’u ablukaya al

Güçlü bir devlet, kudretli bir ülke, kararlı ve milli bir hükümet eli silahlı teröristlerden insaf beklemez, keyfine göre hareket etmez. Gerekirse Musul’u ve mücavir alanları havadan ve karadan ablukaya alır, oradaki iki tugayımızı harekete geçirir; hem vatandaşlarımızı hem de Türkmenleri ölüm kapanından çekip çıkarır. Sayın Erdoğan, çok iyi öğren ki, tereyağından kıl çekmek işte budur. Seni ve zihniyetini bilmeyiz ama, bizim devlet anlayışımız, sahip olduğumuz devlet geleneği de böylesi bir asalet ve yürekliliği şart koşmaktadır. Ortadoğu’da ricayla, minnetle, yalvar yakarla, aman dilenmekle hiçbir yere varılamaz, hiçbir kötü ve hain niyetin üstesinden gelinemez. Başbakan madem diplomasiye inanıyordu, madem uluslararası camiadan himmet bekliyordu; o halde yıllardır Suriye’de sürdürülen asimetrik mücadeleye ne hakla taraf olmuştur? Katillerin elinden neden tutmuş, onlarla niçin işbirliği yapmıştır? Elbette AKP’nin bugüne kadar, terör örgütleriyle ne fırıldaklar çevirdiğini, hangi mide bulandırıcı ilişki ve irtibatlar kurduğunu cümle alem duymuş ve öğrenmiştir. Başbakan’ın tebessüm etmesi ve geceleri huzurla başını yastığa koyması için, eminim ki kendi kendisine, bugün Allah için ne yaptın sorusu yerine; bugün PKK için veya bugün IŞİD için ne yaptın sorusunu sormaktadır.

Türkmenler onur ve şereftir

Türkmenler vicdansızca, alçakça canından olurken, Başbakan suya sabuna dokunmayan açıklamalarla oyalanmaktadır. Biliniz ki, Türkmeneli’nde yaşanan insanlıkla bağdaşmayan gelişmelerin yarısı Filistin’de olmuş olsaydı Başbakan şimdiye kıyameti koparmıştı.Sayın Başbakan; söyler misin bize; Türkmenlerin suçu Gazze’de, Ramallah’da yaşamıyor olması mıdır? Türkmen kızlarının ismi Esma, Türkmen erkeklerinin ismi Mursi olmadığı ve bunlar topluca Rabia yapmadığı için mi sen Türkmeneli’ne duyarsız ve kayıtsızsın? IŞİD’i, Erdoğan’ı, BOP’çusu, çuvalcısı, pazarlıkçısı, peşmergesi bilmelidir ki; asil Türkmenler Türk milleti için onur, şeref ve namus meselesidir. Şerefini parçalar halinde; Barzani’nin odasında, İmralı’nın izbeliklerinde, Kandil’in mağara kovuklarında, Oslo’nun loş odalarında düşürenler bunu asla anlamayacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.