SON DAKİKA

DAVUTOĞLU HORTLADI

Gündem Yazıları

Harcatan Harcanır!

Gündem Yazıları

KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ

Gündem Yazıları

Türk Birliği Mecburi İstikamettir…

Bu haber 04 Aralık 2016 - 17:35 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

 

Sanki 15 Temmuz darbe teşebbüsünün başka bir türünü, “Ekonomik Darbe Teşebbüsü” nü yaşıyor gibi hissediyoruz kendimizi..!
ABD de Trump kazandı diye, bizim paramız, dolar ve Euro karşısında neden hızla değer kaybetsin ki!
Trump’ı ABD istemiyorsa, seçilmesini bir felaket olarak görüyorsa, o zaman neden ABD doları değer kaybetmiyor, ABD ekonomisi krize sürüklenmiyor acaba?
Demek ki durum farklı.
Finans karakterli ekonomiler zorda. Türkiye gibi dolarla iç içe olan ülkelerin ekonomilerini daha da zor günler bekliyor belli ki!
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, vatandaşları, dolarlarını altına ve TL’ye dönüştürmeye çağırıyor!
Oysa vatandaşın doları mevcut kasasında değil, tam tersi borç hanesinde. Ya işyeri kirası dolarla ya da ev kirası! Büyük firmalar ise dolarla dış kredi borçlusu!
Doları olanlar malum mutlu azınlık ve yağdanlık talükatı. Onlar da bu durumu fırsata çevirerek dolarlarına dolar katmakla meşguller. Anlayacağınız işleri tıkırında. Yani vatandaş kimin umurunda?
Aklıma merhum Özal’ın Türk Parasını Koruma Kanunu’nu ne zaman kaldırdığı geldi. Tarihini bile unutmuşum!
AB ile gerginlik yaşıyoruz. AP, Türkiye aleyhine karar alıyor..
Rusya ile yaşadığımız gerginlik henüz tam olarak geçmiş değil.
ABD ise okyanus ötesinden dibimize kadar gelip, işgale teşebbüs ettiği Irak topraklarında, Türkiye’ye “Sizin burada ne işiniz var?” sorusunu sorabilecek kadar küstah ve saldırgan.
Biz de baş eğmeme konusunda kararlıyız. Fırat Kalkanı operasyonu ile Suriye’nin içlerindeyiz. Sınır güvenliğimiz için savaş halindeyiz.
Irak Türkmenleri, Suriye Türkmenleri ve eziyete, tecavüze maruz kalan din kardeşlerimizin yanında olduğumuzu dünyaya gösteriyoruz.
ABD ve AB’ye kafa tutuyor, onların başımıza musallat ettiği FETÖ, IŞİD, PKK ve diğer terörist yapılanmalara karşı da amansız bir mücadele veriyoruz.
Bir yandan da Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapıyoruz.
Elbette bütün bunların bir ekonomik gideri söz konusu olacaktır.
Aynı anda, Partili Cumhurbaşkanlığı üzerinden yürütülen bir Anayasa ve sistem değişikliği de gündemin ilk sırasında! Dolayısıyla bir referandum da söz konusu…
Böyle bir ortamda, tabloda gözüken ise: Ekonomik cendere, işsizlik oranındaki dehşet, gelir adaletsizliğinin olumsuz sonuçları..!
Cumhurbaşkanı, “Faizler düşsün” diyor; Merkez Bankası faizleri yükseltiyor!
Cumhurbaşkanı, “Dolarınızı TL ye ve altına çevirin” diyor; dolardaki yükseliş çılgınca devam ediyor..!
Demek ki ekonomik seyrüsefer telkinle ve tembihle yola, ize gelecek gibi değil.
Finans karakterli ekonomiyi terk edip, ÜRETEN ekonomiye geçmek şart.
Bu da kısa vadede olacak iş değildir. Orta vadeli bir süreç gerektirir.
Ekonomide, başta enerji olmak üzere, girdilerdeki dışa bağımlılık, beraberinde siyasi ve askeri bağımlılığa da neden oluyor.
O nedenle, uzun vadeli tam müstakiliyetin yol ve metotları üzerinde durmak için artık vakit kaybetmemek gerekiyor.
Akdeniz’de, Karadeniz’de ve Ortadoğu’da, Türkiye’yi sıkboğaz etmek gayesinde olan küresel baskı ve tehditlerden kurtulmaktan başka çare kalmamıştır.
Bundan dolayı, geçen Salı günkü grup konuşmasında MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “Ne AB, ne de Şanghay beşlisi, çare Türk Birliği” sözü, yerinde ve zamanında söylenmiş bir söz olarak tarihe geçecektir.
Sayın Bahçeli, Büyük Turan Ülküsü’nün ilk çırasını TBM Meclisinde yakmıştır. Ve uzun vadeli çözüm Büyük Türk Birliğidir.
TURAN, sadece şiirsel, duygusal ve gerçekleşmesi mümkün olmayan romantik bir hayal değildir.
Dünya coğrafyasında, kalkıp gidilecek bir yer de değildir.
Turan, önce gönülleri birleştiren bir ülküdür. Sonra, birleşen gönüllerin akıl yolunun sonunda kavuşulacak büyük birliğin adıdır.
Şartlar ve ihtiyaçlar, dünyanın geldiği mevcut durum, kapitalizmin tükenme sinyalleri, Türk düşmanı haçlı vahşeti, artık Büyük Türk Birliğini kaçınılmaz kılmaktadır.
1934 yılında Büyük Atatürk “Sovyetler birliği bir gün dağılacaktır. O birlik içerisinde, dini bizden, dili bizden, milliyeti bizden soydaşlarımız vardır. O güne hazırlıklı olmak gerekir.” derken; 1991 yılında gerçekleşen SSCB’nin dağılıp yok oluşunu ilk ön gören devlet adamı olmuştur.
Başbuğ Alparslan Türkeş’in, ülkücü harekete çizdiği zorlu yolun Büyük Türk Birliği yolu olduğu da başka bir hakikattir.
Keza büyük düşünür ve Sosyolog Ziya Gökalp, TURAN ülküsünün sağlam sosyolojik temellerine işaret etmemiş midir?
Zaman tam zamanıdır. AET’yi zorunlu kılan bütün sebepler Türk Birliğinin oluşması için fazlasıyla mevcuttur.
Dünyanın huzura ermesi, Afganistan, Irak, Suriye gibi ülkelerin batı emperyalizminin
işgalinden kurtulması, enerji kaynaklarının, sahibi olan ülkeler tarafından ihtiyaçlara servis edilebilmesi ile mümkün olabilecektir.
Dolayısıyla, ekonomik, askeri, siyasi, kültürel ve sosyal mahiyetli bir Türk Birliği düşüncesi bir an önce hayata geçirilmelidir.
Vekâlet savaşlarının, terörist oluşumların, küresel emperyalizmin, böl, parçala, yönet anlayışının, haçlı saldırılarının, ekonomik saldırıların son bulmasının, dolayısıyla dünya barışının gerçekleşmesinin en önemli çaresi Türk Birliği oluşumudur.
Bu birliğin müşterek para birimi ise doların hâkimiyetini kıracak en kuvvetli alternatiftir.
O nedenle Yeni Anayasa da, Yeni Sistem de, yeni düşünce sistematiği de, yeni Ekonomik siyaset anlayışı ve yeni para birimi de bu ülküye endekslenmelidir.
Dünyanın huzura ermesinin başka yolu kalmamıştır.
İhtiyacımız ise sadece inanç, akıl ve cesarettir.
Muhtaç olduğumuz kudret; Büyük Atatürk’ün dediği gibi damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur..

Mazhar Gündoğ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.