SON DAKİKA

NATO’dan FETÖ’ye

KÖŞE YAZILARI

TÜBİTAK, PKK’yı Da Aklar Mı?

Bu haber 09 Haziran 2014 - 9:34 'de eklendi ve 24 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu), bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve teknolojik gelişmeyi, ulusal ekonomik kalkınma hedeflerine göre düzenlemek, koordine etmek, desteklemek ve özendirmekle görevli, idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluştur.

TÜBİTAK ‘ın görevleri şunlardır: Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarını belirlemek; Akademik ar-ge desteği vermek, özendirmek ve izlemek; Endüstriyel Araştırma-Teknoloji-Geliştirme ve yenilikleri desteklemek, özendirmek ve izlemek; Üniversite sanayi ilişkilerini geliştirmek; Ulusal öncelikler doğrultusunda Araştırma-Teknoloji-Geliştirme çalışması yürüten ar-ge enstitüleri işletmek; Ar-ge faaliyetleri için kolaylık ve teknik hizmet sağlayan birimler işletmek; Geleceğin bilim adamlarını keşfetmek ve teşvik etmek; Bilimsel mükemmelliği teşvike yönelik yıllık ödüller vermek; Uluslararası bilimsel ve teknolojik işbirliklerini organize etmek ve yürütmek; Bilimsel dergiler, popüler bilim kitapları ve dergileri yayımlamak.

Yeni görev

Bu görevlerine şimdi bir yenisi daha eklendi. AKP’nin yalanlarını, talanlarını, ihanetlerini aklamak. Bunu yapabilmesi için de kurum yeniden şekillendirildi ve bu göreve uygun kadrolar atandı. Onlar da kendilerinden beklenen bu görevi yerine getirdiler ve bütün dünyanın duyduğu, bildiği ve emin olduğu bir talanı aklayarak işe başladılar. Sayın başbakanın oğluyla yaptığı paraları sıfırlama görüşmesinin montaj olduğunu ilan ettiler. Bu kadarla da kalmadılar, “bakara-makara” diyerek Allah’ın ayetleriyle dalga geçen bakanın konuşmalarını da montaja bağladılar.

İtirafları nereye koyacaksınız?

Bilimsel kurum olarak teknolojik bir incelemeden sonra böyle bir karar verdiğinizi var sayalım. Peki itirafları nereye koyacaksınız? Sayın başbakan bir taraftan “montaj” derken, diğer taraftan “kriptolu telefonlarımı bile dinlemişler, mahremime girmişler” diyerek, o konuşmaların doğru olduğunu itiraf etmedi mi? Makaracı bakanın o konuşmadaki muhatabı olan gazeteci, kayıtları doğrulayıp özür dilemedi mi? Bunlara ne diyecek, hangi kitaba uyduracaksınız? Yeni bir bilimsel araştırma yapıp, teknolojik bir rapor yayınlayarak, “sayın başbakan aslında öyle demek istememişti. Konuşması hece hece ayrılınca durum anlaşılıyor. Bakan da bakara-makara diyerek ayetleri değil, bir dost sohbetindeki makarayı kastetmişti” diye mi rapor vereceksiniz?

Beşbuçuk aydır neredeydiniz?

Her zaman söylüyoruz, bir defa daha tekrar edelim. AKP zihniyetinin en temel özelliklerinden biri de herkesi aptal zannetmeleridir. Kendileri çok uyanık, geri kalan herkes özürlü. Bunlar ne derse ona inanacak, onu tek ve değişmez doğru kabul edeceksiniz. Aksi halde paralel yapıdan girer, haşhaştan çıkarlar. TÜBİTAK’ın raporunda da aynı şeyi görüyoruz. Hadi, işin muhtevasını bir kenara bıraktık. 17 Aralık’tan sonra neredeyse 5,5 ay geçti. Böyle bir ses kaydını inceleyip montaj mı, gerçek mi kararı vermek birkaç saatlik, hadi diyelim birkaç günlük iştir. Çok hayati seçimler öncesinde niye bunu yapmadınız, niye bunun montaj olduğunu ispatlayıp, meydanlarda kullanmadınız? TÜBİTAK’ı yargı da ve diğer bütün devlet kurumlarında olduğu gibi, tamamen arka bahçeye çevirdikten sonra mı buraya başvurmak aklınıza geldi? Kaldı ki, o kurum Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ilgili verdiği bilirkişi raporlarıyla zaten tartışmalı hale gelmişti. Eğer zerre kadar kendinizi güveniniz varsa, bunu dünyanın her hangi bir kurumunda gönderir, birkaç gün içinde de sonucunu alırdınız. Nitekim, bilinen ve tanınan kurumlar “montaj” iddialarını ciddiye bile almadıkları gibi, kayıtların doğru olduğunu rapor ettiler. Velev ki, verilen rapor doğru olsa bile, bu sicille size kim inanır, kim güvenir ve ne kadar ciddiye alınırsınız?

Hazır eliniz değmişken!

Partiler gelip gider. İktidarlar değişir. Ama devlet ve kurumlar kalıcıdır. Kalıcı olmak durumundadır. Duruma göre vaziyet alıp, nabza göre şerbet veremezler. TÜBİTAK bir aklama kurumu olamaz, olmamalıdır. “Montaj” raporu vermek, sadece içeride değil, dışarıda da zaten yerlerde sürünen itibarı hepten yok etmiştir. Raporu verenler de, alanlar da, kurum da, ülke de ne acıdır ki, her yerde alay konusu olmuştur. Şimdi birileri de gelir, “biz aslında terör yapmadık, dağlarda pikniğe çıkmıştık. Yol kesmedik, otostop yapıyorduk. Adam öldürmedik, organ nakli için uygun donör arıyorduk” iddiasında bulunur ve bunların ispatı için TÜBİTAK’a başvurursa, hiç şaşırmayacağız. Muhtemeldir ki, onlara da bunların bir ihanet değil, hak olduğu yönünde rapor verilecektir. Hazır eliniz değmişken AKP’nin yol arkadaşlarını, işbirlikçilerini de, milletin anasına küfredenleri de, havuz kurup medya satın alanları da, “Alo Fatih” rezilliklerini de aklayıverin bir zahmet.

Sözün bittiği yer

AKP kendisiyle birlikte bütün kurumları ve devleti de yok ediyor. En ağır ve en acı tarafı da burasıdır. Yok edilen kurumların ve devletin yerini, yalan, talan ve ihanet alıyor. Onun içindir ki, insanlar bu kadar gergindir, bu kadar kızgındır, bu kadar kırgındır. Onun içindir ki, toplumsal çöküş hız kazanmıştır. Onun içindir ki, mafyalaşma, cinayetler, adam kaçırmalar, çocuk tacizleri, hırsızlıklar patlama yapmış ve habis bir ur gibi her yeri sarmıştır. Onun içindir ki, ihanet zirve yapmış ve ülke bölünme noktasına gelmiştir. Bütün bunlara sebep olacaksınız, memleketi bu durumlara düşüreceksiniz, sonra da dönüp Cumhurbaşkanı olmayı gözünüze kestireceksiniz. Devletin varlığını ve birliğini, milletin bölünmez bütünlüğünü korumak ve kollamakla görevli olan Cumhurbaşkanının, bütün bu değerleri ayağının altına almış bir isme verilmesi, sözün bittiği yer olacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.