SON DAKİKA

Tek Yumurta İkizlerinin Seçim Hesabı

Bu haber 25 Aralık 2014 - 10:45 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

Kirli bir ortaklık kurmakla kalmayıp, söz ve eylemleriyle tek yumurta ikizi olduklarını da kanıtlayan AKP ve PKK’nın ülkeyi nasıl bir felakete sürüklediğini ortaya koyan yeni gelişmelere şahit oluyoruz. Bölgeden çok vahim haberler gelirken, şeref masasındaki PKK kanadının yaptığı ifşaata her gün bir yenisi ekleniyor.

Sureti haktan görünme çabası

AKP’nin yalan, talan ve ihanet düzeninin nasıl işlediğini hayretle izliyoruz. Şeref masalarında bebek katilinin ellerine verdiği taslağı aynen kabul ediyorlar, dışarıya çıkınca da inkar edip sureti haktan görünmeye çabalıyorlar. Hatırlayın sekretarya ve izleme kurulu talepleriyle ilgili hükümetten gelen açıklamaları. Bülent Arınç kesin bir dille yalanlamakla kalmamış, bir de karşı suçlamalar yönetmişti. Oysa bugün bebek katilinin sekretarya ve izleme kurulu taleplerinin karşılandığını artık hükümet de kabul ediyor.

AKP kalleşliği seyretti

Başbakan Davutoğlu’nun “kamu düzeni” çıkışları herkesin malumu. Dün bindirilmiş kıtalara yaptığı konuşmada da devam etti. Bu sözlerin milletin aklıyla alay etmekten başka bir anlam ve önem taşımadığını sadece bölgenin şu anki durumu değil, Galatasaray’ın Diyarbakırspor’la yaptığı kupa maçının öncesinde, statta ve maç sonrasında yaşananlar da belgeledi. Galatasaray sanki bir düşman ülkenin takımıymış gibi taşlandı, yuhalandı ve hakarete uğradı. Binlerce polis ve zırhlı araçla zor korundu. Otobüsün camları kırıldı, soyunma odaları basıldı. Futbolcu isimlerinin yer aldığı listenin başına Diyarbakır yerine, bölücülerin kullandığı “Amed” yazıldı. Maçın başında okunan İstiklal Marşı protesto edildi. Bir grup hain ayağa kalkmadı, diğer kalleşler de yuhalama cüreti gösterdiler. Açık ve net biçimde, “burada Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil eden hiçbir şey istemiyoruz” demeye getirdiler. AKP bu kalleşliği sadece seyretti ve asıl paralel yapının PKK ile kendi aralarında kurulduğunu bir defa daha ispatladı.

Galatasaray maçı ve kamu düzeni

İşte size AKP’nin kamu düzeni. Bütün bunların yaşanmasının üzerinden henüz saatler geçmişken başbakanın çıkıp kamu düzeninden bahsetmesi karşısında yazacak ve söyleyecek kelime bulamıyoruz. Beni asıl şaşırtan şey, bu konuşmayı dinleyenlerin, “sayın başbakan kamu düzeni dediğiniz şeyin ne olduğunu daha dün Galatasaray maçı sırasında bu millet bir defa daha hazin şekilde gördü. Bir gün önce patlayan mayını nereye koyuyorsunuz? Niçin bizim aklımızla alay ediyorsunuz?” demek yerine, bir de alkışlayarak destek vermesidir. İnsanların akıllıyla alay edilmesini alkışla karşılamaları, sözün bittiği yerdir ve bu ülkenin niçin bu hallerde olduğunun ispatıdır. Daha da önemlisi, bu durumu şeref masalarının onaylanması gibi algılayan AKP’nin çok daha ileri gitmesine yol verilmesidir.

