SON DAKİKA

Türk Milleti Yeni Bir İktidara Yetki Verecek

Bu haber 12 Şubat 2014 - 9:13 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Karşımızda nasıl bir Türkiye manzarası var? Yüz yüze kaldığımız gerçekler neler? 11 yılı aşan AKP iktidarının tüm maskeleri düşmüşken ülke olarak nasıl bir girdabın içerisine sokulduk?

Bu soruların cevaplarını arayarak başlamak istiyorum bugün. Zira bu soruların cevabında Türkiye’nin geleceği var. Bundan sonraki dönem açısından sergilenecek duruş, ortaya koyulacak irade ve yapılacak tercihler açısından Türk siyasetinin önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği ve işleyeceği de belli olacak.

11 yıllık tek başına iktidar serüvenini geride bıraktığımız bu zaman içerisinde;

1-Sözde çözüm süreci ile PKK ile girişilen ortaklıkta terörist başı tek adres olarak AKP tarafından kabul edilmiştir. Terörist başı Kürlerin önderi, PKK’da Kürtlerin temsilcisi olarak değerlendirilmiş, böylelikle Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğü yok edilmeye teşebbüs edilmiştir. Gelinen noktada AKP hala çözümden neyi kast ettiğini açıklayamasa da İmralı, Kandil ve BDP kanadından gelen mesajlara bakıldığında Türkiye’nin özerk yönetimlere ayrılarak param parça edilmek istendiği anlaşılmıştır.

2-AKP’nin dış politikası tamamen iflas etmiş durumdadır. Arap Baharı ile vukuu bulan hadiselerde “Yeni Osmanlıcılık” sözünü diline dolayanlar “100 yıl önce kaybettiğimiz toprakları geri alacağız” diyenler Türkiye’yi derin bir bataklığa hapsetmiştir. Mısır’da ne söylediyse gerçekleşmeyen, Suriye konusunda neyi ifade ettiyse havada kalan iktidarın bütün plan ve hesapları boşa çıkmıştır. Ha bugün, ha yarın gidecek diyerek çıkılan yolda AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın karizması en derin çukurların dibine inmiştir. Bu itibardan uluslararası algı gereğince Türkiye’de nasibini almıştır. Uluslararası meselelerdeki her meselede görüşü dikkate alınan ve duruşu değerlendirilen Türkiye, nihai durumda yok sayılan ülke pozisyonuna itilmiştir. Artık Suriye sınırımız türlü terör yuvalarına ev sahipliği yapar olmuştur. AKP’nin bölgesel olarak tek dostu Barzani kalmıştır. Yeni gündeme gelen Kıbrıs meselesinde de, adayı Rumların inisiyatifine bırakma projesi olan Annan Planı’ndan başka AKP’nin elinde bir şey olmadığı ortaya çıkmıştır.

3-Yolsuzluk konusunda bırakın kendi tarihimizi, dünya siyasi tarihinde bile eşine rastlanmayan büyüklükteki bir rezilliğe AKP imzasını atmıştır. 17 Aralık ile başlayan ve beraberinde devam eden hadiselerle görülen gelişmelerde, AKP’nin iktidarını sadece ve sadece “kendisini zenginleştirme aracı” olarak gördüğü ve bu ölçüde hareket ettiği anlaşılmıştır. Yatak odalarından fışkıran dolarlar, ayakkabı kutularına istiflenen dolarlar, para sayma makineleri ve çelik kaslar AKP’nin yolsuzluğunun boyutunu gözler önüne sermesi kadar, ulaştığı boyutun ciddiyetinin ve büyüklüğünün kavranmasına da vesile olmuştur. Yüzbinlerce dolarlık saatler, havuzlu villalar, ihale karşılığında alınan komisyonlar AKP’nin “nereden geçindiği” gözler önüne sermiş ve “haramzadelik” sıfatının kendileri ile beraber anılmasını sağlamıştır.

4-Sansürde yapılabilecek ne varsa, en alasını AKP’nin yaptığı ortaya çıkmıştır. Milletten gerçekleri gizleyebilmek adına AKP basının üzerine kara bulut misali çökmüş, yandaşlarını basın kuruluşlarına yerleştirmiş, medya patronlarını tehdit altında tutmuştur. Türk basının içine düştüğü durumun içler acısı hali her yönüyle görülmüştür. Medya adeta AKP’nin parti içi basın bülteni haline getirilmiştir. Bu yapıyla da millete gerçekler değil, AKP’nin işine ne geliyorsa onlar gösterilmiştir. Böylesi bir medya yapısıyla AKP’nin yolsuzluğu, hırsızlığı, ihaneti, usulsüzlükleri, rezillikleri, pislikleri gizlenmiştir. Mızrağın çuvala sığmadığı şimdiki durumda ise herşey anlaşılmıştır.

5-Yolsuzluk soruşturmasının başlaması ile beraber AKP’nin soruşturmanın önüne geçebilmek ve olan biteni halkın daha iyi görmesini engellemek adına yargıyı katletme girişimleri de paralellik göstermiştir. Gelinen noktada AKP hâkimler ve savcıları sürgüne tutmuş, yolsuzluk soruşturmalarını yürüten kamu görevlilerinin hepsinin görev yerini değiştirmiştir. Ayrıca yasama, yürütme ve yargı arası kuvvetler ayrılığı ilkesi kökünden sarsılmıştır.

6-Son olarak AKP’nin ekonomideki uygulamaları ve politikaları tamamen iflas etmiş durumdadır. Ekonomi ile ilgili konularda AKP neyi söylemişse gerçekleşmemiş, hangi tahminde bulunmuşsa tutmamış, nereye ulaşmayı istediyse hüsran olmuştur. Dövizdeki yüksek artış, faizlerin uçması ve bunların peşinden gelen zam furyası AKP’nin ekonomide de mecalinin kalmadığını, Türkiye’yi batırdığını gözler önüne sermiştir. Türk ekonomisinin son derece kırılgan bir hale geldiği ve gelecek açısından umut vaat etmediği, problemlerin büyük olacağını neredeyse tüm uzmanlar tarafından açık açık ifade edilir olmuştur.

Türkiye işte böylesi bir siyasi iktidarla yüz yüze kalmıştır. Gerçekleşen bu hadiselere bakarak AKP’nin meşruiyetini kaybettiğini, iktidar olma mukadderatını yitirdiğini, yerel seçimlerden başlayarak her alanda yitik olacağını söylemek mümkün. Bu saatten sonra AKP kendi cenazesinin nasıl kaldırılacağı ile meşgul olacaktır. Kaldı ki bu da artık onların sorunudur.

Türkiye yeni bir iktidara gebe. Yaşanılan bunca sıkıntının ardından doğacak güneş bunu haber veriyor. Türk Milleti’nin önümüzdeki dönem başka bir iktidara yetki vereceği kesindir. Bunca problemle birlikte bölgesel ve küresel çapta gelişen hadiselerde Türk Milleti’ni ileriye götürecek yeni bir iktidarla Türk Milleti buluşmayı bekliyor.

Son günlerde yaşanılanlara ve siyasi partilerin duruşlarına bakılınca da MHP’nin tek başına önde durduğu açığa çıkıyor. Öyle görünüyor ki Türk Milleti üç hilali yeniden cihana karşı dalgalandırmayı istiyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.