Asikurtlar©

Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı: Suriye

Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı: Suriye
29 Haziran 2015 - 17:54 'de eklendi ve 3962 kez görüntülendi.

Suriye’de kurulu devlet düzeni yerini kaosa ve savaşa bırakırken, IŞİD’in Türkmenlerden ve Araplardan aldığı yerleri kurtaran (!) PYD hemen yanı başımızda Türkiye’nin çıkarlarını tehlikeye atacak yürüyüşünü sürdürüyor.

Ayn El Arab’ın IŞİD kontrolüne girmesiyle PKK’nın Türkiye sokaklarını nasıl kana buladığını düşündüğümüzde, bölgedeki gelişmelerin bizim için ne kadar hassas sonuçları olduğunu da kestirebiliriz.

Bununla beraber Suriye’de savaşan bütün tarafların Türkiye için tehdit içermesi, buna rağmen Türkiye’nin ısrarla Türkmenleri IŞİD ve PYD’nin insafına bırakması, son dönem dış politikamızın ne kadar başarısız olduğunu da gözler önüne seriyor.

Suriye’nin iç işlerine bu kadar müdahil olup, bölgedeki grupların hemen hepsine (Türkmenler hariç) silah yardımı yapmak ve sonunda bu oluşumların hepsi ile düşman olmak büyük bir aferini haketmiyor da değil…

Bölgede kurulacak bir yapıya yüksek perdeden tepki gösteren Cumhurbaşkanlığı makamımız ise Suriye sorununda en büyük stratejik gücümüz olan Türkmen varlığının yok olmasına göz yumarak ve Türkmenlerle iş birliği yapmayı yeri geldiğinde IŞİD, yeri geldiğinde YPG ile beraber olmaya tercih ederken zaten bugünlerde ki tepkisinin caydırıcılığının kendi eliyle kaybedilmesini sağlamıştı.

Peki, Türkiye bu sorunu nasıl çözebilir?

Türkiye artık bu sorunu çözemez. Yani sıfır zararla bu bataklıktan kurtulamaz ama zararı en aza indirecek politikalar geliştirmesi de imkânsız değildir.

Öncelikle yapılması gereken bu konuda geniş tabanlı bir iç koalisyon sağlanmasıdır. Zira Türk Dış Politika yapıcıları üst üste gelen başarısızlıklarla moral olarak sıfırlanmış ve yorgun düşmüşlerdir.

Bunu söz konusu çevrelerin Suriye sorununun bir savaşla çözülmesini planlamalarından da anlayabiliriz. Hâlbuki ne ekonomimiz, ne mevcut sosyal dokumuz bir savaşı kaldıracak kadar güçlü değildir.

Suriye’yi geniş çaplı işgal etmeyi düşünmek yerine, TSK’nın sınırlı bir operasyon yapması ve sınır ötesini terörist unsurlardan temizleyerek bölgeye yerleşmesi düşünülmeli, bu operasyondan önce kesinlikle Esad rejimi ile görüşülmelidir.

Basına yansıdığı kadarıyla TSK bu operasyon için ayak sürümekte, söz konusu bir operasyonun Türkiye’nin bir iç kargaşaya sürüklenmesine yol açacağı konusunda endişe duymaktadır.

Aslında bu endişenin gerekçelerini Rusya Federasyonu Başkanı Viladimir Putin birkaç yıl önce şöyle dile getirmişti: “Üç yıl sonra Türkiye’deki dinci terörü konuşacağız zira cebinde akrep gezdiren sonuçlarına da katlanır”.

TSK ve silahlı kuvvetlerle aynı fikirleri paylaşanlar haksız değildirler lakin öyle ya da böyle sınır ötesinin temizlenmesi de bizim için hayati bir durum haline gelmiştir.

Bu durumda yapılması gereken ise gayet basittir: Türk Devleti önce olası sınır ötesi operasyonu içeriden baltalayacak grupları en sert tedbirlerle topraklarımızda etkisiz kılmalı daha sonra sınır ve sınır ötesi güvenliğimizi sağlamalıdır.

Bugüne kadar iç politikada avantaj sağlayabilmek için dış politikada yanlış üstüne yanlış yapanların böylesine hassas bir konuda eksiksiz bir strateji yürütmesi imkânsız olmakla beraber, bu cenaha düşen de böylesi hayati bir konuda Türk Milliyetçilerine başvurmaları ve tarihin hiç haksız çıkarmadığı Türk Milliyetçilerinden destek almaları olacaktır.

Şevket Talha APUHAN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER