Asikurtlar©

TERÖR KUŞATMASINDAKİ AKP

TERÖR KUŞATMASINDAKİ AKP
30 Aralık 2016 - 15:13 'de eklendi ve 4072 kez görüntülendi.

Yılın son yazısında ‘terör’ başlığı atmayı kim isterdi ki? Üzülerek söylüyorum, ülkemiz yeni bir yıla girerken yönetenlerin terör ile bağlarını kuvvetlendirdiği, ekonominin teröre kurban edildiği, turizmin çökmeye devam ettiği, eğitim ve öğretimin dibe vurduğu, savaş alarmlarının ellerinin kulaklarında olduğu, kültür ve sanat faaliyetlerinin “kopya” olarak anıldığı, içi boşaltılmış İmam-Hatiplerin sayılarının daha da arttığı bir ülke olmaktan kurtulamayacak gibi görünüyor.

Ülkenin kurtuluşunun önündeki yegâne engel, iktidarı tek başına ele almış AKP’dir. Devletin terör örgütlerince felç edilmesinin ardından 5 ay geçmiş, ama terörle mücadelede gelinen nokta, teröre bulaşanların sadece çaycı- memur gibi gariban vatandaşımızda aranması ile kısıtlanmış vahim bir noktadır.

Üst düzey bürokraside ve iktidar partisinde terör soruşturulması yapılmadığı gibi, terör örgütleri bu noktalarda yerlerini daha da güçlendirmiştir.

Her platformda inkâr etseler de AKP’nin kendi sıraladığı terör örgütlerince sarılıp kuşatıldığı gün gibi ortadadır. Bunu anlamak için gündemdeki Anayasa Değişiklik tasarısının komisyon görüşmelerine bakmamız yeterlidir.

İki parti liderinin de onayını alarak AKP’nin ortaya koyduğu tasarıya gene AKP içinden sert tepkiler gelmiştir. Sert tepkilerin temelini, Cumhurbaşkanının doğuştan Türk vatandaşı olması maddesi teşkil etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanının, anayasa değişikli tasarısına terör örgütlerinin karşı çıktığını canlı yayında beyan etmesini hatırlarsak, AKP’deki karşı çıkışların da terör ile ilişkili olduğunu görebiliriz.

Bir diğer konu da son günlerde yerel bürokrasideki atama ve yer değiştirme trafiğidir. AKP içindeki kripto terör yapılanması, hakim olduğu illerin bir çoğunda yerel bürokrasi içerisindeki militanlarını kazanmayı hedefledikleri illerin üst düzey bürokrasisine atamaya çalıştığı duyumları ayyuka çıkmıştır. Mayıs ayında baskın bir belediye başkanlığı seçimi ile ülkedeki birçok kritik ilde kendi yapılanması içindeki adamlarını başkan seçtirme girişimleri oldukça endişe verici haberlerdir.

Ülkenin düzlüğe çıkması için gereken seçim, erken genel seçimdir. Yerel seçimlerin erken genel seçimlerden önce, 2017 Mayısında yapılmaya çalışılması ciddi bir tuzak olabilir. Kendi vücudunu virüslerden inatla temizlemeyen AKP bir çok ilde terör örgütlerinin kripto elemanlarını belediye başkanlığına taşıyabilir. Merkezi bürokraside de egemen olan bu kişiler yeni kurulacak hükümetleri kilitleme görevi üstlenip, ülkenin 15 Temmuzdan daha ağır travmalara düşmesine sebep olabilirler. Bu bağlamda son zamanlarda yapılan atamaların dikkatle incelenmesi ve hatta iptal edilmesi gerekir. Bu kritik atama ve yer değiştirmelerde gene kritik milletvekillerinin ve şaibeli parti teşkilatlarının aktif rol aldığı dedikoduları almış başını gidiyor.

Ülkemizde faaliyet gösteren terör örgütlerinin sayısı çok gibi görünse de tamamının bir çatı altında birleşme eğiliminde olduğunu son terör olaylarının kimlere yaradığı noktasında anlayabiliriz. O halde terörle mücadelenin sadece bir örgüte karşı değil, bütün terör örgütlerine karşı eş zamanlı yapılması gerekir.

Bütün terör örgütlerinin limanı haline gelmiş olan AKP’nin bundan sonraki süreçte iç temizliği yapmasının da teknik olarak mümkün olmadığının deprofesyonel sohbetlerin konusu olmaya başladığını belirtmek isterim. O halde AKP’nin üst aklının, -umarım üst akıl terör dışındadır- öncelikle ülke menfaatlerini düşünüp gerekirse partiyi lağvetme gibi rijit kararları alması gerekir. Aksi takdirde son bir buçuk yılda meydana gelen terör olaylarının hem siyasi hem de hukuki anlamda tüm mesuliyetini üzerlerine almış olurlar.

Böyle bir durumda ülkeyi yönetenlerin hem sandıkta hem de bağımsız yargı önünde hesap vermelerinin sonuçları, yıkılan Osmanlı devletinin son idarecilerinin yürek burkan hikayeleri ile benzerlikler arz eder. Bu millet ve milletin devleti güçlüdür, izan sahibidir. Öyle terör olaylarının sebebini muhalefet partilerinde arayıp kendini aklamaya çalışma kurnazlığına pabuç bırakacak bir millet değildir bizim milletimiz.

15 Temmuz sonrasında halkımız, parlamentodaki partilerin bir araya gelmesini ve bu kaotik durumdan bir milli mutabakat hükümeti ile çıkılmasını öngörmüş ve talep etmiştir. Öyle sadece Yenikapı mitinglerinde ve sosyal medya hesaplarında kurulmuş sanal milli mutabakat değil, tam manasıyla reel bir milli mutabakat hükümeti kurulmalıydı. Böyle bir hükümetin kurulmasını acaba kimler engelledi? Acaba bu gün AKP içinde Anayasa çatlağını yaratan şahısların bir milli mutabakat hükümeti kurulmasının da karşısında duran isimlerle aynı olması muhtemel mi?

Tüm bu soruların cevaplarını da vermekle yükümlü plan AKP’ye milletin kendisine uzunca bir süre verdiği emanetin hakkını ve karşılığını vermek adına gereğini yapmasını tavsiye ederim. Aksi halde millet duruma el koyup, gereğini en güzel şekilde yapacaktır.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER