Asikurtlar©

Taşdoğan; TSK’nın Savaşma Yetenegi Azalıyordu….

Taşdoğan; TSK’nın Savaşma Yetenegi Azalıyordu….
30 Eylül 2016 - 22:06 'de eklendi ve 661 kez görüntülendi.

MHP Gaziantep İl Başkanı Muhittin Taşdoğan, 15 Temmuz Darbe Girişimi, OHAL ve FETÖ ile mücadele konularında memohaber’e çarpıcı açıklamalarda bulundu.

15 Temmuz akşamı yaşananların bir darbe değil, kalkışma olduğunun altını çizen İl Başkanı Taşdoğan, TSK içerisindeki 600 bin askerden sadece 8 bininin bu kalkışmaya katıldığını ve TSK’nın milletin yanında durduğunu vurguladı. Türk milletinin 15 Temmuz akşamı gösterdiği milli birlik duygusunun, takdire şayan bir duruş olduğunu ifade eden Taşdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

TÜRK MİLLETİ BİRLİK BERABERLİĞİNİ MUHAFAZA EDECEĞİNİ DÜNYAYA GÖSTERDİ
“15 Temmuz akşamı bir kalkışma oldu, bu bir kalkışmadır darbe değildir. Çünkü askerin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisinde 600 bin personelden sadece 8 bininin bu işe şöyle veya böyle kalkıştığı bilinmektedir. Dolayısıyla 10 bin dahi olsa 590 bin Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu vatanının, milletinin demokrasinin yanında durmuştur. Bu kalkışma bastırılırken vatandaşın, milletin gösterdiği milli birlik duygusu ve heyecanı takdiri şayandır. Tüm dünyaya milletimiz ne zaman gerekirse ne dünya görüşünde olursa olsun bir araya geleceğini birlik ve beraberliğini, dirliğini muhafaza edeceğini gösterdi.”
OHAL’İN İHTİYAÇ OLDUĞUNU BİZ ZATEN SÖYLEMİŞTİK
15 Temmuz’dan sonra hükümetin Olağanüstü Hal ilan etmesini de değerlendiren MHP İl Başkanı Taşdoğan, OHAL ilan edilmesinin gerekliliğini MHP’nin çok önceden hükümete önerdiğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Tabi kalkışma olayından sonra Olağanüstü Hal süreci başladı. Biz bir yıldır söylüyorduk özellikle ülkemizin Güneydoğusundaki hadiselerden dolayı sıkıyönetim ve sıkıyönetim tedbirlerinin alınmasını istiyorduk. Çünkü sıkıyönetim de anayasal bir yönetim şekliydi. Anayasa da yer alan bir yönetim şekliydi ve o bölgede ihtiyaç vardı. Olağanüstü hal uygulaması icap etti ve Olağanüstü Hal ihtiyaç olarak uygulanmaya başladı.

Olağanüstü Hal uygulamasından sonra gündemde en çok meşgul edilen şey adalet duygusunun incelmesi, biz bunu ilk günden beri söylüyoruz, bizim endişelerimiz var adaletin incinmesi noktasında. Bunu en son Cumhurbaşkanımız da şu şekilde ifade etti; At izi it izine karıştı diye bunun karışabileceğini, karışma tehlikesi olduğunu baştan beri söylüyorduk bize gelen şikâyetler, bize gelen talepler de bu yönde. Çok fazla bu işe bulaşmayan kişinin, bu işle ilgisi olmayan kişinin terör örgütüyle sanki ilgili ve ilişkili gibi işlem görmesi ifadelerinin dahi alınmadan ihraç edilmeleri ciddi bir sıkıntıdır. İnşallah bu sıkıntı giderilecektir, giderileceğini ümit ediyoruz bu süreç içerisinde ve giderilmesi gerektiğini her fırsatta yetkililere ifade ediyoruz.”

