SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?

Gündem Yazıları

Turan Ülküsü Ve Elçibey

Bu haber 11 Ekim 2014 - 6:00 'de eklendi ve 576 kez görüntülendi.

Asıl adı Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev olan Ebulfez Elçibey 24 Haziran 1938’de Şu an Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı bir özerk cumhuriyet olan Nahçıvan’ın Keleki köyünde doğdu. Babası Güney Azerbaycan Türklerinden Kadirkulu Bey ve annesi Anadolu’da doğup Keleki’ye göç etmiş Mehrinisa Hanım’dır. Babası 1943 yılında II. Dünya Savaşı‘na katılmış ve bir daha kendisinden haber alınamamıştır.Ebulfeyz Elçibey İlköğrenimini ve liseyi Nahçıvan’dan zor şartlar altında tamamlamıştır.

1957-1962 yıllarında Azerbaycan Devlet Üniversitesi Doğu Dilleri Enstitüsü, Arapça bölümünde okumuştur. Öğrencilik yıllarında Azerbaycan tarihini ve Azerbaycan inkılâbı tarihini öğreten dernekler kurmuştur. 1963-1964 yıllarında ise Mısır›da tercüman olarak çalıştı. Elçibey, Azerbaycan›ın Rusya İmparatorluğu içinde bir sömürge olduğuna ve elbet bir gün bağımsız, demokratik bir cumhuriyet olacağına inanmıştır ve bu hedef ve fikirde ömrünü bu yola adamıştır.

Siyasi mücadele hayatına 16 Haziran 1989′da Azerbaycan Halk Cephesi’ni kurarak başlamıştır.Halk Cephesi hareketi esir Azerbaycan Türklerinin büyük ümit kaynağı olmuş, onlara hürriyet, adalet, bağımsızlık duygularını aşılamıştır. Kızıl Ordu’nun 20 Ocak 1990′da Bakü’de hayata geçirdiği katliam sonucunda Azerbaycan’daki siyasi baskı rejimi derinden sarsılmış, dağılma sürecine giren Sovyetler Birliği yok oluş sürecine girmiştir. Elçibey, Dağlık Karabağ‘daki Ermeni ayrılıkçılığına yol vermemek ve Azerbaycan’ın Sovyetler ‘den bağımsızlığını kazanması için çalışmıştır. Sonucunda Azerbaycan,18 Ekim 1991 de, Sovyetlerin dağılması sonucu bağımsızlığını ilan etmiştir. Azerbaycanhalk cephesi, 7 Haziran 1992 deki parlamento seçimlerini kazanarak aynı zamanda edebiyatçı olan Prof. Dr.Ebulfeyz Elçibey Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Ben Atatürk’ün askeriyim…

Ebulfez Elçibey Anıtkabir’de Deftere yazdığı nota:

– ” Ey büyük Türk’ün büyük Komutanı!

– Seni ziyaret etmekle özüm ve bütün milletim adına şeref duydum. –
Senin esgerin.’’ (Kasım 1992)

Elçibey yazdığı bu notta kendisini “ben Atatürk’ün askeriyim ” diye tabir etmiştir.

Elçibey, “Turan’ın yolu birleşik Azerbaycan’dan geçer” diyordu.

Elçibey, Azerbaycan’ın Rusya İmparatorluğu içinde bir sömürge olduğuna ve elbet bir gün bağımsız, demokratik bir cumhuriyet olacağına inanmıştır. Siyasi fikir olarak 1918’de kurulan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade‘den etkilenmiştir. Yaşamı boyunca Kuzey ve Güney Azerbaycan’ın mutlaka birleşmesi gerektiği ve Dağıstan‘a, Gürcistan‘a ve Ermenistan‘a verilen “Türk toprakları”nın tekrar Azerbaycan’a geri verilmesini savunmuştur.

Elçibey’in Rusya’yı rahatsız eden icraatları…

SSCB’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını elde eden Türk cumhuriyetleri, Moskova ekseninde dış politika yürütmesi nihai bir durumdu. Rusya elinden çıkan bu ülkelerde askeri varlığını sürdürerek birbaskı unsuru kurmak istiyor, böylece kendisinden ayrılmış olsalar bile onları kontrol altında tutmak istiyordu. Azerbaycan’ı kendi haline bırakmaları, onlar açısından mümkün değildi. Çünkü Azerbaycan petrol yataklarına bakımından zenginliğe sahipti, Azerbaycan’ın jeopolitik konumu Asya ile Avrupa arasında önemli bir konumdaydı, ayrıca Türk devletleri arasında köprü konumundaydı. Böyle önemli bir coğrafyada Azerbaycan’ın başına Ebülfez Elçibey gibi, Türk Milliyetçisi ve Rusya politikalarına ters bir kişi geçmişti. Dahası Elçibey Bağımsız devletler topluluğuna girmeyi reddediyor, bununla kalmayarak Rus askerlerini Azerbaycan topraklarından çıkartıyordu. Elçibey’in iktidarda kalması, Rus askeri stratejisinin güney ayağını boşlukta bırakıyordu. Azerbaycan’da Türklüğün yaşatılmasını, yüceltilmesini ve Türk âleminin tarihi misyonuna uygun bir mevkie yükseltilmesini savunan Elçibey, sadece Azerbaycan Türklerine hedef mesajlar vermekle kalmıyor, Rusların, arka bahçeleri gözüyle baktıkları Türk cumhuriyetlerinde yaşayan halklar açısından da bir bağımsızlık uyanışa sebep oluyordu. Ruslar, Elçibey’den kurtulmak onu etkisiz hale getirmek için her türlü yola başvurdular. Öncelikli olarakAzerbaycan’la ilgili baskı politikası Karabağ üzerinden yürütüldü. Ermenistan’daki Rus askeri güçleri Ermenilere destek vererek, Azerbaycan topraklarını (Karabağ) işgal edildi. Sonucunda Hocalı katliamı gibi tarihin en büyük katliamını Ermeniler gerçekleştirdi.

Siyasi oyunların zamanı gelmiştir…

Beklenen olur… Suret Hüseynov isimli Azeri subay, demokratik seçimle başa gelmiş bir Cumhurbaşkanı olan Ebulfez Elçibey‘e karşı 1993 yılında Gence’de isyan başlatmıştır. İç savaş çıkmasından endişe eden Elçibey gerekli demokratik duruşu göstererek, başka siyasilerinde bu mecliste yer alabileceği söylemiş, gelsinler bu ülkeyi beraber yönetelim demiştir. Sonrasında birçok siyasi oyunlar yaşanmış, Elçibey’in gücü azaltılmıştır. Yapılan seçimlerde bu sefer Cumhurbaşkanı koltuğuna Haydar Aliyev gelmiş ve Süret Hüseynov‘u Başbakan atamıştır… Sonrasında Süret Hüseynov kadere bakın ki 1995 senesinde vatana ihanetten yargılanmış ve müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır.

Göktürklerden kalma “Bozkurt İşareti”

Azerbaycanlı Prof. Dr. Hanım Halilova yazdığı “Ebulfeyz Elçibey’le bağımsızlığa giden yol” isimli kitabında rahmetli Alparslan Türkeş’le Elçibey arasındaki konuşmayışöyle anlatıyor.’’ Alparslan Türkeş 3 Mayıs 1992’ de Azatlık Meydanındadır ve onu görmeye bir milyon insan gelir. Bu insanlar hep bir ağızdan ‘’Azatlık’’ diye bağırarak bozkurt işareti yapmaktadır. Alparslan Türkeş, Elçibey’e bu işaretin ne olduğunu sordu. Elçibey de kendisine: ‘’Bu bize Göktürklerden kalma bozkurt işaretidir’ ’dedi. Rusların simgesi ayı, Fransızların simgesi horoz, İngilizlerin aslandır. Türklerin simgesi de bozkurttur. Bozkurt, Ergenekon’dan çıkışta bize yol göstermiştir. Buna göre özgürlük mücadelesi veren insanlar bir gün, bir yol göstericinin kendilerini kurtaracağını ümit etmektedirler. Alparslan Türkeş, mitingde yapılan bozkurt işaretini çok beğendi ve kendisi de yaptı…

Elçibey’in Vefatı…

Elçibey 22Ağustos 2000’de 62 yaşında kanserden tedavi gördüğü Ankara‘da hayatını kaybetmiştir.Bir milyona yakın insan cenaze törenine katılmıştır. Rahmetli Ebülfez Elçibey’in mezarı başkent Bakü’deki Fahri Hiyaban’da bulunmaktadır. Ardından… Onsuz geçen 14. yılı doldurduk. O Hayatı boyunca, Türk dünyasının birleşmesi ve kardeşliği için mücadele etti. Yaşasaydı Türk dünyası için her şey çok daha farklı gelişebilirdi. İnşallah önümüzdeki yıllarda Ebulfeyz Elçibey gibi; kudreti ve Türk Dünyasını ileriye götürecek liderleri bulabiliriz.

MEKÂNI CENNET OLSUN…

Dr. Halit Gökalp KÜÇÜK

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.