SON DAKİKA

ATATÜRK OLMASAYDI…

KÖŞE YAZILARI

TÜRKİYE GERÇEĞİNDEN HABERSİZ

Bu haber 28 Nisan 2016 - 9:03 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye AKP ile geçen 14 yılın sonunda, içeride ve dışarıda istisnasız her alanda kelimenin tan anlamıyla dibe vurdu. Tarih boyunca hiç bu kadar çaresiz, yalnız ve ümitsiz olmadık. Nereye dönseniz, nereye baksanız bir çürüme ve çöküş görüyorsunuz. Bu hazin tablo içinde özellikle sayın başbakanın hergün birkaç yerde birden yaptığı konuşmaları dinlerken, şaşırıp kalıyoruz. Öyle şeyler söylüyor, öyle şeyler anlatıyor ki, “acaba hangi ülkeden bahsediyor?” diye sormadan edemiyoruz. Zira, bizim yaşadığımız, gördüğümüz, duyduğumuz ve şahit olduğumuz Türkiye ile başbakanın anlattığı arasında hiçbir benzerlik yok.

TERÖR HER ŞEYİN ÖNÜNDE
Terör ülkenin en ağır ve en acı sorunu olmaya devam ediyor. Yılların yanlışlarının, teslimiyetlerinin, ihanetlerinin bedelini kahraman güvenlik güçlerimiz canlarıyla ödüyor. Bu öyle bir bedel ki, yediden yetmişe herkes payına düşeni alıyor. Sadece analar değil, yavrular, gelinler, babalar ve bütün millet ağlıyor. Güzel ülkemizin bir bölgesi, örneklerini daha önce Ortadoğu ülkelerinde, mesela Badat’ta, Şam’da, Beyrut’da gördüğümüz gibi, yakılıp yıkıldı ve viraneye döndü. Şehirlerin yerini değiştirmeyi çare olarak düşünen bir hükümetimiz var. 20 Temmuz’dan bu tarafa 500’e yakın vatan evladını şehit Bunun yanında 250’e ye yakın sivil vatandaşımız terörist saldırılarından dolayı hayatını kaybetti. Toplam yaralı sayısı, bin 500’ü geçti. PKK kalleşliğine ve kahpeliğine bir de IŞİD eklendi. Ülkenin başkentinde bombalar patladı ve toplu katliamlar yapıldı ve ne yazık ki, tehdit devam ediyor. Şimdi de Kilis ağır bir ateş altında. Hergün füze saldırısına uğruyor. Bu alçak saldırılara karşı bulunan çare, daha fazla ambülans ve zırhlı araç göndermek olmuştur. Yaşananlar Türkiye’nin caydırıcılığının ne hallere geldiğinin can yakan örneğidir.

DIŞ POLİTİKANIN HAZİN DURUMU
Dış politikamız yine çok hazin görüntüler veriyor. Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar zor durumlara düşmemiştik. Bütün dünya basınında alay konusu ediliyoruz. AKP, Avrupa’da muhatap alınabilmek için kıtanın toplama kampı olmayı kabul etti, yine de değişen hiçbir şey olmadı. Hiçbir yerde ciddiye alınmıyoruz. ABD Başkanı Obama’nın sopayla ayar verdiği, askerimizin kafasına çuval geçirildiği dünyadaki tek ülkeyiz. Buna bir de açık ve aleni şekilde eleştirilmek eklendi. Avrupa Birliği kapısında beklemekten yorulduk. Terörle mücadelede yalnız ve çaresiz kaldık. PKK uzantısı PYD ve Barzani’nin muhatap alınmasının önü kesilemediği gibi, Türkiye’nin bu teröristlerle irtibat kurması dayatılıyor. Rusya ile ilişkilerimizin hangi sonuçlar doğuracağını kimse kestiremiyor. Daha dün, ABD bir defa daha vatandaşlarına Türkiye’deki turistik tesislere gitmeyin uyarısında bulundu. Üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi durumuna düştüğümüzü yüreğimiz sızlayarak görüyor ve yaşıyoruz.