Tek sorun hazmettirme

Bu alkışlar dolaylı olarak ihanet güruhunu da cesaretlendiriyor ve azdırıyor. Bunun sonucu olarak şeref masalarında ülkenin varlığı ve birliği daha iştahlı biçimde müzakere ediliyor. Gelinen noktada özerlik ve bebek katilinin serbest bırakılması üzerinden bir görüşme yapıldığı ortalığa saçılmıştır. Kan dilli sürüngen Karayılan’ın 2015 Nisan’ında yapılması planlanan bölücülerin kongresine bebek katilinin de katılacağını açıklaması bize şaşırtıcı gelmemiştir. Bu açıklamaları kendi kafalarından yapmıyorlar. AKP’nin şeref masalarında teslim ettikleri HDP’li milletvekilleri tarafından Kan dillilere de ulaştırılıyor ve onların onayına sunuluyor. Yani AKP neleri verdiğini ve verdiklerinin yeterli olup olmadığını HDP üzerinden İmralı canisi ve Kan dillilere soruyor ve onaylatıyor. Şeref masasındaki görüşmelerde Kan dillileri ve İmralı canisini daha sık ziyaret kararı alındığı, gazetelere yansımıştır. Nitekim Yalçın Akdoğan’la görüşen HDP heyeti, aldıklarını onaylatmak için hemen Kandil yollarına düşmüşlerdir. Dağdaki sürüngen, kendilerine getirilen bu bilgi ve teslimatlar çerçevesinde aldıkları tavizleri bir zafer sarhoşluğu ile ilan ediyor. AKP’nin bu ilanlardan rahatsızlığının sebebi Türk milletinin ihaneti fark etmesindendir. Yalçın Akdoğan’ın telaşla yaptığı açıklamada Kan dilli sürüngenin sözlerini “zamansız” bulması, tek sorunun hazmettirme olduğunu ibret verecek biçimde belgeliyor.

Dehşet dengesi

Aklı eren, gözü gören, vicdanı olan herkes ne olup bittiğini görüyor ve anlıyor. Tek yumurta ikizleri seçim öncesinde bir dehşet dengesi kurmuşlardır. AKP, PKK’ya silah bırakma oyunu oynatarak Türk milletini kandırmanın peşindedir. PKK’da AKP’yi tehditlerle göbeğinden yakalamıştır. Bölgenin tamamen kendilerine terk edilmesinin rahatlığıyla, vatandaş üzerindeki baskı ve tehditlerini attırıp, HDP ile girilecek seçimde barajı aşarak ihaneti siyasi olarak da tamamlamanın hesaplarını yapmaktadır. Bütün bu hesaplar yapılırken bebek katilinin kendi canını her şeyin üzerinde tutarak serbest bırakılmayı garantiye alması, kendi siciline de AKP’nin siciline de son derece uygundur.

Feda edemeyecekleri şey yok

AKP’nin siyasi sonuç almak için feda edemeyeceği hiçbir değerin olmadığını zaten biliyor ve söylüyorduk. Şimdi ülkenin varlığı ve birliği üzerinden bir hesap yapılmaktadır. Bütün dertleri tekrar iktidar olabilmek ve HDP ile birlikte Anayasa değiştirecek sayıya ulaşabilmektir. Zira, AKP’nin iktidarda kalması ve Anayasa değişikliği, PKK ile kurdukları ortaklığın kilit noktasıdır. PKK’ya verilen özerlik sözünün yerine getirilebilmesi de, bebek katilinin salıverilmesi de buna bağlıdır. Ülkenin bölünmesinin önündeki bütün engellerin kaldırılmasının karşılığı, Recep Tayyip Erdoğan’ın hayal ettiği başkanlık sistemidir.

Gizlemeye çalıştıkları, hazmettirmek için zaman kazanmak istedikleri şey işte budur. Türk milleti bu kirli oyunu, bu karanlık gidişi artık görmeli ve andıkta gereğini yanmalıdır. Zira, artık son viraja girilmiştir ve AKP ile devamın sonunun ne olacağı bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.