SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Kahpeliğin Böylesi!

KÖŞE YAZILARI

Türkiye nasıl bu hallere düştü?

Bu haber 25 Kasım 2012 - 9:17 'de eklendi ve 47 kez görüntülendi.

Türk dış politikasının yerlerde sürünmesi ve yaşananlar içimizi sızlatıyor. Öncekileri bir kenara bırakacak olsak dahi, Suriye bataklığı ve Gazze katliamı karşısında AKP’nin nasıl perişan olduğunu artık saklayamıyorlar. Yanaşma ve beslemeler bile kem-küm etmekten ileri gidemiyor. Arap ülkelerinden Avrupa basınına, uzak Asya’dan ABD’ye kadar dış basında alay konusu ediliyoruz.

Başka türlüsü olmazdı

Şaşılacak, hayret edilecek bir durum yoktur. Bu zihniyetle, bu uygulamayla, bu gidişle başka türlüsü zaten olmazdı. 10 yıllık AKP geçmişinde Türkiye’nin lehine olmasını bir kenara bıraktık, muhafaza edilen istisna cinsinden de olsa tek bir şey dahi kalmamıştır. Kıbrıs gibi, kıta sahanlığı dayatmaları gibi, Ermeni iftiraları gibi, Kuzey Irak gibi, uluslararası sularda gemimizin alı konulması ve vatandaşlarımızın katledilmesi gibi, terör ve ihanet gibi en haklı olduğumuz meselelerde, kazanmaya en yakın olduğumuz iddialarımızda bile kaybettik ve geri düştük.

Hiçbir başbakan bunları yaşamadı

Ayrıntılarda çok daha vahim, çok daha ağır, çok daha can yakan şeyler yaşandı. 89 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir Türk başbakanı ABD başkanıyla telefonda görüşürken beyzbol sopalı fotoğraflara muhatap olmadı. Hiçbir başbakana eli sopalı resimlerle ayar verilmedi. Hiçbir başbakan, “ABD başkanına katliam resimlerini gösterdim, ama ilgilenmedi bile” itirafıyla, ciddiye alınmadığını itiraf edecek duruma düşmedi. Hiçbir başbakan görüşme saati gelmiş olmasına rağmen, ABD Başkanının odasında maç seyretmesinden dolayı kapıda bir saat bekletilmedi. Hiçbir başbakanın yanında bir bakanı, üstelik Dışişleri Bakanı bir başka ülkenin lideri tarafından garson çağırır gibi parmak işaretiyle çağrılmadı. Yine aynı şekilde bir başka ülkenin lideri tarafından benzer muameleye tabi tutulmadı. Hiçbir başbakan, İsrail’in varlığı ve güvenliği için Müslüman ülkeleri ve liderlerini yıkmayı planlayan bir projenin Eşbaşkanı olmadı ve bununla övünmedi.

Başka zamanlarda ağır sonuçları olurdu

Bütün bunlar bir çırpıda aklımıza gelenlerdir. Çok daha uzatmak ve ayrıntılandırmak mümkündür. Bir başka zamanda her biri ağır sonuçlar doğurur ve sebep olanları çok zor durumlara düşürürdü. Gazeteler, yazarlar, yorumcular bunları dillerinden düşürmez, siyaset bunların üzerinden yürütülürdü. Olması gereken de budur. Böyle bir sicilden, böyle bir tablodan doğru, haklı, inandırıcı, caydırıcı, etkili bir sonuç çıkmasını bekleyebilir misiniz? Siz bekleseniz de, boşuna beklersiniz. Ne yaparsanız yapın, ne söylerseniz söyleyin, nereye giderseniz gidin, ne ciddiye alınırsınız, ne de sonuca bir etkiniz olur. Onun için en yakın olduğumuz, en etkin olduğumuzu zannettiğimiz, en fazla çaba gösterdiğimiz meselelerde bile geride kalıyoruz. Hep kaybeden biz oluyoruz. Irak bunun örneğidir. Libya bunun bir başka versiyonudur. Suriye ile geldiğimiz nokta çok trajiktir. Son olarak Gazze konusunda düştüğümüz durum acı vericidir.

Patriotlar İsrail’i korumak içinmiş

Şu işe bakın ki, şimdi sınırlarımızı korumak için NATO’yu imdada çağırıyoruz. Patriot füzeleri talep ediyoruz. Sonra işin altından başka şeyler çıkıyor. Füzelerin Türkiye’nin güvenliği için değil, daha önce Kürecik’e kurulan radar sisteminin bir parçası olarak İsrail’in güvenliğini sağlamak için geldiği ortaya çıkıyor. Tetik bile bizde değil. Zaten o füzeleri ne bilen, ne de kullanan personelimiz var. Bütün bu olanlardan Suriye rahatsız, İran rahatsız, Rusya rahatsız. Memmun olan tek ülke İsrail. Hani “van minüt” demiştik? Hani, Gazze katliamları karşısında İslam ülkelerine, “öleceksek adam gibi ölelim” çağrısı yapmıştık? Bütün bunları yanaşma ve beslemeleriniz marifetiyle bu millete hazmettirebilirsiniz, ama dünyaya hazmettiremezsiniz ve sonuçları ağır olur. Zaten o ağır sonuçları bizzat yaşıyoruz. İçerde yaşıyoruz, dışarda yaşıyoruz. Dünya da artık alay konusu olacak durumlara düştük. Açın bakın ABD basınını, açın bakın Almanya basınını, açın bakın Arap basınını dehşete düşersiniz. Biz bunların hiç birini hak etmiyoruz.

Herkes düşünmek zorunda

Türkiye nereye gidiyor? Niçin bu kadar ümitsiz, bu kadar yalnız, bu kadar çaresiz durumdayız? Etrafımızdaki bu amansız ateş çemberi nasıl oluştu? Bu soruların cevabını Türkiye’de yaşayan herkes düşünmek ve bulmak zorundadır. Yalanla gerçeğin, eğriyle doğrunun, akla karanın bu kadar yer değiştirdiği bir düzenin; zihin bulandırmaya, talan ve ihanete dayalı bir dönemin başka türlü sonuç vermesini beklemek zaten abes olurdu. Ne doğradılarsa çanağa, o geldi kaşığa.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.