SON DAKİKA

Türkiye nereye gidiyor?

Bu haber 17 Ocak 2013 - 14:23 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAS
Başbakan Erdoğan’ın her konuşması AKP ve CHP’nin ihanet yolunda birbirlerini nasıl tamamladıklarını trajikomik biçimde ele veriyor. Milletin aklıyla alay etmekte sınır tanımadıkları için, iyi polis -kötü polis oyunu oynarken vahim itiraflarda bulunuyorlar. Bunun en son ve çarpıcı örneklerinden biri de Başbakan Erdoğan’ın partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada ortaya çıktı.

CHP malzemesi

CHP’yi PKK’lıları aklamakla görevli Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün üzerinden vuruyor. Aygün’ün Paris’te öldürülen teröristlerin ailelerine yaptığı taziye ziyaretini kast ederek, “Dün bir kof kabadayılık gösterisi de teröristlere çiçek çocuk muamelesi yapan CHP’li vekil yaptı. Kendi vekillerine söz söyleyecek cesareti yok. Hani CHP Cumhuriyet’ten eski partiydi, Atatürk’ün partisiydi. Her fırsatta Kemalist’im diyen CHP’nin ‘Ege’de Rumlar’a etnik temizlik yapıldı’ diyecek bir hale geldi. Bir CHP milletvekili bunu söyleme cüretini gösteriyor.” Diyor.

Ne farkınız var?

Aygün’ün hangi yolun yolcusu olduğunu biliyoruz. Sayın başbakanın bunları söylemesi anlaşılabilir bir durum. Ancak, sorun kendi yaptıkları ve söyledikleri ile Aygün’ün yaptıkları ve söyledikleri arasında hiç bir farkın olmamasında. Aygün dağdaki eli kanlı teröristleri çiçek çocuk olarak anlattı. Siz de İmralı’daki eli kanlı bebek katilini barış güvercini haline getirdiniz. Kandil’den inen katillerle Oslo’da aynı masa etrafında oturup pazarlık yapmakla, dağdaki teröristlerle 2 gün birlikte olmak arasında şekil itibariyle de, sonuçları açısından da ne fark var? Aygün, Rumlarla ilgili söyledikleriyle bu millete ve Cumhuriyete iftira ediyor. Sizin Dersim’le ilgili söyledikleriniz çok mu farklı? Bugünküler gibi devlete baş kaldırmış, kan dökmüş katilleri, neredeyse kahraman haline getiren ve özür dileyen siz değil miydiniz? Ermeni iftiralarını alenileştiren, Türk kanını temsil eden Ermeni bayrağı altında oturup maç seyredenleri nereye koyacağız? Buradan bakınca aranızda zerre kadar bir fark görünmüyor.

Sadece bir gerçeği hatırlattı

Bunları hazmettirmiş olmanın rahatlığıdır ki, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin söylediklerini de çok kolaylıkla tersine çevirebiliyorsunuz. Sayın Bahçeli’nin söyledikleri gayet net ve anlaşılır. Meal gerektirmiyor. Olduğu gibi söylemek, gerçeği tekrar etmek ve Türkiye’nin nereye gittiği sorusunu akıl ve vicdan sahibi herkesin kafasına yerleştireceği için, etrafından dolanıyorsunuz. Mealden kast edilen ilgisiz, alakasız ve biraz da ilaveli anlamlar yüklemektir ki, bu konudaki ustalığınız yukarıdaki örnekte de çok net görülüyor. Sayın Bahçeli, “başbakan yüzde 34 oy aldı.” demiyor, “şehide kelle katile sayın diyerek yüzde 34,2 oy aldı” diyerek, bir gerçeği hatırlatıyor. “Başbakan şöyle şöyle konuştu yüzde 50 oy aldı” gibi bir cümle asla kullanmıyor. “Çiftçiye ‘ananı da al git’, askere, ‘yan gelip yatıyorlar’ ithamında bulunup BOP eşbaşkanlığını kabul ederek yüzde 46,5 oy aldı” diyor. Sonrasını siz söyleyemiyorsunuz, ama “Habur’da teröristleri karşılayıp Oslo’da PKK’ya yanaşıp yıkım projesi başlatarak, KCK’nın kuruluşunda teşvik edici olarak ve İmralı’yla gizli görüşmeler yaparak yüzde 49,8 oy aldı” hatırlatması yapıyor ve ekliyor: “Şimdi de PKK’yla açık açık görüşmekte, İmralı canisiyle cüretkar bir şekilde pazarlıklar yapmaktadır. Herhalde bundan sonraki seçimlerde, AKP’nin yüzde 70 oy alması, Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni sürüm diktatör olması sürpriz olmayacaktır. Türkiye nereye gitmektedir?”

Anlam kargaşası

Son derece açık, son derece net. Ama akıl ve vicdan ölçüleri içinde son derece rahatsız edici. O kadar ki, o oyları siz almış olmanıza rağmen bu gerçek karşısında siz de rahatsız oluyorsunuz ve “Başbakan bu işi böyle devam ettirirse yüzde 70 oy alır diyor.” Gibi bir anlam kargaşası oluşturma ustalığı ile işi başka şekle dönüştürmeye uğraşıyorsunuz. Asıl vahim olanı sonrasında söyledikleriniz: “Tam bir matematik dehası. Bu muhteşem matematik hesabından, AK Parti’yle ilgili iyi niyet ve temennilerinden ötürü sayın Bahçeli’yi tebrik ediyorum. Bakın CHP bu tavrı on yıllardır sergiliyor. Milletle aynı dili konuşamıyor. Millete bidon kafalı demek ne ise MHP liderinin de söylediği sözler aynıdır.”

Siciliniz aksini söylüyor

Sayın Bahçeli nasıl bir değerlendirme yapar, kendi takdirleridir. Ama bir MHP sözcüsü çıkıp, “matematik dehası olmak, kandırma dehası olmaktan çok daha iyi, çok daha kabul edilebilir bir şeydir. Bu muhteşem yanıltma dehasından dolayı sizi tebrik ediyorum” derse, ne cevap vereceksiniz? Seçim sonuçlarıyla ve bizzat kendi beyanlarınızla ispatlı olan bu değerlendirmenin neresinde milletle aynı dili konuşamamak var? Milletle, milletin değerleriyle alay etmek ve aşağılamak konusunda yarışan bir parti varsa, bu hiç tartışmasız biçimde AKP’dir. Siciliniz, “ananı da al gitten” başlayan, “gözünüzü toprak doyursunla” devam eden, “ne konuşacağı o kadınla” diyerek şehit anasını azarlamasıyla, “para yatırırken bana mı sordunuz” vecizesiyle zirve yapan, milletti aşağılamanın sayısız örnekleriyle doludur. Bu sözlerin millete bidon kafalı diyenlerden ne farkı var?

Sayın başbakan her konuşmasında, MHP lideri sayın Bahçeli’yi bir defa daha haklı çıkarıyor. Bütün bu gerçekler orta yerde dururken, AKP’den hala medet umanları görünce bir defa daha sormak kaçınılmaz oluyor: “Türkiye nereye gidiyor?

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.