TSK’NIN SAVAŞMA YETENEĞİ AZALIYORDU
İl Başkanı Taşdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaşabilme yeteneğinin bu işleri baskıladığını, savaşma yeteneğinin azaldığını düşündükleri anda Cerablus operasyonuyla askerin moralinin yerine geldiğini ifade etti. TSK’nın yeniden savaşma yeteneğini kazanmış olarak, Hakkari Çukurca’da taarruza geçtiğini anımsatan Taşdoğan şöyle devam etti:
“İkinci bir süreçteki sıkıntımız ve bizim endişemiz sürekli uyardık. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaşabilme yeteneğinin bu işleri baskıladığını, savaşma yeteneğinin azaldığını düşünüyorduk idik ki öyle oluyordu. Ancak son Cerablus hadisesiyle beraber IŞİD’e yapılan operasyonla bölgede güvenli bölgenin oluşturmasıyla ilgili operasyonla birlikte askerimizde bir moral bulmuştur ve yeniden savaşma yeteneğini kazanmış son olarak da Hakkari Çukurca’da taarruza geçerek savaşma yeteneğini kazanmıştır. Askerimizin morali şu anda üst düzeydedir. Suriye politikasını yeniden gözden geçirmemiz gerektiği gerçeğini yeniden ortaya çıkarmıştır.”
EKONOMİK KRİZ OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUZ
Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından bir ekonomik kriz geleceği söylentilerinin gereksiz olduğunu belirten Taşdoğan, ülkesini vatanını seven insanların sanayi çarkını döndürmeye devam edeceklerini söyledi. ‘İş dünyasına şu müjdeyi vermek gerekiyor’ diyen Taşdoğan şunları söyledi:
“Bununla birlikte endişe ettiğimiz şeylerden birisi de bu hadisenin arkasından bir ekonomik krizin gelmesiydi. Yalnız son zamanlarda bu endişemiz daha da artarak devam etmekte. Çünkü bir şekilde iş dünyası birbiriyle bağlantılı ama iş dünyasına şu müjdeyi vermek gerekiyor. İş dünyamız güçlü, insanlarımız birlikte ve beraber hareket edebilir. Ülkesini vatanını seven insanlar.
Sanayi çarkını döndürmeye devam edeceklerdir. Allahın izniyle böyle bir krizi de yaşanmadan atlatmayı düşünüyoruz, böyle bir krize de gidileceğini düşünmüyoruz. Bununla beraber doğu ve güneydoğu Anadolu’daki terör hadisesi tırmanmaya başladı. Tırmanmasıyla beraberde askeri tedbirler arttı ve sadece askeri tedbirler yeterli değil. Birtakım başka tedbirler de almak gerek terörle mücadele topyekûn olmalı. Bu anlamda hükümetin yaptığı açıklamayı da uygun buluyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yapılacak yatırımları terörle mücadele açısından uygun buluyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak terörle mücadele ve milli güvenlik kurumlarında hükümetin alacağı kararların her zaman yanındayız. Terörle müzakere değil, mücadele ettikleri sürece her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Ülkemizde sorumlu, bilinçli bir siyaset anlayışı içerisindeyiz. Darbe kalkışmasından sonra adına Yeni Kapı Ruhu denilen yeni bir milli birlik ve beraberlik hareketi oluştu. Bu milli birlik ve beraberlik ortamının uzun süre sürdürülebilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi olarak elimizden gelen desteği yapmaya devam edeceğiz. Bunu da her fırsatta, her şekilde gösteriyoruz. Gaziantep üzerinden bizler ve genel merkezimiz bu konuda elinden geleni yapıyor. Ülkemizin böyle bir iklime ihtiyacı vardı. Keskin ve birilerini ötekileştiren söylemler ülkemiz için doğru söylemler değildi. Asgari müştereklerimizi konuşmamız gereken, asgari birlikteliğimizi konuşmamız gereken günlerden geçiyoruz.

Bu anlamda baktığımız zaman Yeni Kapı Ruhu yaşayabildiği kadar uzun yaşatılmalıdır. Görevden alınmalarla ilgili birtakım endişeler artıyor. Bir çok kimse hak etmediği şekilde, uygun soruşturmalar yapılmadığı şekilde görevden alınıyor, ihraç ediliyor. İçerisinde bizim arkadaşlarımız da var. Bu arkadaşlarımıza haklarının yeniden iade edileceğine inancımız tamdır. Gerekli soruşturmalar ve incelemeler tamamlandıktan sonra görevlerine döneceğine umut ediyor ve bu konuda çaba sarf ediyoruz. Bu çabamız sürecektir. Sadece bizim arkadaşlarımızla sınırlı olmamak kaydıyla sahipsiz, kendini herhangi bir siyasi oluşun içinde görmeyen mağdurlarında hak ve hukukunu korumak bir sorumlu siyasetçi olarak bizim de görevimiz. Cenab-ı Allah güç verdiği sürece de gayret etmeye devam edeceğiz.

Bunun dışında dün yeni başlatılan özellikle PKK’lı öğretmenlerin de alınmasıyla ilgili süreçte çok hassas devam edilmesi gerekli. Eğer terör olaylarının hangisine bulaşmış ise PKK, IŞİD, FETÖ vs. aklımıza gelen gelmeyen alfabetik sıraya göre ne kadar terör örgütü varsa hepsini devletin topyekün olarak değerlendirip hepsiyle mücadele etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle devletimize bu konuda yapacağı her türlü mücadelenin yanında olacağımızı ifade etmemize gerek yok. Zaten milletimiz bizi biliyor, milletimiz bizim bu konuda ne kadar hassas ve duyarlı olduğumuzu biliyor. Milletin birlik ve dirliği için siyasi menfaat gözetmeden her türlü kararı alabileceğimizi gözleriyle görüyorlar.

Bütün bunlar için bu süreç her şer de bir hayır vardır misali. Belki de hayırlı bir sonuç alıp ülkenin önünü açacak diye düşünüyorum. Türk milleti her zaman krizlerden güçlenerek çıkmıştır. Bu da bir çeşit yönetimsel krizdir. Bölgemizde ki milli güvenlik sorunlarıyla boğuşmamız, milli güvenlik sorunlarının artması ve bu sorunlardan çıkabilmemiz için böyle bir milli birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olduğu bir dönemdi. Onun için inşallah bununda üstesinden geleceğiz.

Kaynak: memohaber – haber yiva

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER