Asikurtlar©

Terörü Bitiremedik Ancak Terör Caddeleri Boşalttı

Terörü Bitiremedik Ancak Terör Caddeleri Boşalttı
22 Mart 2016 - 11:32 'de eklendi ve 4042 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye hiç kimsenin istemeyeceği bir durum içine düşürülmüştür. Türkiye’nin şu anki durumu evlere şenlik derler ya, ha işte aynen öyle… Acı olan ülkeyi bu hale düşüren bölücü terör örgütü olmasına rağmen, buna sebep olan da AKP iktidarıdır. Adamlar ‘çözüm süreci’ boyunca yapılan hataları, yanlışları normal bir işmiş gibi anlatıyorlar. Millet de aval aval dinliyor. Sanki adamlar Dede Korkut destanı anlatıyorlar. Aydın geçinen takım, yancı köşe yazarları, havuz medyası ve görüntülü medyanın sayesinde yanlışlar doğru gibi gösterilip, uykudan önce masalları gibi anlatılıyor.

Düşünen beyinler, kendinde olanlar, iradeli olanlar, akıllarını, gönüllerini, vicdanlarını herhangi birine, yabancılara, Türkiye Cumhuriyeti karşıtlarına ipotek ettirmemiş olanlar korkunun destanı olmayacağını, yanlışların doğru diye yutturulmayacağını bunların ancak ders olarak anlatılacak ders niyetine olması gereken konular olduğunun bilincindedirler.

Lakin başımızda öyle bir iktidar vardı ki, bunlar geri çekilmeyi, ricat etmeyi destanlaştırıp, dış ülkelerdeki bizim dediğimiz toprağımızdaki Süleyman Şah Türbesinin taşınanlarını taşıyıp sınırımızın hemen yanına getirip yanına PYD çaputunun asılı olduğu yere komşu yapmayı, iddialar doğruysa onlardan yardım alıp bu işleri gerçekleştirmeyi, Genel Kurmayda fotoğraf vererek, şükür namazları kıldık diyerek anlattılar. Türkiye’ye böyle görüntülettiler, anlattılar, sayfa sayfa, ekran ekran terk etmenin destanını yazdılar. Bunları överek takip edenlerin, alkışlayanların hiç aklına mı gelmedi ne, hiçbiri demedi ki ‘Ey AKP, tarihimize baktığımızda biz fethettiğimiz yerlerin şükür namazını kılmışız. Terk etmenin, bırakıp kaçmanın şükür namazı mı olur?’

Şimdi de olup bitenleri, ‘çözüm süreci’ denen aslında çözümsüzlük, ülkeyi bölücülere peşkeş etmek süreci olan zaman zarfında yapılanları gayet rahat anlatıyorlar. Bir doktor düşünün ki koyduğu yanlış teşhisten dolayı uygun gördüğü, aslında hiç de uygun ve doğru olmayan tedaviden ötürü hasta şimdi yerlerde sürünüyor. Çok iyi bir usta olduğu söylenen kişinin tekerlekleri tutan bijonları sıkmaması neticesinde arabanın lastikleri fırlıyor ve araba takla atmaya başlıyor. Türkiye’nin yaşadığı bu… Ülke en başından beri doğru teşhis koyan ve problemin ortadan kalkması için devletin siyasi irade sergilemesine ihtiyaç vardır diyen ve onu sergileyecek olan MHP’yi ve muhterem Lideri Devlet Bahçeli’yi anlamayanlar, anlamak istemeyenler tarafından bugünleri yaşamaya mahkum edildik.

Şimdi de daha yeni bir televizyon programında çözüm sürecini, bütün bunları Türkiye Cumhuriyetinin başına çorap gibi ören adam konuşuyor, bir masal anlatır gibi anlatıyor. Çözüm sürecinde valilere ‘baskı yapmayın’ talimatı verdiklerini ve bu dönemde ülkeye ciddi manada silah girdiğini söylüyor.

“Yani devletin bu noktada ciddi bir baskısı yok, dolayısıyla bu bölgede de özellikle benim Kürt vatandaşlarım ‘Bize işte devletin baskısı var, şunu var’ demesin diye elinden o kozu alalım istediler. Bu bir iyi niyetti fakat bu iyi niyet ne yazık ki ciddi manada istismar edildi ve o süreç içinde ülkemize ciddi manada bir silah girişi oldu.” diye anlatıyor. Bitmedi. Devamında bakın ne diyor: “Demokrasinin güzelliği burada zaten. Bu fırsatı yakalayınca millet hemen o cezalandırmayı yaptı. Neticede gelinen nokta şu andaki durum oldu. Fakat terör, bu defa farklı bir şekilde kendine istikamet çizdi ve baktılar ki halktan belli destek yok, öyleyse bir sindirmeyi daha farklı yapacağız, nasıl yapacağız?” hala yaptıklarından, teröristlerin yaptıklarından, HDP’nin tavrından siyasi fayda çıkarmaya çalışıyorlar.

Mahkemeler kurup insanları yargıladıklarından söz ediyor, esnaftan haraç aldıklarını anlatıyor. “Yani ‘sakın böyle bazı ufak tefek konularda sıkıştırmayın, üzerlerine gitmeyin’ vesaire diye. Güvenlik güçlerimizi de valilerimiz doğrusu o noktada biraz baskıyı aldılar diyebilirim. Niye? Yani devletin bu noktada ciddi bir baskısı yok, dolayısıyla bu bölgede de özellikle benim Kürt vatandaşlarım ‘Bize işte devletin baskısı var, şunu var’ demesin diye elinden o kozu alalım istediler.”

Açıklamalarda bulunuyor. Kardeşlerim bu hiçbir şey olmamış gibi, sanki o günlerin neticesi bugün değilmiş gibi açıklamalar yapanlar, son açıklamalara göre bu süreç zamanında dağa çıkmayı özendirdiğiniz, PKK’nın koluna adeta serum taktığınız bu dönemde 2500’ü çocuk, 7500 kişi dağa çıkmış. İnsaf be kardeşim.

İyi de bunlar yapılırken olanlarda hiç mi hiç kendilerini suçlu bulmayanlar kurduğunuz masalar şehit kanları içinde yüzüyor. Sizde kanların içinde o kanı akıtan PKK’yla onun başıyla oturup el sıkışıyorsunuz.

Be mübarekler bu şekilde açık açık anlatıyorlar. Türk Devletini düşürdükleri durumu “O süreç içinde ülkemize ciddi manada bir silah girişi oldu. Çünkü bizim sınırlar biliyorsunuz, çok çok uzun. Sadece Suriye sınırı 911 kilometre. Irak sınırına bakıyorsunuz, Irak sınırı hakeza 350 kilometre, İran sınırı var bütün buralardan girme şansı var. Bunu da bunlar bu şekilde değerlendirdiler.” Bu nasıl bir vurdumduymazlık, nasıl bir dirayetsizliktir? Bunlar nasıl bir itiraftır?

Benim üzüntüm bütün bunlara rağmen hala gerçeklere kulaklarını tıkamış, gözlerini kapamış, kalplerini mühürlemiş, vicdanlarını yok etmiş olan insanların hala bunlara toz kondurmuyor olmaları ve bazı karşısında gözüken kişilerin siz anlatamıyorsunuz, muhalefet yapamıyorsunuz demeleridir.

Teröre böylesine izin veren, yuvalanmasına müsaade edenlerin 1 gram dahi yaptıklarından rahatsızlık duymamaları beni kahrediyor. Terörü bitiremedik, teröristleri yakalayamadık; ancak onların yaptıkları terör sayesinde bombaları patlattıkları için adeta tüm Türkiye’de caddeler boşaldı, maçlar erteleniyor, AVM’ler boşaltılıyor. Yollar boş, millet evlerine çekilmiş. Bugün nereden patlama haberi gelecek diye korkuyla bekler hale gelmiş.

Terörün isteği olmuş gibi. Esnaflar mevcut durumdan dolayı kan ağlıyor, Türkiye kan ağlıyor… Teröristler, bölücü PKK örgütü bu kaos ortamını kendilerinden birini canlı canlı patlatarak ve sivilleri katledecek kadar alçaklaşıp kutlamalarda bulunuyor.

Bu terörist örgütün içinden çıktıklarını inkar etmeyen, siyasi borazanı olan HDP’yi hala net görmeye devam edenler inşallah akıllarını başlarına almıştır. Allah herkese kalp gözü açıklığı, her şeyi idrak edeceği akıl versin.
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER