SON DAKİKA

TERÖR ÖRGÜTLERİNİ ÖVEN, PROPAGANDASINI YAPAN KİM?

Bu haber 06 Nisan 2015 - 13:13 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Terör örgütü PKK’nın yavru mikrobu sayılan bir diğer kanlı terör örgütü DHKP-C geçtiğimiz hafta içinde Çağlayan Adliye’sinde alçak bir saldırıya imza atarak, savcı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit etti. Bu alçak saldırı hakkındaki soru işaretleri hala cevabını arıyor. AKP iktidarı da bu soru işaretlerini ortadan kaldırmak yerine, medya üzerinde baskı yaparak resmen olayın karanlıkta kalması için elinden geleni yapıyor. Bir kısım medyaya bu baskıyı yaparken, diğer yandan kendi yandaş ve havuz medyası da şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın ölümü üzerinden her türlü istismarını ve oy devşirme propagandalarını yapmaktadır.

AKP kendine zarar verecek hiç birşey sorgulanmasın, hiç birşey tartışılmasın istiyor. Medyaya yıllardır yaptıkları baskının asıl sebebi de budur. İşine gelmeyen her olayda karartma, saklama, gizleme, ortadan kaldırma eylemini iktidar ve devlet gücünü kullanarak yapmaktadır. İktidarda uzun süre kalmasının sebeplerinden birisi de zaten budur.

Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesinden sonra Recep Tayyip Erdoğan merkezli hareket eden AKP iktidarının medya üzerinde baskı oluşturması ve Ortadoğu gazetesinin de aralarında bulunduğu bazı medya organlarına Başsavcılığın “Terörle Mücadele Kanunu 6 ve devamı maddeleri kapsamında terör örgütlerinin propagandasını yapmak ve terör örgütlerinin; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek veya övmek suçları kapsamında soruşturulması gerektiği anlaşıldığından; söz konusu iddialarla ilgili soruşturma açılmıştır.” şeklindeki ifadesiyle ağır bir suçlamada bulunması gerçekten vahim bir Türkiye manzarasına bir kez daha bizleri şahit etmektedir.

İktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihinden itibaren terör örgütü PKK’nın propagandasını bizzat üstlenen, İmralı, Kandil ve Oslo’da kurulan pazarlık masalarında terör örgütü PKK’yı meşrulaştıran, Habur sınır kapısında PKK’lı teröristlerin kahraman gibi karşılanmasının her türlü zeminini hazırlayan, teröristbaşı Öcalan’dan aldığı yol haritasıyla PKK Açılımı yapan, PKK’lı teröristler gibi “Sayın Öcalan, Kürdistan’a selam olsun” ifadelerini kullanan, teröristbaşı Öcalan’ı öven, onun talepleri karşısında boyun eğen, İmralı’dan çıkarmak için her türlü zemini hazırlayan, Güneydoğu’da PKK’nın silahlı geçit törenleri düzenlemesine göz yuman, PKK’nın kendi polis timi kurup Güneydoğu’da kimlik ve yol kontrolü yapmasına müsaade eden, çözüm süreci adı altında Nevruz Bayramı bahane edilerek Diyarbakır’da PKK’nın on binlerce sempatizanını PKK paçavraları ve Apo posterleri altında toplamasına ve Apo’nun mektuplarının okunmasına teşrifatçılık yapan, “Abdullah Öcalan Kürtler’in lideridir.” diyerek terörist başını Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi haline getiren, PKK’lı sözde sanatçılarla el ele gezen, PKK’yı koruyan, besleyen, kamplarını ziyaret ederek moral veren Barzani’yi bağrına basan, ona silah yardımı yapan, Kobani’de çatışan PKK’lı teröristlere selam yollayan, PKK’nın Suriye kolu PYD’ye her türlü desteği sağlayan AKP’nin “terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçu yok, ama terör örgütlerine karşı şehit ve gazi veren, yayın hayatı boyunca terör örgütlerine karşı cesaretle mücadele eden Ortadoğu gazetesi böyle bir suça muhatap olacak öyle mi?

DHKP-C denen terör örgütü Türkiye tarihinde sansasyonel iki suikast düzenlemiş ve üstlenmiştir. Bunlardan ilki MHP’li Gün Sazak’ın şehit edilmesidir. Gün Sazak’ın mensup olduğu Türk milliyetçiliği davasının medyadaki sesi olan Ortadoğu gazetesi, DHKP-C’nin savcı Mehmet Selim Kiraz’ı alçakça şehit edilmesini haberleştirdiği için bugün “terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi akıllara zarar bir suçlamaya muhatap edilmektedir.

En acı olan ise Ortadoğu gazetesine bu suçlamanın terör örgütleri ve terörist başlarıyla el ele gezen bir iktidar zamanında yapılmış olmasıdır.
Bu muamele Ortadoğu gazetesi için büyük hakaret, haksızlık ve hadsizliktir.
PKK’yı kimlerin yol ve dava arkadaşı edindiği ortadadır. DHKP-C terör örgütü de PKK’nın kendi kamplarında eğittiği yavrusudur.

“Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçlamaya muhatabı aranıyorsa Bebek katili Öcalan’ın odasına televizyon, koğuşuna arkadaş gönderen, Öcalan’ın organize etmesiyle gerçekleşen PKK’nın Habur’da kahraman gibi karşılanmasına “Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur. Türkiye’de iyi güzel şeyler umut verici gelişmeler oluyor. Bunu son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.” diyerek övgülerde bulunmuş Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesine başvurulmalıdır.

“Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçlamaya muhatabı aranıyorsa, İmralı’dan “ben örgütümü yönetmeye devam ediyorum” imajı veren APO’nun fotoğraflarını sızdıran devlet yetkililerinin ifadesine başvurulmalıdır.

“Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçlamaya muhatabı aranıyorsa, teröristbaşı Öcalan’ın mektuplarını canlı yayınlarda okutanların ifadesine başvurulmalıdır.
“Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçlamaya muhatabı aranıyorsa, Türk devletinin kurumlarını İmralı’da, Kandil’de ve Oslo’da PKK’nın önüne paspas edenlerin ifadesine başvurulmalıdır.

“Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçlamaya muhatabı aranıyorsa, PKK terör örgütünün silahlı eylemleri karşısında TSK’yı ve Emniyeti eli kolu bağlı hale getirenlerin ifadesine başvurulmalıdır.

“Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” gibi suçlamaya muhatabı aranıyorsa, her gün yandaş medyada terör örgütü PKK’yı ve teröristbaşı Öcalan’ı çözüm süreci bahanesiyle öven kalemlerin ifadesine başvurulmalıdır.

AKP’nin 3 Kasım 2002 tarihinden itibaren “Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” suçuna bulaşmadığı bir gün var mıdır?
Bebek katili Öcalan bile AKP’lilerin övgüsüne mazhar olmak için İmralı tutanaklarına yansıyan “AKP’yi iktidara getiren ve on yıl iktidarda tutan benim” açıklamasını yapmak durumunda kalmıştır.
Tüm bu özet hatırlatmalar bile gösteriyor ki “Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, övmek, meşru göstermeye çalışmak” suçlamasının adresi bellidir.

DHKP-C terör örgütü de, PKK terör örgütü değil midir? Kaldı ki, PKK ve DHKP-C birbiriyle kan bağı olan örgütlerdir.
Terör örgütleri AKP zamanında baharını yaşarken, her alanda geniş eylem ve propaganda zemini bulurken, hiç kimse ‘cambaza bak’ oyunu oynamamalıdır.
AKP’nin hem cambazlıklarının hem de ‘cambaza bak’ kurnazlıklarının artık yeterince deşifre olduğu kanısındayım.

AKP medya üzerinde baskı kurmayı bırakarak; “Türkiye’de PKK’nın en büyük partisi AKP’dir” söylemlerine cevap vermelidir.

YILDIRAY ÇİÇEK

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.