Asikurtlar©

Türk Ocakları’ndan Yazar Yavuz Selim Demirağ’a Sert Cevap

Türk Ocakları’ndan Yazar Yavuz Selim Demirağ’a Sert Cevap
09 Ocak 2016 - 12:09 'de eklendi ve 4768 kez görüntülendi.

Yeniçağ Gazetesi Yazarı Yavuz Selim Demirağ’ın Türk Ocakları Mahkemede başlıklı yazısı hakkında Türk Ocakları Genel Merkez Yönetim Kurulunun Açıklaması

Yenicağ Gazetesi yazarlarından Sayın Yavuz Selim Demirağ’ın 08.01.2016 tarihli nüshanızda çıkan “ Türk Ocağı Mahkemede” başlıklı yazısı, ilk paragrafındaki haklı serzeniş dışında maalesef pek çok yanlış ve çarpıtmalarla doludur. Görevi devraldığımız 2014 Olağan Genel Kurulundan bu yana büyük bir gayret ve özveriyle yürüttüğümüz faaliyetleri, bu arada Ankara’da, güney illerimizde, Irak’ta ve Suriye’de bulunan Türkmen kardeşlerimiz için bir buçuk yıldır Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı ile birlikte sürdürdüğümüz ve son olarak Genel Başkan ve beraberindeki heyetle 19 Aralık 2015’te Yayladağı’nda sınır karakoluna kadar götürülen yardımlar dahil olmak üzere yardım faaliyetlerini görmezden gelen gazetenizde Türk Ocaklarının adının sadece mahkemeler vesilesiyle anılması da üzüntüyü muciptir.

Sayın Demirağ’ın yazısında ele alınan veya iddia edilen hususlar hakkındaki gerçek bilgileri Yeniçağ gazetesi okurlarının dikkatine sunmayı zorunlu bir görev addediyoruz.

1-43. Olağan Genel Kurulun iptali için Ömer Ay tarafından açılan dava hakkında 30 Aralık 2015 tarihinde Merkez Yönetim Kurulunun açıklaması gazetenizin ve yazarınızın dikkatinden kaçtığı için aynen veriyoruz:

“Malum bir merkezde konuşlanarak Türk Ocakları 43. Olağan Genel Kurulu’nun iptali için dava açan Ömer Ay’ın söz konusu davada mahkemenin kesinleşmemiş kararını Ocaklıların e-posta adreslerine gönderdiği öğrenilmiştir. Söz konusu mesajda hukuk vurgusu yapan bu zat, mahkemenin iptal hükmünün hangi eksikliğe dayandığından bahsetmemektedir. Dava dilekçesinde pek çok konuyu sıralayıp Genel Kurul’un iptalini ve Ocak’a kayyum atanmasını talep eden davacının bu taleplerinin hiçbiri yerinde bulunmamış, sadece Kanun ve Tüzük’te belirtilen çağrı usulünün şekil şartındaki bir eksiklik yüzünden 43. Olağan Genel Kurul’un, temyiz yolu açık olmak üzere iptaline karar verilmiştir.

Aziz Ocaklılar!

Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu, gerekçeli kararın tebliğinden sonra temyiz yoluna gidecektir. Bilirkişi raporuna yaptığımız itirazda, duyurunun Dernekler Yönetmeliği’ndeki çağrı usulüne dair maddeye göre, öz ve esas itibarıyla gerçekleşmiş olduğunu, delegelerimizin temsil ettiği şube başkanlarına yasal süre içinde iki kez genelge gönderildiğini ifade etmiştik. Şart olmaktan resmen çıkarılmış olan “mahallî bir gazetede duyurusu yapılmış olma” şartı yerine getirilmediği için bir eksiklik tespit edilmiş oldu. Vicdan, izan ve insaf sahibi hangi Türk Ocaklı, çok yüksek bir katılımla gerçekleşen 43. Olağan Genel Kurul’un delegelere duyurulmamış olduğunu iddia edebilir? İnsani bir hatadan kaynaklanan, konunun özüyle hiç ilgisi olmayan bir eksiklik yüzünden Türk Ocakları Olağan Genel Kurulunun iptali için mahkemeden karar çıkartanlar, bu muazzam (!) başarılarıyla iftihar edebilirler. Her türlü baskıya, duygu sömürüsüne rağmen Türk Ocaklı delegelerin büyük bir farkla göreve getirdiği heyet olarak büyük bir inanç ve azimle önümüzdeki Nisan ayında yapılacak 44. Olağan Genel Kurul’a hazırlanıyoruz.

Türkiye’nin ve Türk-İslam dünyasının ateşten bir çemberden geçtiği bugünlerde, Türk milletine hizmet eden her kuruluşa büyük görevler düşmektedir. Bu kurumlarda göreve talip olmak, bütün vatanseverlerin hakkı ve görevidir. Ancak, delegenin hür iradesinin lekesiz ve

tertemiz tecelli ettiği bir Kurultay’ı işin özü ve esasıyla ilgisi olmayan ve sonuca asla tesir etmeyen basit ve teknik bir eksikliği bahane ederek iptal ettirmenin, birtakım insanların marazi, nefsani duygularını tatmin dışında, Türk milletine hangi faydasının olduğunu siz Aziz Ocaklıların takdirine bırakıyoruz.”

2-Ankara şubesinin görevden alınmasıyla ilgili mahkeme kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, Türkan Hacaloğlu ve arkadaşlarının vekilinin sürekli oyalama taktikleri yüzünden yerel mahkeme ancak 07.01.2016 tarihindeki duruşmada davanın reddi yönünde karar vererek Yargıtay kararına uymuştur. Mahkeme kararı açıktır: Davacılar yani Türkan Hacaloğlu ve arkadaşları “davanın kabulünü”, Davalı Vekili yani Genel Merkez avukatı “davanı reddini” talep etmiştir. Hakim de Yargıtay kararına uyarak “davayı reddine” karar vermiştir. Böylece Ankara şubesinin eski yöneticilerinin görevden alınması kararına yaptıkları itiraz ve açtıkları dava usulden reddedilmiştir. Genel Merkez avukatının, daha önceden ilan edilmiş Ankara şubesi olağan genel kurulu için tedbir talebi ise “HUMK’nun 389 vd. maddeleri uyarınca koşulları oluşma”dığı için reddedilmiştir. Yani, görevi sonlandırılmış bir yönetim hakkında karar alınamayacağından ilgili maddenin koşullarının oluşmadığı eski başkanın yüzüne ve avukatına hakim tarafından söylenmiş olmasına rağmen garabet timsali bir yorumla kongre yapmaya kalkması akılla, hukukla izah edilebilir değildir. Karar metninden de açıkça anlaşılacağı üzere Ankara şubesi yönetimi görevden alınmış olduğundan almış olduğu kararların da bir hükmü kalmamıştır. Dolayısıyla 10 Ocak 2016 tarihinde yapılacak toplantının hukuken hiçbir geçerliliği yoktur. Bu durum eski şube başkanı tarafından da iyi bilindiği için Genel Merkeze kayyum tayini talep edilmiş, bu talebi de başvurduğu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek reddedilmiştir.

3-Maltepe şubesi Türk Ocakları Derneğinin tüzel kişiliğini temsil eden Genel Merkez Yönetim kurulunun genelgelerinin gereğini yerine getirmediği, istişare ve bölge toplantılarına katılmadığı gibi, son olarak ulusal medyaya da yansıdığı üzere Maltepe’de Ülkü Ocakları binasının basılması olayına karışan ve kendilerini Maltepe Türk Ocağı olarak tanıtan gençler hakkında bir işlem yapmak bir yana Genel Başkanın sözlü Merkez Yönetim Kurulunun yazılı ikazlarına rağmen bu kişilerin isimlerini bildirmekten bile imtina etmiştir. Kendi başına ayrı bir teşkilat olarak çalışan, tüzüğümüzle bağdaşmayan lise teşkilatı kurmak vb. uygulamalar yapan bu şubenin kapatma kararına karşı açtığı dava devam etmekte olup ihtiyati tedbir talepleri reddedildiğinden şu anda şube adıyla yürütülen faaliyetlerin tamamı hukuksuzdur. Son olarak bu sözde şubede baba-oğul arasında hukuken geçersiz bir devir teslim toplantısı yapıldığı Genel Merkeze bildirilmiştir.(Yavuz S. Demirağ Bey’in eş-dost ve akraba tanımına bu da girer mi, bilmiyoruz? Bize göre, Türk milliyetçilerinin yine Türk milliyetçisi olan, ehil ve layık akrabalarının teşkilatlarda, tüzük ve kanun hükümlerine aykırı olmamak üzere görev almalarında bir beis yoktur.)

4-Diğer şubelerin kapatılmaları haklı sebeplere dayanmakta olup Sayın Demirağ istediği takdirde bu konuda kendisine ayrıntılı bilgi verilebilir. Türk Ocakları Genel Merkez Yönetim Kurulunun şube sayısını ve dolayısıyla şubelerden gelen delege sayısını azaltmak gibi bir siyaseti yoktur. Nitekim. 43. Olağan Genel Kuruldan önce açtığımız Kars, Ardahan, Sinop, Kastamonu şubelerine daha sonra Polatlı, Çankaya şubeleri katıldı. Gümüşhane, Erzincan, Adıyaman, Düzce, İskenderun şubelerinin açılma hazırlıkları da devam etmektedir. Kapatılan şubelerle ilgili hukuki süreçler tamamlandığında bu il ve ilçelerde de kanun ve tüzüklere uygun çalışacak şubeler yeniden açılacaktır.

5-Defalarca açıkladığımız halde tüzük gereği Genel Kurulda da seçilebilecek olan ama teamüllere ve tüzüğe göre Genel Merkez yönetimine yetki verilmek suretiyle belirlenen Genel Merkez Hars, Danışma, Sanat-Edebiyat ve Hanımlar kurullarının “eş, dost ve akrabalardan” oluşan “tabii delege” oldukları yalanı bir kez daha tekrarlanmıştır. Sayın Demirağ’a soruyoruz: Bu eş, dost ve akraba takımına, Türk Ocaklarına hayatı boyunca hizmeti ve yardımı bir borç bilen değerli büyüklerimiz İdris Yamantürk, Alaattin Ceceli de dahil midir? Türkan Hacaloğlu’nun eşi, değerli büyüğümüz ve Danışma Kurulu üyesi Yücel Hacaloğlu da dahil midir? Kamuoyunun yakından tanıdığı Türk bilim alemine, tarihçiliğine, dil çalışmalarına üstün hizmetler veren Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu, Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın (43. Kurultayda Prof. Dr. Mustafa Kafalı’nın listesinde), Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Prof. Dr. Mustafa Kafalı’nın manevi evladı mesabesindeki Prof. Dr. Üçler Bulduk; ülkücü hareketin tarihine damga vurmuş Hüsnü Poyraz, Dr. İbrahim Doğan, Meriç Coşkun ve düşüncelerini bulunduğu her ortamda net bir şekilde ifadeden kaçınmayan Lütfi Şehsuvaroğlu vb. pek çok isim de dahil midir? Bu gruba, edebi ve kültürel hayatımıza büyük katkıları olan, bir kısmı sırf bu çekişmenin bir parçası olmamak için genel kurul toplantılarına gelmeyen Hars ve Sanat-Edebiyat kurulu üyelerimiz de dahil midir? Bu asılsız suçlama ve itibarsızlaştırmalardan vaz geçilmesini ve Türk milliyetçiliği için ömrünü harcamış bu insanlara hak ettikleri saygının gösterilmesini bekliyoruz.

Türk Ocakları Genel Merkezi ve şubeleri arasına nifak sokma girişimleri karşısında Genel Merkez yönetimi olarak her yıl genel istişari toplantılar düzenliyoruz. 10-11 Ekim 2015’de Gerede’de yapılan son istişari toplantıda teşkilat ve tüzük meseleleri şube başkanlarıyla görüşülmüş delege sistemi de dahil olmak üzere bir mutabakat hasıl olmuştur. Teşkilat dışı güçlerin başka mahfillerde yürüttükleri müzmin muhalefet tavırlarını Ocağımızın içine taşıma gayretlerine mensuplarımız ve şubelerimizin yol vermeyeceğine inancımız tamdır. Bu inanç ve azimle 2016 Nisan ayında Türk Ocaklarının mehabetine, tarihî görevine ve şanına yakışır bir olağan genel kurul toplantısının gerçekleşeceğinden bütün Türk Ocaklılar emin olmalıdır. 08 Ocak 2016

Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu Adına
Prof.Dr.Mehmet ŞAHİNGÖZ
Genel Sekreter

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER