Asikurtlar©

“TENEKE ORAN!”

“TENEKE ORAN!”
11 Mayıs 2016 - 9:58 'de eklendi ve 4944 kez görüntülendi.

 

 

Yakından tanıdığım, şahsi hesabı olmayan bir delikanlı olduğu için rahatlıkla buraya alıyorum.
Hatay’dan Zemir Kerkükoğlu sayfasından “herkese açık” soruyor…
“Ülkücü irade”yse işte size en kralı… Hiçbir menfaati olmayanı, yani karnından konuşmayanı:
“Acaba siz, bir ilin, küçük bir ilçenin teşkilat başkanlığını yaparken, eleştirilere, değişime açık mıydınız?..

Siz değil miydiniz, sizi eleştirenlere karşı ‘ben il başkanıyım, ilçe başkanıyım, yok ben vekilim… Haddinizi aşmayın!!!’ diyen?
Peki sizler değil miydiniz, makamda iken koltuğu muhafaza adına bas bas ‘Lider, Teşkilat, Doktrin eleştirilmez’ diye bağıran!!!
Ne oldu da Hareket’in Lideri’ne karşı bu kadar hadsizleştiniz, zehir kusmaya başladınız.
Ülkücü’ye(!) bak hele… Lideri’ne, Genel Başkan’ına hakaret ediyor!..
Ya da hakaret edilen ortamlarda sesi çıkmıyor!

Değişim(!) derken Ülkücü edep, ahlak, teşkilat anlayışınız da mı değişti..?
Aslında mesele şurada başlıyor;
Yıllarca o makamları kendine yakın delegelerle koruyanların, alttan yetişen genç, bilgili, ufku açık teşkilat mensuplarınca itibar görmediklerinden çareyi, gözünü iktidar hırsı bürümüş ihaleci tayfada görmesidir.

Benden size hürmet yok.”
Ağzına sağlık kardeşim; benden de yok!..
Sözlükte “Altın oran” Matematik ve Sanatta, bir bütünün parçaları arasındaki uyum açısından en iyi boyutları veren geometrik ve sayısal bir oran bağıntısı olarak anlatılır.
Mesela Leonardo da Vinci’nin, dairenin içinde kollarını, bacaklarını açmış halde duran meşhur insan vücudunda, azalar arasındaki altın oran resmedilmiştir.
Yanlış hatırlamıyorsam insan başı, boyunun yedide biridir. “Yedide bir virgül bir” olarak bile çizseniz, altın oran bozulur. Resimdeki adam biraz koca kafalı olur.
Akşamdan beri, toplu imza veren MHP’li eski vekillerin kongre talebi yüzdesiyle mevcut milletvekillerinin muhalefet oranını karşılaştırıyorum.

Sayın Genel başkanla artık bir işi kalmamış olan eski vekillerin olağanüstü kurultaya destek oranı kaba bir hesapla “Yüzde 70!..”
Peki sayın genel başkanın emrinde görev yapan mevcut milletvekilleri arasındaki muhalefet oranı ne kadar?
“Yüzde 5 bile değil!..” Kırk kişide iki kişi… Biri de zaten başkan adayı; geriye kalıyor “yüzde iki buçuk…”
Hangileri iyi Ülkücü hangileri yeterince Ülkücü değil?

Demek ki değişim talebindeki “vatan millet kaygısını, sıkı Ülkücülük hasletleri” ölçmek mümkün değil; ama değişim arzusundaki eski vekil – yeni vekil oranı gayet açık ortada…
Vekil eskiyse Ülkücülerin kurultay isteği “90 imza…” Vekil yeniyse “2 imza…”
Bu basit hesap bile hiç kimsenin kurtluk – koyunluk veya şahsiyet ekseninde bir sorgulama yapamayacağını gösteriyor.

MHP’li vekil, mazbatası tazeyken koyun oluyor da eskiyince Bozkurt’a mı dönüşüyor?
En iyi Ülkücülük, genel merkezde yapılır, en iyi yetişmiş Ülkücüler de MHP ve Ocak genel merkezlerinde bulunur. En azından kalite konusunda bir yoğunluk, disiplin ve hassasiyet vardır.
Çünkü Ülkücüler, buralara yetişerek, pişerek, elenerek, süzülerek gelirler. Orta iki terk seviyesinde fantastik tweetler atarak değil…
Eğer aksini iddia eden varsa “en iyisi biziz” diyen Ülkücülerin Genel Merkezde olmak için can atmaları da büyük bir çelişkidir.

Bizim Malatyalı Nami’nin aksi dedesi geldi aklıma… “Kafası acık tatlanmış” olan dede, akşama kadar damda oturur, ara sıra inip tavukları yemler; yemlerken de belli belirsiz mırıldanırmış:
“Ben olmasam acınızdan ölürsünüz…
Bu sözü tavuklara mı söylermiş, torunlara mı söylermiş, bilinmez; ama dede her gün böyle homurdanırmış.
Şimdi bazı arkadaşlarda da buna benzer bir hava görüyorum. “Biz olmasak MHP baraj altında kalır, 2023’e kadar iktidar yüzü göremez; Erdoğan başkan olur!..”
Yani “biz olmasak Ülkücüler acından ölür!..”

Bana göre de sizin bütün siciliniz ve mefahiriniz, yukarıda Zemir’in “Siz değil miydiniz…” diye başlayan cümlelerinde yatıyor.
Ben yıllar sonra yeniden çıkacak olan Töre Dergisi’nin Devlet Beyi ne kadar heyecanlandırdığını da biliyorum sizi de biliyorum…

Şimdi hepiniz “şehitçi, gazici, güneydoğucu” oldunuz!..
Fırat’tan üç yıl önce Osman’ın kalbine “bölücü bir bıçak” iki santim kadar sokulduğunda hiç biriniz orada yoktunuz!
Osman şimdi Genel Merkez’de çalışıyor. Bıçaklandığı okulda yüz kişiyle 3 Mayıs kutlanıyor.
Ben Diyarbakır Ergani’nin 600 seçmenli bir Zaza köyüne İl Başkanlığımız tarafından vaat edilen bir cami halısı için maddi destek talep edilen kaç vekilden eli boş dönüldüğünü de biliyorum…
Devlet Bey’in Kızılcahamam’da yaptırıp Ülkü Ocaklarına teslim ettiği Ülkücü Şehitler Anıtının Ocak tarafından teberru amacıyla yaptırılan hatıra plaketlerinin, nasıl çocukların elinde kalıp da tekrar Devlet Bey tarafından satın alındığını da…

Kimse bize Ülkücülük anlatmasın!..
Elindeki bu “teneke oran”la hareketin resmini çizmeye kalmasın!
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER