Asikurtlar©

Tehditleriniz, kamçılarınız ve zindanlarınız bize geçmez

Tehditleriniz, kamçılarınız ve zindanlarınız bize geçmez
27 Kasım 2016 - 12:00 'de eklendi ve 3116 kez görüntülendi.

Kendi karanlığınızı basının ve yazarların üstüne düşürerek karanlıktan kurtulmanın mümkünatı yoktur…

İnternet yayınlarından sorumlu ESB (Erişim Sağlayıcıları Birliği) dün Odatv’de Barış Terkoğlu’nun bir haberine daha yayın yasağı koyup haberi “kaldırttı.”

Olay şudur, diyelim Odatv’de Ethem Sancak’ın bir kitapta yazılan kendi ağzından sözleri yayımlanıyor; diyelim, ben kendimi Fethullah Gülen’e yakın hissediyorum, sözlerini, kitap ve kaynak ortada olduğu halde haberini yapıyoruz ve bu bir cümle haber önce ESB’ye sonra mahkemeye müracaat edilerek yayından kaldırılıyor, nice örneği var.

Diyelim, Nihat Genç, CHP’nin Murat Hazinedar hakkında hazırladığı “Kırmızı Dosya” adlı dosyadan bahsediyor, önce ESB’ye gidiliyor, sonra mahkemeye ve yazı yayından kaldırılıyor.

Dün yine akıllara seza bir “yayından kaldırtma” yaşadık, Barış Terkoğlu, cinsel istismar komisyonuna AKP’li üyelerin öğretici-bilgilendirici diye sundukları bir kitabın yazarının kendisinin de bir “cinsel istismar” davası sanığı olduğunu belgeleriyle kaleme aldı, üstelik yazarı ve çocuğunu korumak için adını geçirmeden, ve çok geçmeden, haber yine yayından kaldırtıldı.

Ey mahkemeler ey ESB!

Hangi gerekçelerle kaldırıyorsunuz bilmiyoruz.

Kimi koruyorsunuz bilmiyoruz.

Bir haberi yayından kaldırmanın hukuki gerekçeleri-ölçüleri nelerdir?

Bizi susturmaya çalışıyorsanız, gidin FETÖ’cü savcılardan öğrenin, susmayacağız.

Bizi sindirmek cezalandırmak istiyorsanız, hukuki olmayan tehditlere boyun eğmedik, boşuna hukuk kavramını ve kurumlarını iğdiş etmeyin.

Bir zamanlar cemaat de bu ülkede aynı yöntemleri kullanarak önünü açıyordu.

Hangi haberi yapsak üstümüze geliyor cezalandırıyor içeri atıyor sansür koyuyor, savcı baskısı ve siyasi baskı uyguluyordu, ne oldu?

Cemaatin bu savcı tehditlerine susa susa ülke FETÖ’cülerin çiftliği haline geldi.

“O benim adamım, bu benim yakınım” diye diye onu korumak bunu korumak ona sahip çıkmanın hukukla yasayla hiçbir alakası yoktur.

Haberlerimizde suç var ise mahkemeye gider yargılanır, ki, onlarcasından yargılanıyoruz.

Binbir titizlikle ve emekle hazırladığımız haberleri kaldırmadan önce, hiç değilse bir zahmet, o haberi okuyunuz.

Kamuoyunun gerçekleri bilmesinden neden korkuyorsunuz?

Ethem Sancak’ın böyle bir sözü var mı, var, nesini niye kaldırıyorsunuz.

Beşiktaş Belediye Başkanı’nın “kırmızı dosyası” var mı, var, gerçek mi gerçek, dosya ortada mı ortada, haberini niye kaldırıyorsunuz?

Cinsel istismar komisyonuna kitabı takdim edilen yazarın kendisinin bir cinsel istismar davası var mı, var… Bunun neyi suç…

Paniğiniz nedir?

Bizler hırsızlıklara şaibelere suçlara sessiz ve kayıtsız kalmayalım diye bir haber sitesini yönetiyor ve yazarıyız.

Kaynak ve belge gösterdiğimiz halde, olayın-haberin yerini saatini dosya numarasını verdiğimiz halde neden yasaklıyorsunuz?

Arkası gücü dayısı yakını olanı koruya koruya gittiğiniz bu yol, yol değil…

TEHDİTLERİNİZ, KAMÇILARINIZ, ZİNDANLARINIZ ODATV’YE GEÇMEZ

Unutmayın, Odatv, her türlü cezayı göze alarak FETÖ örgütünü ifşa etmekten FETÖ’nün binlerce yalan ve kumpasını kamuoyuna duyurmaktan bir gün geri atmadı.

Yetmedi, FETÖ’nün iktidarın ortağı olduğu savcılarıyla alikıran baş kesen olduğu yıllarda Odatv sadece FETÖ kumpasını teşhir etmedi, kamuoyunu ve baroları ve siyasileri harekete geçirdi.
Ve Odatv’nin FETÖ kumpas haberlerine “karanlık Odatv” diyenlerin hepsi bugün “karanlıkta” kaldı.
Emeğimizle araştırmamızla günlerce çalışarak kamuoyuna sunduğumuz haberleri bugün yasaklayanlar yine “karanlıkta” kalacak.

Karanlıkta kalanlar siyaseti ve hukuk’u çürütür..

Karanlık, hukuk’u ve ahlak’ı ve medyayı çürütür.

Ülkemizin bugün herkesten ve hepimizden beklediği ‘hukuktur’.

Ayrım gayrım ocu bucu demeden biz dürüst gazetecilik yapalım, sizler de ayrım gayrım ocu bucu demeden hukuk adamı olun..

Yasaklar sansürler yayından kaldırmalar, dikkat edin, “dağılmış” bir görüntü veriyor..

“Dağınık” bir hukuk görüntüsü vermeyin..

“Dağınık” bir devlet görüntüsü vermeyin..

“Dağılmakta olan” bir hukuk ve devlet görüntüsü herkesi “panik”e sürükler.
Devletin ve hukuk’un ellerini kollarını “içerden kırmayın.”

Elleri kolları kırılmış hukuk ve devlet “güvenini” kaybeder.

Hepimizin devleti ve hepimizin hukuk’unu onu bunu şunu korumak adına “iğfal etmeyin!”

Yapmayın beyler, gazetecileri ve haberleri ve yazarları, rahat bırakın!

Odatv’nin muhalif medyanın gözbebeği olmasında yüzlerce yazarın, avukatın ve siyasetçinin büyük emeği vardır, ancak…

Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu’nun çalışkanlığı titizliği vicdanıyla Odatv’ye katkıları her türlü övgünün üstündedir.

Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Müyesser Yıldız ve nice arkadaşımız, Türk medyasının FETÖ tarafından ele geçirilip sustuğu o uzun kahredici yıllar boyunca haberleriyle Odatv’yi basınımızın onur ve gurur duyulan bir kalesi yapmayı başarmışlardır.

Tehditleriniz, kamçılarınız, zindanlarınız, satın alınması ve susturulması mümkün olmayan Odatv’nin gazetecilerine-yazarlarına geçmez..

Akla hayale sığmaz gerekçelerle hukuk’u oyuncağınız haline getirmeyin..

Apaçık-uluorta-aşikar gerçekleri sansürlemeye kapatmaya kimsenin gücü yetmez.

İçerde ve dışarıda milletçe büyük bir felaketin eşiğinden geçtiğimiz bu günlerde “hukuk”a saygı ve “açıklık” ve “sorgulama” ve “dürüst habercilik” hepimizin ilk görevidir.

Kendi karanlığınızı basının ve yazarların üstüne düşürerek karanlıktan kurtulmanın mümkünatı yoktur.

Nihat Genç

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER