SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

TTB, PKK’NIN SESİ NEFESİ OLMAMALI

Bu haber 15 Mart 2016 - 22:01 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

 

 

İşgal yılları…
İşgal Kuvvetleri yurdun dört bir yanından,
Vatan topraklarını gasp etmeye başlıyor.
İngiliz alçaklarının savaş gemileri,
Sarayburnu’nun, Haydarpaşa’nın önüne demirlenmiş.
Osmanlı’nın başkentini, İstanbul’u, işgal fiilen başlıyor.
Bu işgale ilk tepki gösterenler,
Padişah İkinci Mahmut”un kurduğu,
Padişah İkinci Abdülhamit Hanın 600 bin altın vererek,
Yaptırdığı Tıbbiye Mektebi Öğrencileri oluyor.
Tarihi mekteplerinin iki kulesi arasına,
Büyük bir TÜRK Bayrağı asarak,
İşgalcilere o kadar kolay teslim olmayacaklarının mesajını veriyorlar.
Tıbbiye öğrencileri işgal sürecinde hep savaşın içinde oldular.
Gerek doktor olarak zor şartlarda,
Askerlerimizi tedavi ettiler.
Gerekse asker olarak cephede savaşıp şehit düştüler.
İstanbul’da ki İngiliz silah depolarını basıp,
Gasp ettikleri silahları milli mücadele cephesine gönderdiler.
İstanbul’da buldukları her türlü silahı,
Derme çatma teknelerle karşıya geçirip,
Yine cepheye sevk ettiler.
Ama asla teslim olmadılar.
Atatürk, milli mücadele ateşinin başlangıcı için Anadolu yakasına,
Haydarpaşa Tıbbiye okuluna gittiğinde,
Onu karşılayanlar da yine onlardı.
Mustafa Kemal memleketin hali karşısında,
Çok hüzünlü gördüğü kendisini karşılayan doktorlara dönüp,
O meşhur sözünü söylemişti:
“Merak etmeyin, geldikleri gibi gideceklere”.
Evet, bugün o tarihi mekândayız.
Haydarpaşa Mektebi Tıbbiye’de.
Milli mücadele ruhu taşıyan doktorlarımız bir araya gelmişler.
Yürekleri vatan ve millet aşkı ile
Hala aynı şevkle aynı hırs ile atıyor.
Kürsüde Milliyetçi Hekimler Derneği Başkanı PROF Dr. Orhan Gedikli var.
Memleketin halini,
Doktorların pür melalini,
Ve geçmişi net ifadelerle anlatıyor.
Yanımda Prof Doktor Baki Kumbasar Hocamız.
Gözleri çakmak çakmak.
Yaşına başına bakmadan;
“Hadi cepheye” desek,
Piştovunu eline alıp yürüyecek gibi.
Gencecik, çiçeği burnunda bir vatan sevdalısı doktorumuz, Burçin Yıldırım, gür ve tok sesiyle;
“Vatan mücadelesinde biz varız, merak etmeyin” diyor,
Yüreğimizi serinletiyor.
Onlarda, Atatürk’ün,
İbni Sina’nın,
Şanızade Ataullah’ların,
Sabuncuoğlu Şerafettin’lerin ruhu var.
Salon tıka basa dolu.
Doktorların gelme amacı belli:
“Tıp Bayramlarını kutlamak”
Ama ortalıkta bayramlık bir hal yok.
Ankara’da yine bombalar patlamış.
Canlar gitmiş.
Konu başlıkları bayramlıktan çıkmış, ülkenin haline dönmüş.
Çünkü bu günün de işgal zamanından bir farkı yok.
ABD başta olmak üzere,
Batılı devletler rövanş peşinde.
Ülkemize TERÖR ile diz çöktürülmeye çalışılıyor.
Teslim almaya çalışıyorlar
Ülkemiz bölünmeye parçalanmaya, yok edilmeye çalışılıyor.
Milliyetçi bu doktorlarımız oynanmak istenen oyunun farkındalar.
Ve doktorlar yine “o” ilk ateşi yakma peşindeler.
Kendi meselelerinden çok memleketin meselelerini tartışıyorlar.
Aslında bu bayramda doktorlarımızın kendi dertleri de büyük.
Böyle milli davalarda ilk ateşi yakan,
Milli mücadelenin, vatan savunmasının her safhasında bulunan doktorlarımızın,
Oluşturduğu Türk Tabipler Birliği,
PKK tandanslı bir politika izleyen birlik haline gelmiş.
Demeçlerinde PKK’nın sözcüsü nefesi olmuş.
Bu durum bu vatan sevdalısı doktorlarımızın yüreğinde KOR gibi oturmuş,
Yakıyor, onların mücadeleci ruhunu kavuruyor.
Bayram bahanesiyle esas konuları bu.
Birleşip bu birlikteliği yıkma peşindeler.
Sosyalist doktoru, milliyetçi doktoru, aile hekimi bir arada…
Nisan’da yapılacak TBB seçiminde,
Bu PKK sözcüsü haline gelen birlikteliğini yıkmak,
TTB yönetimini almak,
Ve birliği vatan savunmasında yerini alacak şekilde yeniden dizayn etme peşindeler.
Amaçları bu.
Toplantı bittiğinde ise,
İstikametleri TAKSİM Meydanı oldu.
Çünkü TAKSİM’DE, TBB birliğinin TIP BAYRAMINI kutlama etkinliği vardı.
Ancak oraya giden TTB üyesi doktorların unuttuğu bir şey vardı,
Ellerinde TÜRK BAYRAĞI yoktu.
Utanmasalar PKK bayrağı olacaktı.
İşte bu boşluğu, tamamın elinde TÜRK bayrağı olan milliyetçi vatansever doktorlar doldurdu.

Ali Öncü

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.