BORÇ BATAĞI
Ekonomide de durum farklı değil. Piyasalar kan ağlıyor. Kapanan iş yeri sayısı gün geçtikçe büyüyor. Yaz ayları geldi, ama turizmden tamamen ümit kesilmiş durumda. Bazı tesisler kapılarını dahi açmama kararı aldı. Borç batağı dayanılmaz noktalara ulaştı. Devletin borcuna, kredi kartı ve dönmeyen krediler eklendi. Son 2 ayda yasal takibe giren vatandaş sayısı 295 bin kişiyi buldu. İşsizlik kademeli olarak artıyor. Ocak ayında yüzde 11’i geçti ve 3,5 milyon kişiye ulaştı. Gerçek işsizlik bunun çok daha üzerinde. Hükümetin işçi, emekli ve memur maaşlarına yaptığı artışlar, daha bir ay geçmeden yapılan zamlarla ve vergilerle geri alındı. Asgari ücret arttırıldı, ama bunun kimseye bir faydası olmadığı gibi, işsizliği patlattı. Taşeron işçilerin kadroya alınması tam bir fiyaskoya dönüştü ve aldatmacadan başka bir şey olmadığını yandaş sendikalar ilan etti. Piyasaları canlandırmak ve ekonomiyi toparlamak için bulabildikleri yol, faizleri düşürüp vatandaşı çok daha ağır borçların altına sokmakla sınırlı.

ŞİDDET SARMALI
Bu acı tablonun sosyal yansımaları çok ağır oldu. Milli ve manevi değerlerin içinin boşaltılması, kimliksiz ve menfaate dayalı bir yapının ortaya çıkmasının kaçınılmaz sonucu olarak, büyük bir toplumsal çürüme yaşanıyor.
MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasında önemle altını çizdiği gibi, ne üzücü ki, bizi bir arada tutan, bizi bir millet yapan ortak değerler kontrolsüz şekilde aşınıyor, devamlı surette tahrip ediliyor. Aziz Türk milleti içten içe eriyor, değer hükümleri, manevi emanetleri ağır bir operasyon geçiriyor. Bir şiddet sarmalı ile karşı karşıyayız. Cinayetler, haksızlıklar, hırsızlıklar, tahammülsüzlük aldı başını gidiyor. “Ben ve ötekiler” siyasetinin sonucu olarak saygı ve tahammül kültürü ağır yara aldı. Hoşgörü ve yardımlaşma anlayışı kurudu. Toplumsal huzursuzluk giderek artıyor. Her yerde kavga var. Trabzon’da ve Ankara’da stadyumlarda yaşanan olaylar bu hazin gidişin ibret veren tezahürleridir. Devamlı körüklenen siyasi bloklaşmalar, teşvik edilen kanunsuzluklar, yoğunlaşan kural ve vicdan tanımayan politikalar çok ciddi sonuçlara kapı araladı.

İÇİ BOŞ ÖVÜNMELER
Türkiye bu girdap içinde kıvranırken, Başbakan Ahmet Davutoğlu, hergün en az bir yerde, bindirilmiş kıtalara saatlerce içiboş övünmelerle masal anlatıp Anayasa ve hamaset nutukları atıyor. Anlatılanların Türkiye gerçeği ile hiçbir ilgisi ve alakası olmadığı gibi, kimsenin derdine de bir çare olmuyor. Bütün milletin üzerinde ittifak ettiği ve beklediği terörist uzantısı sözde milletvekililerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, içinde meydan okumaların olduğu bir tiyatroya dönüştü. Millet iş, aş ve güvenlik ararken, başbakan televizyonlarda saatlerce yaptığı ve birbirinin tekrarı olan ezber konuşmalarla milleti usandırmış durumda. Boş ve sonuçsuz işlere şimdi de laiklik tartışmaları eklendi.
Başbakanın ülke gerçeklerinden kopuk bu tavrı ve siyaset tarzı başta terör olmak üzere ivedi çözüm bekleyen meselelerin daha da büyümesinden başka bir sonuç doğurmuyor. Birilerinin sayın Davutoğlu’na acil olarak ülkenin gerçek gündemini hatırlatması, hamaseti bir kenara bırakmasını, ülkenin ve milletin ağır sorunları bulunduğunu ve Türkiye’nin başbakanı olarak bunlara yoğunlaşması gerektiğini söylemesi şart olmuştur.
Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.