SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Tek ortak tarafları yıkmak

Bu haber 06 Nisan 2013 - 21:58 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

AKP’nin bu ülkeye ve bu millete neyi reva gördüğünü anlamak için başka hiçbir bilgi olmasa dahi, sadece “akil insan” diye seçtiklerine bakmak fazlasıyla yetmez mi? Bunların içinde değer yargıları, hayat tarzı, geçmişi, sicili bu milletle uyuşan kaç kişi bulabilirsiniz? AKP’ye oy verenler bu listeye baksınlar ve bunların hangisiyle, hangi ortak tarafları olduğunu bir düşünsünler, bakalım bir şey bulabilecekler mi? Belki içlerinde birkaç istisna vardır ve onların kendi vicdanlarında bu hesabı nasıl verdiklerini gerçekten merak ediyorum.

AYNI HAVAYI TENEFFÜS ETMEZLER

Bırakın başkalarını, kendi aralarında konuşmaları, anlaşmaları imkansızdır. Nitekim, katıldıkları televizyon kanallarında bunu ispatlamışlardır. Tek ortak tarafları bu milletle, bu devletle, bu Cumhuriyetle hesaplaşmaktır. Biz bunu zaten biliyor ve yıllardır yazıyorduk. Hatta bu yüzden hakkımızda davalar açıldı. Bugün geldiğimiz nokta tam olarak budur. Başka türlü bunların birbirleriyle ne işleri olabilir? Bir tek komisyonu ele alsanız dahi, normal şartlarda aynı havayı teneffüs etmeye bile tahammülü olmayanların, nasıl bir araya geldiklerini ibretle görürsünüz. Avni Özgürel ile Baskın Oran’ın hangi ortak tarafları olabilir? Arzuhan Yalçındağ’ın Hasan Karakaya ile hayat tarzından tutun siyasi anlayışına kadar çakışan, örtüşen zerre kadar bir yakınlığını bulabilir misiniz? Oral Çalışlar ile Vedat Bilgin’i bir araya getirebilmenin imkanı var mıdır?

TÜRK MİLLETİYLE SORUNLU OLAN KİM VARSA ORADA

Bir de bunların içinde nereden gelip nereye gittiğini bu milletin yakından bildikleri var. Bazıları sözleriyle, davranışlarıyla, sicilleriyle Türk milletiyle, Türkiye Cumhuriyeti ile sorunlu olduklarını zaten açık şekilde ilan etmişlerdir. Yılmaz Erdoğan gibi PKK destekçisi mi ararsınız, Hilal Kaplan türü bayrak düşmanı olanı mı sorarsınız, Can Paker gibi Soros maşası mı istersiniz, Murat Belge gibi Kandil katillerine hayranlık duyanı mı, Türk milletinden nefretini ilan edeni mi merak edersiniz, kimi ararsanız var. Hülya Koçyiğit’in daha ilk cümlesindeki akıl almaz gafı acaba bir bilinçaltı yansıması mıdır? Kadir İnanır’a duruma göre vaziyet alma ustalığından dolayı mı bu millet inanacak? Orhan Gencebay böyle bir şeyin içinde olmayı bırakın milleti, öncelikle kendine, kendi vicdanına nasıl anlatıyor?

KAN NİYE AKTI?

Bir de bunların kendilerini savunurken düştükleri komik durum var. Barış istiyorlarmış, kanın durması için çalışacaklarmış. Barış istemeyen de, kanın durmasına karşı olan da namerttir, şerefsizdir, ahlaksızdır, haindir. Sizin eğer gerçekten böyle bir niyetiniz olsaydı, öncelikle durmuş kanın neden tekrar akıtıldığının, savaşı kimin ve niçin çıkardığının hesabını sorardınız. Kimi kandırabileceğinizi sanıyorsunuz? AKP’ye bu ülke sıfır terör ve huzur içinde teslim edildi. 10 yıldır bu kan niye akıtıldı? Bu katiller niye azdırıldı? Bu duruma itiraz edenler nasıl susturuldu? Önce kanın akmasına yol vereceksiniz, sonra da o kanın arkasına saklanıp gerçek emellerinizi hayata geçireceksiniz. Siz önce çıkın bu sorulara dürüstçe, namusluca cevaplar verin. Sayın başbakan 29 yıllık terörün bu ülkeye 300 milyar liraya mal olduğunu söylemiş. İçinizde bir tek kişi, “sayın başbakan 10 yıllık icraatınızın bu millete maliyetinin maddi boyutunu itiraf ettiğinizin farkında mısınız? Bir de yıkım boyutu var ki, ona değer biçebilirsiniz, ne de hesabını verebilirsiniz?” diyemedi mi? Diyemez, çünkü zaten tamda bunu diyemeyecek olanlar oraya seçildi.

SAMİMİYET OLSAYDI, BUNLAR MI SEÇİLİRDİ?

Hadi bir an için bu komisyonun iyi niyetli olduğuna inanalım. Bu ülkede yaşıyoruz ve çok şükür akıl sağlığımız yerinde. Eğer bu işin içinde zerre kadar samimiyet bulunsaydı, komisyona seçilen isimler bunlar mı olurdu? Bu ülkede hiç mi adam kalmadı da, Yılmaz Erdoğan’ın, Oral Çalışlar’ın, Murat Belge’nin, Nihal Bengisu Karaca’nın ipine sarılmamızı bekliyorsunuz? Can Paker’den, Lale Mansur’dan, Mithat Sancar’dan, Cemalettin Can’dan bugüne kadar bu millete, bu ülkeye hangi yarar gelmiş ki, şimdi gelsin? Hiç mi düşünen, aklı eren, milletin itibar ettiği, sözü dinlenen adam kalmadı bu ülkede? Yoksa, aklı eren, milletin itibar ettiği, gerçek anlamıyla akil insanlar nasıl bir ihanet süreci yürütüldüğünü gördüğü ve bunun içinde olmayı istemediği için, ancak bunları mı ikna edebildiniz?

BEBEK KATİLİ NE İSTİYORSA O OLUYOR

Bu milletin aklıyla alay ederken çok kullanılan bir başka argüman da eli kanlı katillerin artık kan dökmekten vazgeçtiklerini söylemek oluyor. Bir kere AKP ve yanaşmaları dışında böyle bir şey söyleyen yok. İkincisi ve en hayati olanı, bunun neyin karşılığında olduğunu bilen yok. Ancak, ortalığa saçılanlar ne olduğunu, ne yapılmak istendiğini çok net ortaya koyuyor. PKK ve İmralı canisinin kan dökerek varamadığı hedefe, AKP ile müzakerelerde kolaylıkla ulaştığını içimiz sızlayarak görüyoruz. Bebek katilinin BDP milletvekillerine söylediklerinin, aslında AKP ile vardığı anlaşmalar olduğu anlaşılıyor. İmalı canisi o tutanaklarda ne diyorsa, hepsi aynıyla hayata geçiyor. Bunun en son ispatı TBMM’de kurulan komisyondur. Bu komisyon İmralı canisinin olmazsa olmaz şartlarının başında gelmektedir. Federasyonun alt yapısını zaten kurdular. Geriye sadece bu katilin serbest bırakılması, Kürtçe’nin eğitim dili olması ve Türk varlığının inkar edilerek Anayasa’dan çıkarılması kalmıştır ki, AKP bu noktada artık tıkanmış ve ifşa olmuştur. İşte bu hazmettirme ekibinin görevi tam da bu noktadır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.